Ebeveyn Koçu Güncel Kadın Kategorisiz Tüp Bebek

Mayıs 2013 Kapak Annesi: Ahu Tükel

ahu5Mayıs ayı, içimizde fasulye tanesini hissettiğimiz andan itibaren hayatımızın büyük bir kısmını kaplayan, içinde pek çok öğretiyi barındıran anneliği kutladığımız ay. Alternatif Anne’de ayın annesi hayattaki en zor süreci bile pozitif yaklaşımı ile kolaylaştırabilen, ikiz çocuk annesi, kişisel gelişim uzmanı, anne koçu Ahu Tükel. Yaptığımız keyifli söyleşide söylediği her bir sözü büyük bir özenle seçen Tükel, anneliği ve hayatı kolaylaştırmak için müthiş tüyolar veriyor!

 

  • Sevgili Ahu, seni yakından tanıma fırsatını bulduğumuz için Alternatif Anne adına gerçekten çok mutluyum. Sohbetimize tüp bebeğe kavuşma sürecinle başlayabilir miyiz?

2002 yılında çocuk sahibi olmak için denemelere başladığımızda bir süre sonuç alamayınca, bir takım testler yaptırdık ve sonucunda doğal yöntemlerle çocuk sahibi olabilme şansımızın milyonda bir olduğu ortaya çıktı. İlk öğrendiğimiz gün hatırlıyorum şok olmuştuk. Çünkü hiç aklınızın ucundan geçmiyor. Ama ilk şoku atlattıktan sonra hemen önümüze ve bu konuda neler yapabileceğimize odaklandık.

İlk adım bana konulan “endometriosis” teşhisi nedeniyle laparoskopik müdahale oldu, çünkü “endometriosis” rahatsızlığı hamile kalma şansınızı azaltıyor. Ardından tüp bebek denemeleri geldi. 2. denemede hamile kaldım ama çok uzun sürmedi. Sonunda 4. deneme tam anlamıyla başarılı oldu ve 2005 yılında Erin ve Maya’ya kavuşmamızı sağladı.

Tüp bebek denemelerinin dünyanın en keyifli ve kolay işi olduğunu söyleyemem, ama eğer bu olayı hayatınızın odağı haline getirmeden, çocuk dışındaki hayatınıza ve eşinizle olan ilişkinize yönelirseniz, o kadar da zor değil. Hep pozitif olmaya çalışmak ve hamile kalamamayı dünyanın sonu gibi görmemek çok önemli.

Bu süreçte kendime hep şu 3 şeyi hatırlattım ve çok işe yaradı:

1-      İnsanların daha büyük sağlık ve güvenlik problemleri var, sahip olduklarım için çok şanslıyım.

2-      Hamile kalamasam bile, her zaman evlat edinme opsiyonu var. Anne olmak istedikten sonra birçok çözüm var. Ebeveynlik kan bağı değil, sevgi bağı ile oluşuyor.

3-      En önemli şey önce bizim çocuk dışındaki hayatımızda kendimizle ve ilişkimizde mutlu olmamız. Evet çocuk sahibi olmak harika bir duygu ama mutlu olmak için illa da çocuk sahibi olmak şart değil.

Şu an bu süreçten geçen herkese bol şans diliyorum. Lütfen kendinize bunu stres haline getirme müsadesi vermeyin. Kendi iç huzurunuzdan ve eşinizle olan mutluluğunuzdan ödün vermeyin. İnanın o zaman herşey zaten akmaya başlıyor.

  • ahu2Bir çocuğun hayalini kurarken ikiz çocuk annesi olmak senin için nasıldı? Nasıl üstesinden geldin?

Gerçekten bir çocuk isterken birden bire iki çocuk sahibi olmak olağanüstü bir duygu. Ne kadar müteşekkir olsam azdır. Nasıl üstesinden geldin dersen… Hani derler ya “hayatta ne beklersen o olur”. Ben hamileliğim boyunca doğum sonrasında potansiyel yaşanabilecek sıkıltıları engellemek için kendimi çok iyi hazırladım. Mesela etrafımda hep ayakta sallanan, sürekli ağlayan, geceleri uyumayan, annenin bir saniye nefes alamadığı bir düzen istemediğimi çok iyi biliyordum. Doğum sonrası aylardaki hem ailenin hem de bebeğin huzurunun, sağlıklı bir uyku duzenine bağlı olduğunu daha hamilelik sürecimde idrak etmiştim. Kendimi bu konuda çok iyi hazırladım ve bunu başaracağımıza inandım. Hakikaten de öyle oldu. Hastanede başlayan 3 saatte bir besleme rutinini eve gelince Gina Ford rutinleriyle devam ettirdim ve hem Erin’de hem Maya’ya genelde saat gibi işleyen beslenme ve uyku düzenimiz oldu. Tahmin edersin ki özellikle iki bebek olunca böyle bir düzen çok kritik oluyor. Kızların ne kadar güzel uyuduğunu gözlemleyen çevrem bana hep ne kadar şanslı olduğumu söyler. Halbuki arkadasında ne kadar çok emeğin ve bilinçle uğraşılarak yaratılmış bir düzenin olduğunu bilmezler. Erin ve Maya bugün neredeyse 8 yaşındalar biz hala benzer bir rutin takip ederiz. Yani bebekken saat akşam 7’de yatarlardı, şimdi de 7.30’da yatarlar, biraz kitap okunup 8’de ışık kapanır. Evde bir düzen olup, kimin ne zaman, ne yapacağı belli olunca işler çok kolaylaşıyor.

Bir de kızlar büyürken onlara hep kendi işlerini yapmaya ve sorumluluklarını almaya alıştırmaya çalıştık, hala da öyle. Yani kendileri yesinler, giyinsinler, oyuncaklarını toplasınlar, yataklarını toplasınlar, ödevlerini yapsınlar, banyo yapsınlar diye istedik ve öyle oldu. Onlar ne kadar çok şeyi kendileri yaparlarsa, hem onlar kendilerini daha iyi hissediyorlar, hem de anne olarak sizin işiniz o kadar kolaylaşıyor.

Tabii ki tüm bunların yanısıra özellikle söz konusu iki bebek olduğunda sağlam bir destek sistemine sahip olmak iki katı önem taşıyor. Bu konuda gerçekten şanslıydım. Doğumdan beri yanımda hep bir yatılı yardımcı oldu. Bunun çok avantajını yaşadım.

  • İkizlerin aynı zamanda prematüre doğdular. Deneyimlerine dayanarak prematüre bebek annelerine en çok ne söylemek veya hatırlatmak istersin?

Prematüre bebek sahibi olmanın bence en zor tarafı kendini sorgulama ve suçluluk duygusu. Özellikle çevreden gelen iyi niyetle de olsa “bak kendini yordun dinlenmedin böyle oldu” gibi imalar veya yorumlar bu duyguyu yoğunlaştırabiliyor. Bence bunları hiç kişisel almayıp kulak tıkamak çok önemli. Çünkü bu noktada en çok ihtiyaç duyulan şey moral.

İkincisi de, kendinizi ihmal etmemek, gün içinde kendinizi iyi hissettirecek şeyler yapmak, moral açısından çok önemli. Benim kızlarım 5 hafta yoğun bakımda kaldılar. O süre içinde hergün hastaneye gidip geliyordum, onlara sağdığım sütleri götürüyordum, yanlarında belli bir süre kalabiliyordum. Bunlar kolay değil. Kendimi iyi hissetmek için ilk işim kuaföre gidip aylardır dokunmadığım saçlarımı kestirip boyatmak oldu. Yeniden doğmuş gibi hissettim. Sonra kendime birkaç parça doğum sonrası vücuduma uygun yeni kıyafet almıştım, o bile moral olmuştu. Arada çıkıp yürüyüşler yapıyordum, yani kendimi ihmal etmiyordum. Benim hem fiziksel hem de duygusal olarak çok zor olan bu süreci daha kolay atlatmamda bunların çok yardımı oldu.

  • ahu1 Duygu koçluğu konusunda biraz bilgi verebilir misin? Çocuğumuza duygu koçluğu yapabilmek için önce kendi duygularımızı yönetebilmemiz gerekir sanırım. Bu konuda neler önerirsin?

Evet çok haklısın.  Bu aslında herkesin bildiği ama uygulamakta zorlandığı çok basit bir mantık. Kriz halinde olan bir çocuğu ancak biz kendimiz sakin kalıp, öfkemizi ve duygularımızı kontrol edebildiğimiz sürece sakinleştirebiliriz.

Veya biz genel olarak günlük hayatımızda yoğun stres duygusu yaşıyorsak, bu mutlaka çocuğun da duygu dünyasına yansır, ve sonunda bize geri döner.

Sakin ve sabırlı anne olabilmek, çocuğa bağırmadan sert davranmadan anlaşmazlıkları idare edebilmek çoğu annenin sıkıntısı ve çok derin bir konu. Ama kısaca şu ipuçlarını verebilirim.

1-      Ne kadar zor olsa da kendimize ve kendi ihtiyaçlarımıza zaman ayırmak, stres seviyesinin bize kontrolümüzü kaybetttirecek kadar yükselmesine müsade etmemek. Anneler kendilerine çocuklarından ayrı zaman ayırdıkları zaman kendilerini suçlu hissediyorlar. Ama yeterince deşarj olamayıp bunun sonucunda çocuklarına bağırdıkları için yine suçlu hissediyorlar, ve bu bir kısır döngü haline geliyor. Bunu çözmenin tek yolu, kendileri çocukları dışında deşarj olacakları zaman dilimleri yaratmak, bu sadece bizi daha iyi bir anne yapar. Çocuğumuzun ihtiyaçlarını ihmal etmeden bunu başarmak mümkün.

2-      Vücudumuzu ve onun bize verdiği mesajları çok iyi dinlemek. Kontrol kaybetmeden önce vücudumuz bize bazı sinyaller verir, mesela kalp atışlarımız hızlanır, nefes alıp verişimiz yoğunlaşır. Bunları erkenden yakalayıp, mümkünse başka bir ortamda bir süre kendimizi sakinleştirip sonra çocuğumuzla iletişime geçmek o sonradan pişman olunan patlamaları engelleyebilir.

3-      Çocuğun kriz anlarını azaltmak. Çocuğun fiziksel, zihinsel, duygusal ve sosyal ihtiyaçları ne kadar iyi karşılanırsa çocuğun uyumlu olmak için o kadar daha fazla nedeni oluyor, çatışma noktaları azalıyor. Yani uykusunu alan, uzun süreler TV ve bilgisayar karşısında olmak yerine koşan, oynayan, bol bol hareket eden, anne babayla kaliteli zaman geçiren, belli sınırlar dahilinde elinde bol bol özgürlüğu ve seçim şansı olan, kendi işini kendi görebilen, kendini iyi hisseden çocuğun uyumlu olmak ve söz dinlemek için daha çok nedeni var.

  • İki çocuk annesi ve çalışan bir kadın olarak zamanını nasıl yönetebiliyorsun?

Bu konuda koç olmamın avantajlarını kullanıyorum. Koçluk eğitimim sürecinde kendimi, değerlerimi ve önceliklerimi çok daha iyi kavradım. Herşeye ve herkese zaman ayırmaya çalışmak yerine, sadece benim için en önemli olan şeylere zaman ayırmaya çalışıyorum. Daha çok hayır diyorum. Bunu suçluluk hissetmeden yapmayı öğrendim.

Bir de zamanımı verimli kullanmak konusunda kendimi çok geliştirdim, birçok strateji öğrendim ve bunları uyguluyorum. Bu konuda bildiklerimi paylaşmak için seminer ve bazı farklı projelerim  var.

  • ahu6Yıllarca ailecek yurt dışında yaşadınız. Yurt dışında çalışan anne olmakla Türkiye’de çalışan anne olmak birbirinden farklı mı?

Dubai’de çalıştığım dönemde Erin ve Maya 1 yaşındaydı, eşim başka bir ülkede çalışıyordu, ben yabancı bir ülkede hem iki bebekle, hem de yoğun seyahat ve çalışma saatleri olan bir düzen içinde kurumsal kariyerimi devam ettirmeye çalışıyordum. Tabii bu beni çok mutsuz etti ve işimi bırakıp kızlarımı alıp eşimin yanına Ürdün’e taşındım. O noktadan sonra da aile hayatıma daha uygun başka bir kariyer istediğim konusunda netleştim. Bu da profesyonel koçluk oldu.

Bu mesleğin, aldığım tatmin dışında benim için en önemli avantajı, esnek çalışma saatleri ve yoğunluğu. O yüzden açıkçası pek şikayet edemem.

  • Beynimizle ebeveynliğimiz arasında nasıl bir ilişki var?

Herhalde yer yüzünde ebeveyn çocuk ilişkisi kadar duyguları hem olumlu hem de olumsuz olarak tetikleyen başka bir ilişki yoktur. Duygu da beyinde oluşuyor ve yönetiliyor. Dolayısıyla bir ebeveyn önce kendi beyninin, sonra da çocuğunun beyninin temel çalışma şeklini ve ihtiyaçlarını ne kadar iyi anlarsa ebeveynlik ve ilişkiler o kadar kolaylaşıyor. Bu konuda hem internette hem de basılı medyada sayısız kaynak var. Ama daha önce ben de “beyin” kelimesini duyunca korkar çekerdim kendimi, hiç anlayamayacakmışım gibi gelirdi. Halbuki bir kere bu konuya dalınca insan çok keyif alıyor.

  • Çocuğun mutluluğunun anahtarı annenin mutluluğunda saklı öyle değil mi? Tempolu yaşamının içinde bireysel olarak mutluluğun için neler yapabiliyorsun?

Çok doğru. Ben aslında içe dönük bir insanım, günün belli bir süresi sessizliğe ve kendimle başbaşa olmaya çok ihtiyacım oluyor. Bunun için mutlaka zaman yaratıyorum.

Ne şanslıyım ki yaptığım işten ve sürekli yeni şeyler öğrenmekten o kadar keyif alıyorum ki bana iş değil, kendime ayırdığim zaman gibi geliyor ve bana büyük tatmin veriyor.

Onun dışında haftada birkaç gün spor yapmak ve en önemlisi eşimle başbaşa çocuklar olmadan zaman geçirmek, evde onlar uyuduktan sonra bir film izlemek veya dışarı sinemaya gitmek, sohbet etmek benim bireysel mutluluğumda çok önemli etkenler.

  • ahu3Ebeveyn koçu olmanın kendi ebeveynlik yaklaşımına en belirtin katkısı ne oldu?

Çocuklarımı kendi kişilikleri, değerleri, güçlü yönleri, zaafları, doğal yetenekleri ile benden bağımsız bireyler olarak görmeyi öğrendim. Onları değiştirmeye çalışmıyorum, tam tersi kim olduklarını bilerek ve buna sahip çıkarak büyümeleri için elimden geleni yapıyorum.

Onlara “yapma, etme, koşma, düşersin” den çok, “sen istersen herşeyi başarırsın” şeklinde yaklaşıyorum.

Aldığım ebeveyn koçluğu eğitiminde çocuğun zihinsel gelişim ihtiyaçlarını çok iyi öğrendim, bunları bol bol uygulamaya çalışıyorum ve çok güzel sonuçlar alıyorum.

  • www.kocahu.com bloğunda anneler için faydalı yazılar yazıyorsun. Bununla birlikte son zamanlarda içinde bulunduğun projeler?

Türkiye’de telefon-Skype koçluğunu öne çıkarmaya çalışıyorum. İlk başlarda insanlar direnç gösteriyorlar, yüzüze olmayı tercih ediyorlar; oysa Avrupa’da ve Amerika’da koçluğun ana şekli bu. Daha sonra bu yöntemin ne kadar pratik olduğunu farkediyorlar. Bu şekilde özellikle çalışan annelerde ciddi bir zaman engelini de çözmüş oluyoruz. Bireysel koçluğun dışında seminerler de veriyorum.

Tülay Sarı

Tülay Sarı

ALTERNATİF ANNE YAZARI | Mayıs 2012-Şubat 2014 tarihleri arasında Alternatif Anne'nin içerik yöneciliği ve editörlüğünü yürüttü. Evli ve Kartal isminde bir oğlan annesi. Bebeğinin dünyaya gelmesiyle ara verdiği çalışma hayatının yerini bebeği, kişisel gelişimi ve hobileriyle doldurdu, ardından önceliklerini ve farklı ilgi alanlarını keşfederek kendine bambaşka iş dalları yarattı. Bebeğinin hayatına kattığı ışıltıyla değişen hayata bakış açısı, dünyasını zenginleştirdi. Hayat koşturmasında göremediği kendini, bebeğinin doğumuyla keşfettiğini ve anne olmanın, kişilik gelişimi, hayatı anlama, doğayı fark etme ve yaratıcılık konusunda paha biçilmez bir öğreti olduğunu düşünüyor. Altın çağda çocuklarla olmak istiyor! Çocuk nefes koçu. Halkla ilişkiler yapıyor, eğitim ve etkinlikler organize ediyor, yazı yazıyor.

2 Yorum Var

Yorum yapmak için tıklayınız

*

  • Sevgili Tülay,
    Bu güzel söyleşi için ben de çok teşekkür ederim, inan ben de çok keyif aldım.
    Sevgilerimle
    Ahu

    • Sevgili Ahu, gerçekten seni tanıdığıma çok memnun oldum ve hayata bakış açını, kurduğun düzenin büyüsünü, ışıltını okurlarımızla da paylaşmak istedim.

      Sevgiler,

      Tülay

En Popüler İçerikler

Alternatif Yazarlar

Gülüş Türkmen
Gülüş Türkmen
Aslı Demirörs Ağtaş
Aslı Demirörs Ağtaş
Gözde Erserçe Özateşler
Gözde Erserçe Özateşler
Deniz Sütlü Özgül
Deniz Sütlü Özgül
Ayşegül Uysal
Ayşegül Uysal
Özdemir Hiçdurmaz
Özdemir Hiçdurmaz
Özge Çakıcı Songür
Özge Çakıcı Songür
Meftun Kocakaya
Meftun Kocakaya
Tuba Tayfun Kayalarlı
Tuba Tayfun Kayalarlı
Zeynep Domaniç
Zeynep Domaniç
Tümünü Gör

Güvenilir Uzmanlar

Uzm. Dyt. Orçun Kürüm
Uzm. Dyt. Orçun Kürüm
Uzm Dr. Defne Eraslan
Uzm Dr. Defne Eraslan
Uzm. Psk. Aylin Karabağ Sılığ
Uzm. Psk. Aylin Karabağ Sılığ
Eğt. Uzm. Dr. Elif Kalkan
Eğt. Uzm. Dr. Elif Kalkan
Psk. R. Berin Tuncel
Psk. R. Berin Tuncel
Uzm. Psk. Elçin Gündoğdu Aktürk
Uzm. Psk. Elçin Gündoğdu Aktürk
Uzm. Klinik Psk. Yasemin Meriç Kazdal
Uzm. Klinik Psk. Yasemin Meriç Kazdal
Uzm.Ped. Belgin Temur
Uzm.Ped. Belgin Temur
Funda Kale Yıldırım
Funda Kale Yıldırım
Tümünü Gör