Sevgili üyemiz, site tasarımımız yenilendi. Yeni şifrenizi almak için lüften tıklayın.
Ana Sayfa » Annelik Günlükleri » Mavi kolçaklı taht

Mavi kolçaklı taht

Çok farklıymış. İnsanın çocuğunu pusette değil de tekerlekli sandalyede dolaştırması, o büyük tekerlekleri kaldırımlara çıkartması, bir vitrinin önünden geçerken yansımasını görünce hissettikleri çok farklıymış.

 

Bana resmini yolladı eşim seyahatteyken, “bak” dedi,” bunu alıyoruz, yerli üretim, süsü püsü yok, ama rahat, oğlan dik oturuyor üzerinde, bir iki kemerle iyice düzeltilecek oturuşu, bir de kafa desteği kondu mu tamamdır”

 

Baktım yolladığı fotografa uzun uzun, gülümseyerek, “çok sevimli” dedim, mavi -siyah, kocaman tekerlekli, “ben onu boyarım, üstüne desenler çizerim” yeterki rahat rahat otursun, sağa sola kaykılmasın, baksın etrafına.”

 

Dün deneme sürüşü yaptık, oturttuk Umut Beyi yeni tahtına. Ben ne kadar rahat, benimsemiş, engelle barışık bir anne olsamda ya da olduğumu sansamda, karşısına geçince minicik tekerlekli sandalyedeki minicik oğlumun, içimde bir şey titredi, titredi, gerildi ve koptu. O kadar minik ki, o kadar tatlı ki, o kadar büyük haksızlık ki O’na , bana, babasına, ve bu sandalyeyi kullanmak zorunda kalan herkese… Bir anda herşey kapkara oldu etrafımda…

 

Ben böyle konuşmam, böyle hissetmem, böyle konuşanları da bir güzel sustururum ama dün birşeyler oldu bana. Önce kendime yüklendim, “yanlış bir şeyler yapıyoruz, yanlış fizik tedavi uyguluyoruz, okula harcadığımız zamanı ve parayı fizik tedaviye harcamıyoruz, boşa kürek sallıyoruz, kaybolduk, önem vermemiz gereken şeyi ikinci plana atıyoruz” diye, sonra eşime yüklendim “gözünün üstünde kaşı var” diye, sonra sandalyeye kızdım “ayarsız diye” “kaldırımlar çok yüksek, yollar çukurlu” diye ” sürerken eğilmek zorunda kalıyorum” diye… En nihayetinde kahve gezimizi yarıda kesip eve döndüm.

 

Yorganı başıma kadar çekip saatlerce uyudum, uyudum…

 

Uyandığımda tekerlekli sandalye hala orada duruyordu. Gidip güzel bir sırt çantası astım arkasına, içine ıvır zıvır doldurdum, yarın boyarım mavi kolçaklarını nasıl olsa tatil, hava da güzel, gezer tozarız etrafta…

 

Evet farklıymış, ama dünyanın sonu hiç değilmiş. Ve uyuyup kafayı yeniden çalıştırmak her annenin hakkıymış…

Yazar Hakkında

Ayşin Bicioğlu

1973 doğumlu. Küçüklüğünden beri bir şeyler çiziyor karalıyor. Annesinin değişiyle eli dursa ayağı durmayanlardan. Tasarımcı olduğu için çok mutlu, işine aşık! 2004 yılında engelli bir çocuk annesi oldu. Bunu kötü şans, kadersizlik değil bir lutuf saydı. İnsanlara tüm engelli çocuklar adına, "biz de buradayız, aranızda yaşıyoruz ve şaşıracaksınız ama mutluyuz" diye haykırmak istiyor ama bunun yerine yazıyor. Oğlunun cesaretine, hayata tutunma azmine ve gülüşüne hayran.

Yazı sayısı: : 3

Yorum yazın

You must be logged in to post a comment.

Sayfa başına dön