Alternatif Anne Ödülleri Cinsellik Çocuk Çocuk Psikolojisi Çocuk Sağlığı Kategorisiz Röportaj

Çocuk yetiştirirken: Mahremiyet ve çıplaklık 2

Yazı dizimize devam ediyoruz: Oğlan çocuğunun anneyi evde çıplak görmesi ya da kız çocuğuna babanın banyo yaptırması ne zaman sakıncalı?

mahrem02Bir önceki yazıda çocuğun “mahremiyet” talebinin mutlaka saygı ile karşılanması gerektiğinin ve “mahremiyet” öğretilirken karşılıklı özen göstermenin öneminden bahsetmiştik. Peki mahremiyet kavramı çerçevesinde “tuvalet” ve “kişisel temizlik” eğitimlerinde yaklaşım nasıl olmalıdır?

Oğlan çocuğunun anneyi evde çıplak görmesi ya da kız çocuğuna babanın banyo yaptırmasının sakıncası var mıdır? Bu tercihler ebeveynin cinsiyetini nötralize etmek mi? Yoksa çocuğu fazlaca cinsel uyarana açık hale getirmek midir? Sorularına her aile kendi iç dinamiği, geleneği, töresi, kültürü ve seçimleri çerçevesinde cevap verebilir ve bu yönde  davranışlarını şekillendirir. Ancak bazen ana-baba içgüdüleri ya da mantık yürütmeleri her ne kadar iyi niyetli de olsa akla gelmeyen sonuçlar ortaya çıkarabilir. Ben de bu detayları uzmanların bakış açılarından tartışmanın ev içi uygulamaları gözden geçirirken yeni bir bakış sağlayacağını düşünerek onlara sordum. Aldığım cevaplara bir bakalım?

Uzm. Psk. Hale Nur Kılıç bu konuya şöyle açıklık getiriyor; çocukların meraklarını çok erken yaşlarda uyandırmaya gerek yoktur. Bu sebeple belirli yaştan sonra ebeveyn ve çocuğun mahremiyet sınırlarının daha net koyulması gerekir. En geç iki yaşa kadar çocukla odalar ayrılmalı ve ebeveynle yatma alışkanlığı son bulmalıdır. Oğlan çocuğunun memeden kesildikten sonra annenin göğüslerini veya başka mahrem bölgelerini görmemesi gerekir. Kız çocuğunun alt bezleme ve banyo yapma işini annenin üstlenmesi gerekir. Baba kızının mahrem yerlerine dokunmamalıdır. Karşı cinsten ebeveyn ile mahremiyet sınırının çizilmemiş olması çocukları bazı konularda çok erken yaşlarda uyanık, uyarılmış hale getirebilir ki bu da onları birçok farklı noktada olumsuz etkileyebilir. Çok fazla mastürbasyon, dikkat eksikliği, okulda uyum problemleri hatta alt ıslatmaya kadar gidebilen birçok sorunla karşı karşıya kalabilir ebeveyn.

Pedagog Betül Şen ise benzer şekilde çocuğun kendi cinsiyetinden olan ebeveyni ile mahremiyeti paylaşmasının çocuğun cinsiyet gelişimi için sağlıklı olacağını söylerken özellikle çocuğun banyosu esnasında ebeveynin çıplak olmamasının ve “özel bölgeler” olarak öğretilmesi gereken bölgeleri kendi cinsiyetinde olan çocuğundan dahi sakınmasını salık veriyor. Çocuğun 4-5 yaş itibari ile külot ile banyo yaptırılmasının özel bölgelerini sakınmayı öğrenebilmesi açısından bir uygulama olacağını ekliyor.

Mahremiyet kavramının sadece tuvalet ve banyo ile değil çok farklı davranış şekilleriyle de evde desteklenmesi gerektiğini söyleyen Uzm. Psk Beril Pabuççer’e göre “Banyoyu ortalama 3 yaşından itibaren kızsa anne, erkek çocuksa babanın yaptırması gelişim açısından daha sağlıklıdır ve tabii ebeveynin tamamen çırılçıplak olmaması gerekir. Yine tuvalet mahremiyetinin 5 yaşından itibaren daha önemsenir hale getirilmesi sağlıklı olacaktır. Çocuğun ebeveynlerini ya da diğer yetişkinleri çıplak görmesi normalleştirilmemelidir. Aynı şekilde kendisinin mahrem yerlerini gizli tutması öğretilmelidir. Ancak bu abartılı, didaktik bir tonlamada olursa karşı tepki çekebilir, inatla ters tepebilir. Sıcak ve şefkatli bir rehber niteliğinde bu bilgiler paylaşılmalıdır” diye açıklıyor.

Bu noktaya kadar uzmanlar mahremiyetin çocuğa sakınılarak öğretilmesini telkin ediyorlar, peki neden?

Uzm Pedagog Belgin Temur biraz da bu nedeni açıklıyor bize. Bebeklik döneminden itibaren ilk 3 sene çocukların ebeveynlerini doğal bir şekilde çıplak görebileceğini ve hatta banyo zamanlarının bebeğin kendini ve bedenini algılamasında çok önemli olduğunu söylerken, 3 yaşından itibaren çocuklar için çıplaklığın fazla uyarı niteliğinde olabileceğini belirtiyor. Zaten 2-3 yaş arası kendi bedeni ile karşı cinsten olan birinin bedeni arasındaki farkı kabaca öğrenmiş olan çocuğun yanında anne babanın özellikle erojen bölgelerinin çocuğun görebileceği açıklıkta olmasının çocuğa fazladan ve gereksiz bir uyaran ortamı yaratacağını söylüyor. Zira yetişkin bedeninde erojen bölgeler çocukların erojen bölgelerinden oldukça farklıdır. Bazen de gelişim sürecinde çocuklar kendi cinsiyetlerinden ebeveynlerini çıplak gördüklerini kendilerini yetersiz hissedebilmekte ya da korkmaktadırlar. Bu nedenle aynı ya da farklı cinsiyetteki ebeveynlerin çıplaklıklarını sakınmalarının uygun olacağını ekliyor.

Uzm. Pedagog Belgin Temur: Tuvalet eğitimiyle birlikte çocuğa kendi bedenini temizlemeyi öğretmek ve başkalarının onun bedenine o izin vermedikçe dokunamayacaklarını öğretmek çocuk için çok önemli bir eğitimdir. Mahremiyetin öğretilmesi için en uygun konu tuvalet eğitimi konusudur. Çocuğun kendi poposuna kendisinden başka kimsenin dokunamayacağını, aynı şekilde banyo yaparken de kendi özel bölgelerine anne babasının bile dokunamayacağını bilmesi önemlidir. Ancak bazı özel durumlarda, hastalık, henüz tuvalet temizliğini öğrenememiş olmak ve doktor kontrolleri gibi durumlarda buna izin verebileceğini bunun haricinde hiçbir durumda hiç kimsenin ona dokunamayacağını öğretmek gerekir. Çünkü anne babası gibi sevdiği ve güvendiği başka kişiler de olacaktır ve unutulmamalıdır ki en fazla çocuğun yakınındaki kişiler çocuğu istismar etmektedirler. Bunu önlemenin en kolay yolu çocuk 3 yaşına geldiğinde hızlıca ona tuvalet eğitimini öğretmek ve temizlikle ilgili otonomisini kazandırmaktır.

Bu açıklamaları duyduğumda tedirgin oluyorum. Çıplaklık bu kadar tehlikeli mi? Ya da ne bileyim, anne/baba banyodayken çocuğun tuvalete girmesi gerekirse, bu “yanlış” mıdır?

Uzm. Çocuk Psikoloğu Fiona Faracı Petridis’in sadece eylemlerin konuşulmaması gerektiğini bunun geniş bir tablonun sadece bir kısmını oluşturduğunu söylüyor ve devam ediyor: “Mahremiyet sadece çıplaklık veya gizlilikle anlaşılmaz. Mahremiyete çok fazla önem veren bir anne, çocuğu etkilenmesin ve kendi yaşadığı sıkıntıları yaşamasın diye cinsellikle ilgili konularda çok açık davranmaya çalışırken, geçmişten taşıdıklarını farklı durumlarda/farklı konularda aktaracağı mesajlar ile “kafa karışıklığı” yaratabilir. Yani sadece eylemler değil, yapılan açıklamalar ve hatta bakış açısı yani yapbozun tüm parçaları uyumlu olmalıdır. Bu sebeple önemli olan çıplaklık değil, verilen sözel veya sözel olmayan mesajların bütünüdür. Evet belirli bir yaş itibariyle anne ve babanın çıplaklığı bazı sınırların gelişmesini zorlaştırır, ama bu aile ve çocuğa göre farklıdır. Ayrıca, çocuğun da belirli bir yaş itibariyle kendi vücudunun mahremiyetini talep etmesi ve kendi başına yıkanmak istemesi de doğaldır ve kabul edilmelidir. Mahremiyet duygusunun doğru yapılanması kendi bedeninin sınırlarını öğrenmek, bedenini sevmek ve korumak ve hatta istenmeyen bir yabancıya hayır diyebilmek için önemlidir”

Pedagog Isabel Hecker ise soruya daha net bir yanıt veriyor: “Çocuklar odaya/banyoya girince ebeveynin panik içinde örtünmesi gerekmez. Eğer çocuk anne babanın çıplaklığından rahatsızlık duyuyorsa zaten çocuk odadan çıkacaktır. Bir ebeveyn karşı cinsten olan çocuğunu ne kadar gerekliyse o kadar da çıplak görebilir, banyo yaptırabilir, vs. Çocuk, kendi vücudunun her yerine yeteri kadar temizleyebilecek ve tek başına duş/küvette kalabilecek yaşa gelene kadar anne veya babası yanında olmalıdır. Bu, cinsiyetten bağımsız bir gereksinimdir. Bu çerçevede çocuğa normal şekilde dokunmakta bir sakınca yoktur. Aynı şekilde çocukların ebeveynlerini çıplak görmelerinin de bir sakıncası yoktur, altında yetişkinin cinsel bir isteği yatmıyorsa tabi ki. Çıplaklığın kendisi kötü bir şey değildir, bu bizim atfettiğimiz kültürel bir yargıdır.”

Pedagog Isabel Hecker: Örneğin bir çocuk 2 yaşında bezi bırakırken başka çocuk 4 yaşında hala bez takıyor. Bez değiştirmek annenin işi olduğu kadar da babanın da işidir. Cinsel bölgesini temizlerken ereksiyon olan erkek çocuk tabi ki cinsel istek duymaz, bu ereksiyon tamamen normal fiziksel bir reaksiyondur ve bundan çekinmenize gerek yok.

Bu yazının başında da söylediğim gibi tek bir doğru olamaz. Ancak yine de mahremiyet diyerek ebeveynlerin bez değiştirmek ya da çocuğun bedensel ihtiyaçlarını karşılamak gibi konularda kısıtlamaların pek fonksiyonel olmadığını düşünüyorum. Zira aile demek illa iki ebeveynin varlığını gerektirmez ya da iş bölümünün kısıtlanması gerekmez. Burada aslolan çocuğun güvenliği ve talepleri olmalıdır, eğer çocuk kendi mahremiyetine ilişkin bilinç düzeyine ulaşmışsa ve bunu ifade ediyorsa saygı duymak gerekir, aksi durumda çocuğun gereksinimlerini karşılamak her iki ebeveynin eşit sorumluluğudur.

Gözde Erserçe Özateşler

Gözde Erserçe Özateşler

1977 yılında doğdum. 1999 yılında Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden mezun oldum. 13 yıl bankacılık sektöründe eğitim ve insan kaynaklarında çalıştım. Nisan 2007’de evlendim. Temmuz 2010’da çok beklediğim oğlum Ömer doğdu, Haziran 2012’de ise hiç beklemediğim kızım Rana doğdu. Kızımın doğumundan sonra yeniden işe dönsem de 60 yaşıma geldiğimde kapımı çalacak oğlumla kızımla kuracağım muhabbettin bağı ağır bastı ve işimden ayrıldım. İki yıldır tam zamanlı anneliğimin yanı sıra zaman zaman evden işe alım projeleri yapıyorum. Bunların yanı sıra 2004 yılında İstanbul Psikodrama Enstitüsü’nün Yardımcı Psikodramadist programını bitirdim, umarım bir gün ileri düzey programını da tamamlarım. Anneliğimin en takıntılı yanı yemek (tatil köyünde yoğurt mayalamışlığım var;), bu nedenle mutfakta vakit geçirirken çok eğleniyorum.

Yorum Ekle

Yorum yapmak için tıklayınız

*

En Popüler İçerikler

Alternatif Yazarlar

Gülüş Türkmen
Gülüş Türkmen
Aslı Demirörs Ağtaş
Aslı Demirörs Ağtaş
Gözde Erserçe Özateşler
Gözde Erserçe Özateşler
Deniz Sütlü Özgül
Deniz Sütlü Özgül
Ayşegül Uysal
Ayşegül Uysal
Özdemir Hiçdurmaz
Özdemir Hiçdurmaz
Özge Çakıcı Songür
Özge Çakıcı Songür
Meftun Kocakaya
Meftun Kocakaya
Tuba Tayfun Kayalarlı
Tuba Tayfun Kayalarlı
Zeynep Domaniç
Zeynep Domaniç
Tümünü Gör

Güvenilir Uzmanlar

Uzm. Dyt. Orçun Kürüm
Uzm. Dyt. Orçun Kürüm
Uzm Dr. Defne Eraslan
Uzm Dr. Defne Eraslan
Uzm. Psk. Aylin Karabağ Sılığ
Uzm. Psk. Aylin Karabağ Sılığ
Eğt. Uzm. Dr. Elif Kalkan
Eğt. Uzm. Dr. Elif Kalkan
Psk. R. Berin Tuncel
Psk. R. Berin Tuncel
Uzm. Psk. Elçin Gündoğdu Aktürk
Uzm. Psk. Elçin Gündoğdu Aktürk
Uzm. Klinik Psk. Yasemin Meriç Kazdal
Uzm. Klinik Psk. Yasemin Meriç Kazdal
Uzm.Ped. Belgin Temur
Uzm.Ped. Belgin Temur
Funda Kale Yıldırım
Funda Kale Yıldırım
Tümünü Gör