Eleştiri Kategorisiz

Madem değerliyiz, neden endişeliyiz?

3 bölümlük bu yazım, Jean Twenge’nin “Ben Nesli” ve “Asrın Vebası: Narsisizm İlleti” adlı kitaplarından yola çıkarak yazıldı (1/3).

Bundan 11 yıl önce Amerika’ya gitmiştim. Annemin arkadaşları, Kaliforniya’nın rüya gibi bir bölgesi olan Thousand Oaks’ta yaşıyorlardı. Bir gün mahalledeki bir küçük restorana girip oturduk. Savaş abim, yanımızdaki masada kutlama yapan izci çocukları işaret etti bana. Görüyor musun, dedi, Amerikalıların en sevdiğim yanlarından biri bu: Sadece bir çocuğa kazandırmıyorlar, her çocuk başarılı olduğu bir alanda ödül alıyor. Şaşırmıştım, bütün çocuklar kazanıyorsa, kazanmanın bir anlamı kalıyor muydu?  “Bu şekilde hiçbir çocuk incinmiyor” diye cevap verdi Savaş abi. Vay be, diye düşündüm o zaman, ne medeni halk şu Amerikan halkı…

Bu hafta okuduğum iki kitap, anne babalarımızın bize yaptıkları ve bizim çocuklarımıza yaptıklarımız üzerine bir kez daha düşünmeme sebep oldu. Nesil farklılıkları üzerinde çalışan Dr. Jean Twenge, “Ben Nesli” ve “Narsisizm İlleti” isimli kitaplarında toplumlardaki kendine değer verme eğilimi ile kaygı artışı arasındaki ilişkiye dikkat çekmiş.

Amerika’da son 50 yıldır çoğu okul, Onur Listesi’ne giremeyen öğrenciler incinmesin diye liste yayınlamayı bırakmış. Bu okullarda “Hakkımda Her Şey” konulu kişiye odaklı projeler yapılıyor, dersler öğrencilerin istekleri doğrultusunda şekilleniyor ve öğrencilere, onların ne kadar değerli olduklarını vurgulayan ödüller veriliyor. Jean Twenge bu yaklaşımın faydadan çok zarar getirdiğini, kendine güvenli ve mutlu bireylerden ziyade iddiacı, dediği dedik, sabırsız, maddiyatçı, gösterişçi, benmerkezci ve ikili ilişkilerde sürekli üstün olma arayışında bir nesil doğurduğunu gözlemliyor. Bu neslin adına Twenge, “Ben Nesli” diyor.

Ben Nesli, 70’ler ile 90’lar arasında doğan bireyleri kapsıyor. Kim bunlar? Evet, evet! Benim, sizsiniz, biziz! Ve Amerikan kültürünün ülkemize bir parça geç yansıdığını hesaba katarsanız, çocuklarımız!

Kendin ol. Kendini ifade et. Kendini sev. Kendine saygı duy. Seni mutlu eden şeyin peşinden git. Limit sensin! Bu cümleler tanıdık geliyor mu? Kitapçı raflarını süsleyen onlarca bestseller gözünüzün önüne geldi, değil mi? Aile, vatan gibi grup ihtiyaçlarının birey ihtiyaçlarının önünde tutulduğu devir mazide kaldı. Mutlu olmak, istediğini elde etmek tüm zamanlar boyunca istenen şeyler ama işte, atalarımızın odak noktası bu değildi! Onlar dürüstlük, çalışkanlık, vefakârlık, dinine bağlılık gibi erdemlerle bu noktaya ulaşmaya çabalıyorlardı. Bizler ise özgürlük, açık fikirlilik, farklılık gibi yeni erdemleri ön planda tutuyoruz.

Doğrusunu hangimiz bilir?

Bizim neslimiz hayatımızdaki tüm değerleri sorgulama ve tarih boyunca edinilen yanlış alışkanlıklarımızdan kurtulma fırsatına sahip. Ancak kaldırdığımız taşların altından ne çıkacağını her zaman doğru hesaplayamayız. Ne var ki bireysellik ile narsisizm arasındaki çizgi, bazen fazla inceliyor. Bugün öğrenciler merak ettikleri konuyu öğretmene sormak yerine birbirlerine soruyor. Biz anneler de internet üzerinde bir konuyu uzmanlara değil, yine başka annelere sorma eğilimindeyiz.

Bloglar, narsisizmin bir yansıması mı?

“Herkesin görüşü başkalarınınki kadar geçerlidir” anlayışını benimseyen kültürümüzde, bir konu hakkında derin bilgisi olmayan kişilerin uzman kişilerle aynı söz hakkına sahip olmasının sonuçları neler olabilir? “Güruh kanunları, zevksizlik ve egoizmle birleşen cehalet” diye nitelendirilen bloglarda Twenge’ye göre çok az bilgi, çok fazla narsist gürültü var. Ama bundan daha da büyük tehlike, “avatar” (yaşayan tanrı) sahte kimlikleriyle paralel hayat yaşayan bireylerin, gitgide gerçek hayattan uzaklaşan gerçek ruh halleri…

İnternet demokratik bir bilgi kaynağı. Hala emekleme çağını yaşadığından olsa gerek, hiçbir yetkilisi yok, bilgi akışı denetimi (bazı filtrelere rağmen) serbest ve doğru olsun ya da olmasın her istediğinizi yazabilir, paylaşabilir, gerektiğinde de “Beğenmiyorsanız okumazsınız!” diyerek işin içinden çıkabilirsiniz.

Yazının devamı için tıklayın.

Gülüş Türkmen

Yazar, müzisyen, iletişim danışmanı.
www.gulusturkmen.com

1 Yorum Var

Yorum yapmak için tıklayınız