Anaokulu Eleştiri Kategorisiz

Kreşler, para ile çocuk baktırdığımız yerler değildir.

Kreşler birçok ebeveyn için hayal kırıklığı olsa bile çocuğumuzun motivasyonunu bozmaya hakkımız yok!

kindergarten-1322559_640Kapitalist sistem günümüz insanının ruhuna o kadar işlemiş ki, bu “işleyiş”  çocuklarımızı emanet ettiğimiz kreşlerdeki-okullardaki beklentilerimize kadar indirgenmiş durumda.

Çocuğumuzun evle olan bağlantısının ilk kesildiği, yepyeni bir ortam ve yeni insanlarla karşılaştığı bir ortam olan kreş ortamını en az eksiyle kapatmak için çaba gösterirken acaba kreşten beklediklerimizin yanında, bizler de nerelerde eksik kalıyoruz ?

Kapitalist sistemin beynimize çaka çaka yerleştirdiği “nakit düşünce”, verdiğimiz paranın karşılığını ne kadar alabiliyoruz’a odaklamış durumda hepimizi. Ne kadar ekmek o kadar köfte misali.

Çocuklarımızın yeni ortamını araştırırken ilk aklımıza gelen şey ücreti oluyor, kimse inkar etmesin. Hayat zor, şartlar belli fakat iş çocuklarımızın hayati noktadaki eğitimlerine gelince bu fikri bir kenara bırakmak zorundayız.

Kreş seçerken dikkat etmemiz gereken şeyleri sıraladığımızda ilk önce öğretmen seçeneğine dikkat etmemiz gerektiğini hepimiz biliriz. Çocuklarla iyi bir iletişimi olan öğretmenin çocuklarımıza da aynı iletişimi sağlayacağını düşünmek bizi oldukça rahatlatır. Fakat çocuklarımızın öğretmenleri bizim “emir erimiz” değillerdir. Her istediğimizi, her istediğimiz zamanda yapamazlar, yapamayabilirler, pedagojik olarak uygun görmeyebilirler.

Öğretmenlerin hangi eğitim sistemini kullandıkları da bir başka önemli konudur. Bu eğitim sistemi size uygun olmadığı halde çocuğunuzu bu kreşe bıraktıysanız, bu eğitim modelini öğretmenin sizin istediğiniz şekilde yönlendirmesini beklemeniz hata olacaktır. Çünkü kreşler sosyal ortamlardır ve bireysel olarak sizin çocuğunuza özel bir eğitim modeli uygulanamaz.

Kreşte hangi aktivitelerin, sanatsal, fiziksel faaliyetlerin yapıldığını ilk gün detaylıca konuşmuş olmalısınız. Bu durumda çocuğunuzun kreşten yeterli faydayı almadığını düşünüyorsanız, kreşi değiştirebilirsiniz, bu hakkınız her zaman saklı ve gerekirse de bu hakkı kullanmalıyız. Ama bu durum bilinçaltınızda “şu kadar para ödüyorum ama hiç bir şey öğrenmiyorlar” oluşumuna izin vermeniz anlamına gelmiyor.

Sağlık ve beslenme  ilgili konulara değinmeme gerek yok. Tüm kreşlerin bu konuda yeterince dikkatli olması, ebeveynlerden habersiz hiçbir işlem yapmamaları, tüm hijyenik kurallara oldukça dikkat etmeleri mecburi bir zorunluluktur.

Bir çok kreşte artık kameralı sistem var. Çocuğunuzun istediğiniz dakikasını izleyebilirsiniz. Fakat bunu yaparken “ben zaten kreşi satın aldım” diye düşünüp, istediğiniz vakitte kreşe ayak basarak, hem kendi çocuğumuzun hem de diğer çocukların motivasyonunu bozma hakkımız yok.

Neredeyse çoğumuz, kreşteki öğretmenlerin bu işleri eğitimini alarak yaptıklarını unutarak, bazen her konuda fazlaya kaçan bir “bilmişlik” ve “her şeye müdahale etme” durumundayız. Bunun içsel sebebi “verdiğimiz para” da yatıyor.

Elbette ki çocuklarımızı verdiğimiz kreşleri, okulları en ince ayrıntısına kadar araştırıp içimize sinen bir yere vereceğiz, kontrollerimizi sürekli tutup, en ufak bir yanlışta tepkimizi koyacağız. Fakat bu “fazlaca paranoyak” ve “kapitalist” davranmamızı gerektirmiyor.

Hayatımızın anlamı olan çocuklarımızı, kreşe bırakırken verdiğimiz para karşılığında bakıcı tutmuyoruz, verdiğimiz paranın hakkını almak gibi bir derdimiz olmamalı, biz çocuklarımızı kreşe bırakırken ruhsal, sosyal, fiziksel anlamda daha iyi bir gelişim sağlamaları için bırakıyoruz.

Kreşler sosyal ortamlardır, her şey sosyal içerikler dahilinde yapılır, birlikte yenir, oynanır, eğitim görülür, uyunur vs. Sosyal ortamlarda “ama benim çocuğum şöyle, şunu yapmaz, bunu yemez, ona ayrı davransanız olmaz mı?“ gibi bir yaklaşım çocuğunuza sadece zarar verir. Çünkü çocuklar sosyalleşmeyi, daha önce yemediği bir şeyin tadına bakmayı, daha önce tek başına uyurken şimdi bir çok arkadaşıyla beraber uyumayı, yani kısacası bir çok ilki sosyal ortamda tadacak ve böylece gelişecektir. Bu süreçte siz çocuğunuzu bu sosyal ortama relax bir şekilde bırakırsanız o düzeyde bir ilerleme göreceksiniz. Sizin çocuğunuz da her çocuk gibi özel, onlardan daha özel değil. Arkadaşları kreşte nasıl uyum sağlıyorsa sizin çocuğunuz da zamanla hepsine alışacak ve uyum sağlamayı öğrenecektir. Ama siz bu dönemde bireysel uygulamalar üstünde ısrar ederseniz, çocuğunuzun sosyal hayata girişine de engel olmuş olursunuz bunu unutmayın.

Bu noktada çocuklarımızın kreşlerindeki, okullarındaki öğretmenleriyle her zaman istişare içinde olmalı, söylediklerini dikkate almalı, empati yaparak onlara yaklaşmalı ve en önemlisi çocuklarımızı para karşılığı bir bakıma bırakmadığımızı anlamalıyız.

Anlayarak, dinleyerek, paniklemeden, mantıklı çerçevede yürütülen bir veli-kreş ilişkisi, uzun zamanda her iki tarafa da büyük katkılar sağlayacaktır.

Biz ne kadar kapitalist yaklaşırsak, karşımızda çocuklarımıza da o şekilde yaklaşan öğretmenler bulabilme riskimiz oldukça fazla.

Ayşegül Uysal

1982 Giresun doğumlu. İşetme mezunu, tipik bir Karadeniz kadını. Çocuklarının olacağını öğrendikten sonra tam bir ar-ge elemanına dönüşüp, araştırma-uygulama-sonuçlandırma üçgeniyle boğuşmaya başlayan, çocuklar için “daha iyisi ne olabilir” e takık, üretmeyi, yazmayı, okumayı, yeni yerler ve yeni insanlar görmeyi seven, deli-dolu , çalışan bir anne. En hassas konu çocuklar… STK faaliyetleri içerisinde… 3 çocuklu bir hayatın dezavantajlarını avantaja dönüştürmeye çalışmakla meşgul.
Çocuklarına bırakabileceği her ne varsa onun peşinden koşturmaya hazır. Hayatımı çocuklardan önce ve sonra diye ayırsam, onların var olduğu kısımda yeniden doğduğum aşikar..

Yorum Ekle

Yorum yapmak için tıklayınız