Gülüş'ün Köşesi Kitap

Koşulsuz Ebeveynlik

Çocuk yetiştirmek, düzensizlik ve belirsizlikle baş etme sınavıdır...

20151220_231720-1_resizedAlternatif Anne bana çok değerli bir şey öğretti: Hangi kitabı tavsiye ettiğimin yanı sıra, onu kime tavsiye ettiğimin de önemli olduğunu. Misal, yufka yürekli bir anneye Doğal Ebeveynlik önerirseniz kaşarlı tost yiyen birine çift kaşarlı tost yedirmeye başlamış olursunuz. İki nesil öncesinin sert Alman usulüyle çocuk büyüten bir anneye Kaplan Annenin Savaş Marşı’nı övmek farklı bir yaklaşım gibi görünse de, aslında birebir aynı etkiyi yapar: Yine çift kaşarlı tost! Oysa her iki annenin de sağlıklı çocuk yetiştirmek için tostun yanında biraz salataya ihtiyacı vardır…

Alfie Kohn’un Koşulsuz Ebeveynlik kitabını elime aldığımda “Yeni bir trend mi?” diye meraklandım. Amerikalı yazarın 2005’te yayınlanan bu ilk kitabı Türkçe’ye yeni çevrildi ve “ödül ve cezaları terk edip sevgi ve akılcılığa yönelmek”ten bahsediyor. Hem Doğu’da hem de Batı’da uzun yıllar yaşamış biri olarak gözümü kapatıp düşündüğümde, bu metot bana anneannemin, babaannemin yöntemini tarif ediyor. Ama Kohn ayar veriyor:

Koşulsuz ebeveynlik, çocuğun her istediğini yapmasına izin vermek anlamına gelen süslü bir terim değildir.

Kohn, çocuğun ebeveyne itaat etmek üzere yönlendirilmesinin, çocuk yetiştirme önerilerinin değişmeyen faktörü olduğuna dikkat çekiyor. Ebeveynin söylediği yapılmazsa ilginin, sevginin ya da bir ödül olarak sunulan gülümsemelerin, sarılmaların, “aferin”lerin geri çekilmesine “koşullu ebeveynlik” diyor. Koşullu ebeveynliğin sonucunun ise çocukta korku ve zayıflamış bir maneviyat olduğunu anlatıyor.

20151220_231820-1_resizedÇok önemsediğim bir nokta yazarın, anne sevgisinin her şeye yeteceği algısını ne kadar istismar ettiğimizden bahsetmesi: Sevgi, her şeyi yoluna koymak için yeterli bir unsur değil…

Yazarın bakışında en çok hoşuma giden, konuyu basite indirgemek için çaba sarf etmemesi. “Siyah kötü, beyaz da kötü, demek ki en iyisi gri” gibi çıkarımlar bu kitapta yok. Kohn, hiçbir noktada “şu sorunun çözümü budur” mesajı vermiyor. Tersine, çocuk yetiştirmenin düzensizlik ve belirsizlikle baş etme sınavı olduğunun altını çiziyor (bu karısının sözüymüş) ki bence harika bir betimleme.

Neticede, bu kitabı kim okumalı sorusunun cevabı muhtemelen şu:

Bu kitap sorunlara hap çözümler arayan okurlar için değil. Annelik felsefelerine meraklı, uyku-emzirme-tuvalet eğitimi konularını ayrı ayrı inceleyen, eğitim metotlarını ayrı takip eden ebeveynler, burada felsefi bir perspektif bulacak.

Bence bu kitap, “tostun yanındaki salata” işlevini görebilir.
Öte yandan, Kohn’un önerilerini pratiğe dönüştürmek için daha teknik öneriler sunan kitaplara da ihtiyaç duyacağınızı düşünüyorum.

Gülüş Türkmen

Yazar, müzisyen, iletişim danışmanı.
www.gulusturkmen.com

1 Yorum Var

Yorum yapmak için tıklayınız