Kontrolden çıkan elim nerelere varacak daha?
Yok olmuyor, işin ucu kaçtı! Bu internette alışveriş alışkanlığını edindiğimden beri ben kredi kart harcamalarımı değil, onlar beni kontrol eder oldu! Terzi kendi söküğünü dikemez denir ya, işte bendeki durum aynen böyle…13 senedir iş kartlarım değişse de değişmeyen titrim paraları kontrol edebildiğime dair sinyaller veriyor. Ama iş markafoni, trendyol, şehir fırsatı, grupanya vs’e gelince akan sular duruyor!
Nedir bu sitelerin cazibesi? Basit! Sabahın kör vakti (bence 9’dan önceki tüm saat dilimleri bu vakte giriyor!) ofiste oturup kahvaltımı keyifli hale getirmenin yolu bu siteler. Eskiden hurriyet.com.tr’yi okurdum tost yiyip çayımı içerken. Şimdi alışveriş canavarlığı yapıyorum. Kendime almakla yetinmiyor, kızıma da alışveriş yapıyor bu parmaklar. Bu cezve %30 düşmüş, şu sabahlık %40 düşmüş derken; başıma bir de indirimli menü sunduğu için gidilmesi gereken kuaförler ve restaurantlar çıktı. Art Cafe’ye gidip de yağsız çilekli pastasından yiyeniniz var mı? Ben bayılırım. Ama bu gidip de 3 ay içerisinde Art Cafe’den indirimli pasta alabilmek için kupon almayı gerektirir mi, işte orası biraz muallak! Dediğim gibi, işin ucu kaçtı…En son kendimi amazon.com’dan Amazon kindle ve aksesuarlarını alırken kaybettim; Garanti Bankası’ndan gelen “Hoop hanımefendi, bu kadar para harcadınız, şuurunuz yerinde mi?” mesajını alınca bilincimi kazandım!
Güzelim Bağdat Caddesi dururken, ben niye bu sitelerde alışveriş yapıyorum? Ne de severim aslında dükkanlara girip çıkmayı! Nasıl oldu da bir “tık”lamak bu zevkten beni alıkoyar oldu? Bu derde gark olmuş bir ben mi varım? Eğer öyleyse, kendime nasıl gelirim? Yalnız değilsem, bir markafoni-kolik derneği grubu kurup “itiraf ediyorum ki…” diye başlayan dertleşme-kurtulma yoluna mı gitsek?
Yazar Hakkında
Benzer yazılar
Yorum yazın
You must be logged in to post a comment.
