Cinsellik Gülüş'ün Köşesi Kitap Sürdürülebilir İyi Ebeveynlik

Kız çocuklarını engellememek mümkün mü?

Kızlarımızı erkeklerden kendi ellerimizle ayırmadan büyütmeliyiz...

Bir kız çocuğu yetiştirmenin, erkek çocuk yetiştirmeye kıyasla daha kolay olduğuna dair bir kanı var. Ben de böyle olduğuna inanırdım. Ta ki kızım okul çağına gelene kadar. Şimdi görüyorum ki ataerkil toplumlarda erkekler daha rahat büyüyorlar. Çünkü onlar, kızlar kadar “yontulmuyor”.

Nil Karaibrahimgil “Özgür Kız” imajıyla ortaya çıktığında Türkiye’ye yeni dönmüş sayılırdım ve sesindeki tezatı duyanlardandım: Özgür olduğunu şakıyan bir kadın niye sesini çocuksulaştırıyor, şirinleştiriyordu? Bunun şu klasik “erkeklerin yanında aptalı oynama” yaklaşımından ne farklı vardı? Söylenen ile uygulanan kesinlikle tersti. Ve tabii, göreceğim sayısız örneğin ilkiydi.

Güncel pedagojinin sözünü geçiremediği kültürümüz elbet benim kızımı da pençesi altına aldı. Esas şaşırtıcı olan, pençenin okul değil okuldaki veliler tarafından atılmış olmasıydı.

PDR’nin “erkeklerle ve kızlarla eşit derecede iyi anlaştığını” bildirmiş olduğu 5 yaşındaki kızım (ne tuhaf bir tespit! demek ki çoğu kız erkeklerle anlaşamıyor) 6 yaşındayken soğuk havada teneffüse çıkma izni olan (annesi tarafından çıkmasına izin verilen) yegâne kızlardan biri konumundaydı. Avluda futbol oynayan oğlanlardan kazara tırmık-tekme yiyordu. Peki, “soğuk havaya çıkarsa hasta olacak olan kızlar” ne yapıyorlardı? Bilmiyorum ama kesin olan şuydu ki kızım, pek çok kız annesi için “ehlileştirilmesi gereken bir çocuk” olarak algılanmaktaydı. 7 yaşında basketbola başladı. Basketbol hocası bize ne dese beğenirsiniz? “Kızınızın milli takıma girme potansiyeli var. Ama çok hanım hanımcık. Onu biraz bozmamız lazım. Dayak yemeyi değil, dayak atmayı öğrenmeli”.

Tanith Carey ve kızları

Engellenmemiş Kızlar” adlı kitabında Tanith Carey, kültürlerde pedagojik dönüşümün bir gün gerçekleşeceğine olan inancını yitirmeden, biz kız annelerine çok büyük görevler düştüğünü anlatıyor.

Kendini koruyabilen, kendini anne babasından bağımsız idame edebilen bir kız yetiştirmenin ilk kuralı, “özdeğer” kavramının nasıl kazanıldığını iyi anlamak. Hani ülkemizde süregelen bir “içi boş özgüven”den bahsediyoruz ya… Selfie çekerken dudaklarını uzatan, küçükken makyaj malzemelerini oyuncak yapan ve büyüdüğünde sosyal medyada sergilediği aktris havalarının arkasında büyük bir kırılganlık ve beğenilme ihtiyacı saklayan çocukların özdeğer algıları yüksek olmuyor. Depresyon, anksiyete ve kendine zarar verme (örnek: anoreksiya) eğilimleri kızlarımızın geleceği olmasın diye, onları erkeklerden kendi ellerimizle ayırmadan büyütmeliyiz. Ama söylemek ve yapmak arasında kültürel açıdan zorluklar var. Bir başka deyişle, dile kolay!

Okulla işbirliği içinde ve düzenli olarak üzerinde çalışmamız gereken kavramlar arasında:

  • İtaat etmenin başlıca erdem olmadığını anlamasını sağlamak
  • Mükemmel olmasına gerek olmadığını göstermek
  • Geri adım atmanın, fikir değiştirmenin, farklı düşünmenin kabalık olmadığını kanıtlamak
  • Kuşkucu olmayı öğretmek
  • Medya içeriklerini sınıflandırmayı, sansasyonel haberi tarafsız haberden ayırmayı öğretmek
  • Gruplaşmaların getirdiği dayatmaların farkında olmasını sağlamak

gibi olgular var.

Carey kitabında pornonun ne olduğuna, erkek ve kız çocukların hayatlarını nasıl etkilediğine geniş bir yer vermiş. Öncelikle, zamanı geldiğinde çocuklarımızla porno hakkında konuşmalıyız. Susmak, hiç yokmuş gibi davranmak olur. Oysa fikir alışverişi yapabilirsek, yasak koymadan değerlendirebilirsek, o zaman işe yarar sonuçlar alabiliyoruz.

Carey, kitabında taciz ve tecavüz konularına da değinmiş. “İltifat etme” ile “laf atma” arasındaki farkı, erkeklerin neden tacizci davranışlarda bulunabildiğini konuşabilmemiz gerekiyor. Konuşmak için de tabii ki bilmemiz! Merak etmeyin, kitapta hepsi anlatılmış.

Kızlarımızın kendini savunmayı öğrenmesi için sadece karate kursuna gitmesi yetmez. Öncelikle “Sende de hiç mizah duygusu yok be kızım!”, “Şakadan anlamıyorsun!” gibi sözlerle susturulmamayı öğrenmesi gerekiyor.

Benim baktığım yerden bu kitap, son derece gerekli ve satır satır okunması gereken, teoriden sonra pratik için çalışmayı gerektirecek bir kaynak. Her kız anne-babasına lazım.

 

Gülüş Türkmen

Yazar, müzisyen, iletişim danışmanı.
www.gulusturkmen.com

Yorum Ekle

Yorum yapmak için tıklayınız