Eğitim Eleştiri Engelli Kategorisiz

Kaynaştırılan yok!

Kızı okula başladığından beri yazarımız biliyor ki motivasyona çok ihtiyacı var zira parkuru zor, çok zor!

to-write-774648_640Eğitimde feda edilecek hiçbir fert yoktur. Mustafa Kemal Atatürk

Bu cümleyi çok yerde görmüşümdür ve bana hep motivasyon verir. Kızım okula başladığından beri biliyorum ki motivasyona çok ihtiyacım var zira parkurum zor.

Okulun ilk günleri bütün veliler merakla ve heyecanla çocuğumuzun peşindeyiz, çocuklar sınıfa giriyor, biz de merakla dışarıda bekliyoruz. İlk gün,o karmaşada öğretmenine pek konuşamadığını ve ismini söylemediğini söylüyorum. Yüreğim pırpır, teneffüste ya çıkarsa kaybolursa, okuldan dışarı çıkarsa diye, çeşitli senaryolar üretiyorum. Yardımcım ile beraber okulda bekliyoruz ilk günler ve bütün sene okulda bekleyen yardımcım ile birinci sınıfı bitiriyoruz.

Desteğe ihtiyacı olan bir öğrenci olarak kızım için kaynaştırma raporu alıyoruz. Kaynaştırma eğitimi, desteğe ihtiyacı olan çocukların, akranlarıyla beraber olarak ama seviyelerine göre eğitim almalarını sağlayan ve kulağa hoş gelen bir uygulama fakat gelin görün ki kaynaştırma öğrencisi dendi mi, akan sular duruyor. 1.sınıfta 35 kişiyle beraber aynı sınıfta, öğretmeninin desteğine, ilgisine ihtiyacı var ve ne yazık ki öğretmeni ona zaman ayıramıyor. Sorunlar başlıyor. Sınıfa girmek istemiyor, sıranın altına saklanıyor. Tam konuşamadığı için ne istediğini anlatamıyor, onun dilinden anlamayan ‘eğitimciler’ onu zorladıkça durum daha da dayanılmaz bir hal alıyor ve okula gitmek istemiyor.

  1. sınıfa geçtiğinde, sınıfı tekrar etsin diye düşünüyoruz, fakat ilkokulda o zaman sınıfta kalma yok. Mecburen 2. sınıfa geçiyor, okuma yazması henüz olmadığı için daha az mevcutlu bir sınıfa verelim diyoruz. Başka okullar ile görüşüyorum, kaynaştırma öğrencisini almak istemiyorlar. Sonra İstanbul dışında daha iyi olabilir diyerek, Edremit’ e gidiyoruz ve oradaki özel bir okula kaydediyoruz.

Herşey başta çok güzel. Müdüre Hanım çok yardımcı, öğretmeni birebir ilgilenir diyor, bazı derslerde alır okuma yazma çalıştırır diyor, diyor da diyor. Ortam çok güzel, Akçay‘da Kaz Dağlarının güzel havasında, zeytinlikler arasında okuyacak. Sınıfında 11 öğrenci var, okulda ise toplam 80 öğrenci! Neredeyse öğrenci başına 2 öğretmen düşüyor! Kaydımızı alıp okula başlıyoruz. Burası benim için öğrencilik yıllarında yaz tatilimin geçtiği yerler, istiyorum ki kızım da buralarda rahatça  büyüsün, gelişsin. Güzel dileklerle ve hayallerle başlayan günler, okuldan gelen telefonlarla bozulmaya başlıyor. Ben okulun kapısında nöbet tutmaya başlıyorum. Sürekli oradayım, bir sorun olursa yetişeyim diye, uzaklaşamıyorum. İçim hiç rahat değil, beni huzursuz eden bir şeyler var.

Bir süre sonra, özel okul, ticari tarafını göstermeye başlıyor. Veli şikayetleri ile bizi adeta bezdirmeye çalışıyorlar, kızımın artan hırçın davranışlarından okulda ona iyi davranılmadığını hissediyorum, ve onu okuldan alıyorum ve toparlanarak eski okuluna ,İstanbul’a  geri dönüyoruz. 

Eski okulunda arkadaşlarının onu sevgiyle ve sevinçle karşılaması beni çok mutlu ediyor. Yine kalabalık bir sınıf ama bu sene tecrübelendik ve onun ihtiyaçlarına göre bir ders programı yapıyoruz. Akranlarıyla olmak ona çok iyi geliyor, kendini daha çok ifade ediyor, oyunlara katılmaya çalışıyor ve okul hayatına bir şekilde karışıyor. Okulunu seviyor.

Kısaca anlattığım bu süreçte, kaynaştırma öğrencisi, okul tarafından, öğretmen tarafından ne yazık ki kolayca kabullenilmiyor. Mevzuata göre ister özel ister devlet okulu olsun , kaynaştırma öğrencisini reddetme hakkı yok. Fakat çeşitli gerekçelerle okullara kaynaştırma öğrecileri kabul edilmiyor.

Çocuklarımızın eğitim hakkını kimse ellerinden alamaz, bu yolda mücadele etmek zorundayız. Bu mücadelede, farklı olan bireyin, yaşamda ve eğitimde farklı bir şekilde düşünülmesini gerektirdiğini anlamak gerekiyor. Okullarda açılan destek odaları ile birebir çalışma imkanı yaratarak, bazı derslerde sınıfı ile beraber olarak onların gelişmesine yardımcı olmak zorundayız. Farklılığı ne olursa olsun, her birey toplum içinde dolu dolu yaşamayı ve var olmayı hak ediyor. Eğitimde feda edilecek hiçbir fert yoktur.

Özlem Keskin Ergül

Konuk Yazar

Yorum Ekle

Yorum yapmak için tıklayınız

*

En Popüler İçerikler

Alternatif Yazarlar

Gülüş Türkmen
Gülüş Türkmen
Aslı Demirörs Ağtaş
Aslı Demirörs Ağtaş
Gözde Erserçe Özateşler
Gözde Erserçe Özateşler
Deniz Sütlü Özgül
Deniz Sütlü Özgül
Ayşegül Uysal
Ayşegül Uysal
Özdemir Hiçdurmaz
Özdemir Hiçdurmaz
Özge Çakıcı Songür
Özge Çakıcı Songür
Meftun Kocakaya
Meftun Kocakaya
Tuba Tayfun Kayalarlı
Tuba Tayfun Kayalarlı
Zeynep Domaniç
Zeynep Domaniç
Tümünü Gör

Güvenilir Uzmanlar

Uzm. Dyt. Orçun Kürüm
Uzm. Dyt. Orçun Kürüm
Uzm Dr. Defne Eraslan
Uzm Dr. Defne Eraslan
Uzm. Psk. Aylin Karabağ Sılığ
Uzm. Psk. Aylin Karabağ Sılığ
Eğt. Uzm. Dr. Elif Kalkan
Eğt. Uzm. Dr. Elif Kalkan
Psk. R. Berin Tuncel
Psk. R. Berin Tuncel
Uzm. Psk. Elçin Gündoğdu Aktürk
Uzm. Psk. Elçin Gündoğdu Aktürk
Uzm. Klinik Psk. Yasemin Meriç Kazdal
Uzm. Klinik Psk. Yasemin Meriç Kazdal
Uzm.Ped. Belgin Temur
Uzm.Ped. Belgin Temur
Funda Kale Yıldırım
Funda Kale Yıldırım
Tümünü Gör