Çocuk Çocuk Psikolojisi

TV izlemenin orta kararı var mı? (yoksa yok mu?)

Child photographer
Evimizde bir TV olsa, belli zamanlarda izlemesine izin versek, bu kurala alışır mıydı?

Anne ve baba olmak çok hassas bir mesele, hepimiz anladık sanıyorum.
Dengeyi kurabilmek çoğu kez zor olsa da – ki bu görev çoğunlukla anneye düşüyor – bir şekilde bir denge kuruluyor. Fakat bazen istenmeden de olsa hatalar yapılmıyor değil. Benim en çok takıldığım konulardan biri; çocuğun yapmasını istenmediğimiz bir şeyi anne ya da baba olarak çocuğun yanında kendimizin yapması.

Her ailenin kendi dinamiklerine göre oluşturduğu kuralları vardır mutlaka. Bu kurallar zorunlu haller dışında bozulmadıkça çocuk buna uyar. Uyduğu kurallar onun ileride toplumsal kurallara uymasını da kolaylaştırır. Anne ya da baba kuralların uygulanmasında gerekli özeni gösterirlerse  sorun da çıkmaz. Mesela internet oyunları sadece hafta sonları oynanabilir, çikolata haftada bir kez yenebilir, TV günde sadece bir saat izlenebilir gibi… Bu düzene alışan çocuk sıkıntı da çıkarmaz fakat burada anne ve babanın rolü önemli. Eğer anne ya da baba çocuğa telefonu yasaklamışlar fakat kendilerinin ellerinden telefon düşmüyorsa, babanın tatlı krizleri her seferinde bir çikolatayla son buluyorsa, çocuğun izlemediği kanallar dışında tv sürekli açıksa kurallar işlevselliğini yitirir ve tartışmalar baş gösterir.

Çocuk, kurallara uyulmasını bekler. Bir yetişkine göre bir çocuğun kurallara uyması daha zordur çünkü soyut düşünme becerisi henüz yerleşmemiş bir çocuk kuralların önemini yetişkinler kadar anlayamayabilir. Burada dikkat edilmesi gereken mesele anne ya da babanın kendi davranışlarını kontrol ederek kurallara uyulması konusunda örnek olmaktır.

Kendimizden örnek vermek istiyorum. Evimizde  beş  yıldır TV yok. Bir VCD yardımıyla oğlum masal ya da müzik dinliyor. Geri kalan vakitler de ise genellikle babasıyla, oyuncakları ile kart oyunları ile oyun oynuyorlar. Evdeki bu düzen çok iyi. Fakat ne zaman babaanneye gidelim durum değişiyor. Saatlerce TV kapanmıyor. Zatüre geçirdiği sıra bir ay kadar babaannede kaldık. Terleyip üşütmemesi için çok hareketlenmemesi gerekiyordu. Televizyon bu konuda çok etkili oldu. Bir dakika durmayan çocuk, saatlerce hareketsiz kaldı. Televizyonu ancak şalteri indirerek kapatabildik! Bebekliğinden beri bir şeyler izlemeye ilgisinin olduğunu biliyorduk ama bu durum hastalıkla tavan  yaptı.

Sonra kendi kendime düşündüm tabiî ki. Evimizde bir TV olsa, belli zamanlarda izlemesine izin versek, bu kurala alışır mıydı?

Eve televizyon almadan bu denemeyi köyde (Malatya’dayken) yapmaya karar verdik -fakat bilgisayar ile. Gelir gelmez televizyonun çalışmadığını söyledik. Bilgisayarımızı beraber getirdiğimiz için onun için yüklediğimiz çocuk belgesellerini izleyebileceğini anlattık. Günde birkaç kez izleyebileceğini söylediysek de çok başarılı olamadık. Eve bir misafir geldiği an, ben ev işlerine dalmışken, yemek yaparken, babasının olmadığı bir an onu hep yatağın üzerinde izlerken gördüm.

Her anımı onunla geçiremiyorum ve oğlum bunu nasıl kullanacağını çok iyi biliyor. İzlerken kuralı hatırlattığımda “Tamam, bitsin, kapatacağım” diyordu fakat zaten o arada izlemiş oluyordu. Bu arada biz eve girerken cep telefonlarımızı da kapatıyoruz. Burada öyle bir şansımız olmadı ve gördüm ki bilgisayarı bıraktıktan sonra fotoğraf çekme bahanesiyle telefon hep elinde. Ha bu arada biz de tv izlemedik fakat telefon kullanımımıza pek de dikkat edemedik (Darbe girişimi sırasında epey meraklanıp günlerce telefonu elimizden düşürmedik).

Gördüm ki izlenecek bir şey olması, bizi etkinliklerimizden alıkoyuyor. TV olmadığında yaptığımız pek çok aktiviteyi TV varken yapamıyoruz. Dönüşte bilgisayarı eve sokma düşüncem beni açıkçası korkutuyor fakat  aklıma “Yokluk ve çokluk aynı şeydir!” sözü geliyor. Tamamen yok olması mı buna yol açıyor yoksa benim oğlum da çoğu çocuk gibi televizyon izlemeyi mi seviyor tam karar verebilmiş değilim. Olmadığında hiç sorun olmazken varlığının bu kadar sıkıntı yaratması beni ilerisi için endişelendiriyor. Bu sebeple hiçlik ve çokluğa karşı  onun için çok önceden aldığım belgeselleri günde en fazla iki kez izlemesi şartıyla bilgisayarı eve getireceğim. Burada bu plan tutmadı fakat evde durum değişir diye düşünüyorum. Çocukların mekanları değişince algıları da değişiyor gibi.

Biz, oğlum bu kuralları benimsesin ve ona iyi örnek olalım diye telefon ve televizyon konusunda  epey çaba sarf ettik ve bence evde bu sebeple bu kural çok iyi işliyor. O uyurken açmadık, konuşmadık, yazışmadık. Dolayısıyla elimizde hiç görmediği için itiraz hakkı da olmadı. Ona burada olduğu gibi telefonun kullanmamasını söyleyip evde kendimiz kullansaydık eminim isyan ederdi hemen çünkü şu aralar zaten “Bana karışamazsınız” cümleleri havada uçuyor. Amacım, ona karışabildiğim zaman dilimi bitmeden hayatta uymamız gereken kurallar olduğunu benimsemesini sağlamak her şeyi her an yapabileceği duygusundan uzaklaştırabilmek. Çünkü maalesef dünya öyle bir yer değil! Her şeyi istediği her an yapabileceğini düşünüp, yapamadığını gördüğünde başka bir deneyim kazanabilir belki ama bunu öğrenene kadar epey buhranlı günler de geçirir ki ülkemiz yeterince buhranlı…
Buna gerek yok diye düşünüyorum.

Yani ne yapalım? Biz kurallara uyalım ki onlar da daha rahat kurallara uyabilsinler. Onlara cipsi yasaklayıp eve cips almayalım. Sigara zararlı deyip sigara içmeyelim. Onun duygularını görmezden gelip basite indirgemeyelim. Unutmayalım, kayıtta biri var…

Meftun Kocakaya

Meftun Kocakaya

Anne olunca kuşlara ağaçlara boceklere annelere babalara bir daha baktım. Bakınca bunca zaman göremediğim ne çok şey olduğunu farkettim. Farketmek beni içimdeki benle tanıştırdı ve anne olmadan önce yaptığım ve ara verdiğim yazı çizi işlerine geri döndüm. İyi ki de döndüm. Kendimle bir kez daha tanıştım içimi aydınlattım.
Anne olmanın benim için bir mucize olduğunu düşünüp düşünüp mutlu oldum.

Yorum Ekle

Yorum yapmak için tıklayınız

*

En Popüler İçerikler

Alternatif Yazarlar

Gülüş Türkmen
Gülüş Türkmen
Aslı Demirörs Ağtaş
Aslı Demirörs Ağtaş
Gözde Erserçe Özateşler
Gözde Erserçe Özateşler
Deniz Sütlü Özgül
Deniz Sütlü Özgül
Ayşegül Uysal
Ayşegül Uysal
Özdemir Hiçdurmaz
Özdemir Hiçdurmaz
Özge Çakıcı Songür
Özge Çakıcı Songür
Tuba Tayfun Kayalarlı
Tuba Tayfun Kayalarlı
Meftun Kocakaya
Meftun Kocakaya
Zeynep Domaniç
Zeynep Domaniç
Tümünü Gör

Güvenilir Uzmanlar

Uzm. Dyt. Orçun Kürüm
Uzm. Dyt. Orçun Kürüm
Uzm Dr. Defne Eraslan
Uzm Dr. Defne Eraslan
Uzm. Psk. Aylin Karabağ Sılığ
Uzm. Psk. Aylin Karabağ Sılığ
Eğt. Uzm. Dr. Elif Kalkan
Eğt. Uzm. Dr. Elif Kalkan
Psk. R. Berin Tuncel
Psk. R. Berin Tuncel
Uzm. Psk. Elçin Gündoğdu Aktürk
Uzm. Psk. Elçin Gündoğdu Aktürk
Uzm. Klinik Psk. Yasemin Meriç Kazdal
Uzm. Klinik Psk. Yasemin Meriç Kazdal
Uzm.Ped. Belgin Temur
Uzm.Ped. Belgin Temur
Funda K. Yıldırım
Funda K. Yıldırım
Tümünü Gör