Eleştiri Gülüş'ün Köşesi Güncel Gündem

Kayırma kültürünün meyvesi: Korkusuz pedofiller

Çocuğunu adil bir dünyada yaşaması için eğitmeye gayret eden bir anne olarak hiçbir şey beni, kayırma kültüründen daha fazla korkutmuyor.

Geçtiğimiz hafta gündeme gelen çocuk tacizi sorunu, sosyal medyayı ayağa kaldırdı. Herkes artık sadece konuşmak değil, harekete geçmek gerektiği konusunda hemfikirdi. O halde sormamız gereken soru şu:
Nasıl oluyor da çocuk tacizinin sonu gelmiyor? Nasıl oluyor da pedofiller yapacaklarının ciddi bir sonucu olacağını düşünmeden harekete geçebiliyorlar?

* * *

Avrupa’da büyüyüp, eğitimimi tamamladıktan sonra ülkeme dönmüştüm. Bir evrak işi için bir dairede sıramı bekliyordum. Derken bir tanıdık çıkıverdi karşıma. Ooo nasılsın, sen burada mısın, derken beni sıradan çıkardı, bekletmeden işimi hallediverdi. Dedi ki, “İşte yurdumuzun güzel bir özelliği: Bizler birbirimize yardım ederiz”. Şok olmuştum. Kuralı deldiği için değil (sonuçta insanlar ender olarak böyle muziplikler yapıyorlar) ama yaptığı kuralsızlıkla övünmesine gerçekten inanamamıştım. Yardımlaşma kılıfı, kuralsızlığı meşru kılan bir düşünce idi. Belçika’daki tanıdıklarım yardım etmek için beni sıradan çıkaramıyor, bürokrasi işinde bana kolaylık sağlayamıyorlardı.

* * *

Yol bomboş, iki araba kırmızıda bekliyoruz. Derken bir otobüs geliyor ve, harrrr, geçiveriyor yanımızdan. Polis yok, kamera yok. Fotoğraf çekebilseydim, diye düşünüyorum. Ama “Halk otobüsüne çarpmamaya bak” diyorlar, “otobüsü haklı gösteriyorlar çünkü.”

* * *

Bir anne özel okulun öğretmenleriyle görüşmüş, “benim kızım çok hassas, lütfen ona özel muamele gösterin, sınıftaki Falancayla Filancayla arkadaşlık kurmasına izin vermeyin” demiş. “Hassas kız kuralı” o öğretmenin ve o sınıfın dengesini altüst etmiş.

* * *

Teneffüs zili çalıp herkes kâğıdını öğretmene uzattığında çocuk ağlıyormuş. Öğretmen onun halini görünce kıyamamış, çok sevdiği öğrencisini teneffüste sınıfa çekip, testi tamamlatmış. Çocuk bir daha sınav için o kadar strese girmemiş. Öğretmeni ona ‘yurdumuzun güzel özelliği’ni öğretmiş…

* * *

Sadece üçer parça çikolata hakkınız var, diyor anne çocuklarına. Ancak ortanca üç parçadan daha fazla yiyemediği için çok üzgün, ağlıyor. “Kıyamam” diyor anne, öpüyor çocuğu, çaktırmadan, diğerleri görmeden, atıyor ağzına dördüncü parçayı.

* * *

Dönelim Antalya’da öz kızına 1,5 yıl boyunca tecavüz eden babaya. Annesi şikâyet etmeye kalkıştığında güvenlik güçleri “kocana iftira atma” demişler. Kulağa inanılmaz mı geliyor? Neden öyle düşünüyorsunuz ki?
Bunlar hep aynı mantık aslında: Adam kayırma!

Geçtiğimiz hafta sonu sosyal medyada gezen ekran görüntüleri, ‘hangi yasa boşluğuna ya da yönteme dayanarak tacizciyi koruyabileceklerini’ tartışan bir avukat grubu olduğunu gözler önüne serdi. Ama neden isyan ediyoruz, neden şaşırıyoruz ki?
Aynı mantık: Adam kayırma!

* * *

Aşağıdaki cümleleri hiç mi kurmuyorsunuz:

“Yap bi güzellik”
“Bize de mi aynı muamele?”
“Yaparsın sen.”
“Bu kadar hukukumuz yok mu?”
“Vardır elbet bir çözüm”…

Biz başka yöntem bilmiyoruz, öğrenmedik! Güzel ülkemizde “iyilik”, “yardımseverlik” ve “esneklik” kavramları “kayırma” ile karıştırılıyor. Bu karışıklık evde anne baba ile başlıyor, okulda öğretmenlerle devam ediyor ve doğal olarak hayat boyunca trafik kurallarına, devlet dairelerine, yasalara kadar işleyerek devam ediyor.

Çocuğunu adil bir dünyada yaşaması için eğitmeye gayret eden bir anne olarak hiçbir şey beni, kayırma kültüründen daha fazla korkutmuyor.

* * *

Ama sadece eleştiri yaparak yazımı bitirmek istemiyorum. Kayırma sisteminden kurtulabiliriz. Gelin, trafikten örneklerle başlayalım.

Ters yöne girmiş bir araca yol vermeyin! Kendi aracınız onun yolunu kapatsın ve geri geri gitmesini işaret edin. Parmağınızla “ters yön” işaretini gösterin. Başta sinirlenecektir çünkü bu davranışınıza alışık değil. Bazı ülkelerde herkes böyle yapıyor, herkes kendi haklarını korumak için kuralları savunuyor. Düşünün ki polis gelse, duruma baksa, siz haklı çıkacaksınız. Aynı şekilde, siz kırmızıda dururken yanınızdan geçip gideni korna ile protesto edin. Herkes bunu yapsa sağlam bir caydırma sistemi oluşturulmuş olur, insanlar birbirinin haklarını çiğnemeden önce üç kere düşünür.

Daha fazla çikolata isteyen çocuğunuza iletişim becerilerinizi kullanarak konunun kapandığını anlatın, ağlarsa ona sarılın, konuyu değiştirin. Bunu 50 kere yaptığınızda, bir daha ısrar etmez.

Sınavında başarısız olmuş çocuk, bırakın başarısız olsun. Böyle böyle yaşıyoruz, böyle böyle öğreniyoruz.

Ayşe’nin arkadaşlarını seçmeyin, seçtirtmeyin. Ayşe ile birlikte bir psikoloğa gidin. Siz de, Ayşe de güçlenirsiniz.

Yasalar takır takır işlese, pedofiller “iyi avukatlar” veya “iyi bir çevre” vasıtasıyla kayırılmadan yaptırıma tabi tutulacaklarını bilseler, harekete geçmekten çok ama çok korkarlar.

Memleketimizin güzel özelliği kayırma değil, esnek düşünme becerisidir. Bu ikisi birbirine karışırsa, memleket torpil, göreceli muamele, haksızlık ve hastalıklar ülkesi olur.

Gülüş Türkmen

Yazar, müzisyen, iletişim danışmanı.
www.gulusturkmen.com

Yorum Ekle

Yorum yapmak için tıklayınız