Sevgili üyemiz, site tasarımımız yenilendi. Yeni şifrenizi almak için lüften tıklayın.
Ana Sayfa » Eleştiri-Yorum

Minimum dırdır, maksimum otuziki diş!

Evvel zaman içinde, Selanik daha Osmanlı ili iken…Annemin babaannesi dedesiyle evlenip yeni evine ve eviliğe uyum sağlamaya çalıştığı günlerden birinde, kapı çalmış. Eşinin yaveri kendisine bir torba vermiş, sonra da torbada ne olduğunu söylemeden çekip gitmiş. Büyük babaannem elindeki torbadakilere bakmış ve çok anlam verememiş. Akşam pişirsin diye eşine karnıbahar ve kıyma göndermiş olan büyük dedeyi evde ...

Yazının devamı

Öğretmen önemli; nasıl seçilir iyi öğretmen?

Eğitim sistemimizin ne kadar içler acısı bir halde olduğunu tartışmayacağım, bunu hepimiz biliyoruz çünkü. Hepimizin bu sorunlar yumağı sistemi elle tutulur hale getirmek için fikirleri, önerileri de var elbet. Ama biz uzman değiliz ya, o nedenle fikirlerimizin de bir önemi yok! İşi uzmanlarına bıraksalar belki yine olacak, ama eğitim sadece ve sadece politik bir mesele olarak algılandığından bu sorunlar yu ...

Yazının devamı

Oyuncak Denizinde Boğulan Çocuklar

Dünya değiştikçe tercihler ve standartlar da değişiyor.  Çocukluk deyince akla gelenler de değişiyor. Sokakların yerini kreşler, oyunların yerini oyuncaklar alıyor artık. Hayalleri içinde saklayan çamurlar heykelleşip Barbie oluyor, Batman oluyor. Sınırlarımız büyüyor, çember daralıyor. Ve biz daraldıkça çıkış yolları arıyoruz. Bulduğumuz yolları aşındırıyor ama bir türlü içinden çıkamıyoruz çemberin. Çocuk ...

Yazının devamı

Diziler neyi dizerler?

Ara ara televizyon hakkında yazılarımız çıkıyor. Yazarlarımız kendi deneyimlerini anlatıyorlar. Son zamanlarda hiç televizyon hakkında yazasım yoktu, ta ki geçen gün elime bir gazete geçene kadar... ‘Son bir haftada 7 kadın ‘İffet’ dizisindeki gibi tecavüze uğradı!’ Yaşadığım duyguyu anlatacak sözüm yok, sözün bittiği yerdeyim.  Ne hale geldik biz? Ne hale getirildik biz? Nasıl bir sistemin içinde yaşıyoruz ...

Yazının devamı

Çocuk bağımlılığı

Bu yazı okurumuz Begüm Erenler Soylu tarafından yazılmıştır, kendisine teşekkür ederiz.   Uyuşturucu bağımlılığı, alkol bağımlılığı, spor bağımlılığı, seks bağımlılığı olur da ‘çocuk bağımlılığı olur mu?’ demeyin. Bal gibi olur. Peki ne menem birşeydir bu çocuk bağımlılığı?   Bir yere gidersiniz, çocuktan başka birşey konuşulmaz mesela. Çocuk artık 10 yaşına filan gelmiştir, ama herşey hala ondan ...

Yazının devamı

Doktor, çocuğuma neden şeker veriyorsun?

Günümüzde yaşayan her anne, şekerin yararlı bir madde olmadığını bilir herhalde. Çekindiğimiz birçok madde gibi ‘kanserojen’dir şeker! Ama onu hayatımızdan çıkarmak imkânsız! Günümüzün bu en popüler zehri ile yapılmış cafcaflı ürünler her gün önümüze çıkıyor: Tren biçiminde, Caillou biçiminde, hatta çocuğumuzun adının harfleriyle yapılmış şekerli, eğlenceli abur cuburlar… Biz anneler, şekeri hayatımızdan çı ...

Yazının devamı

Çocuk Gelinler

Maalesef ki etrafımızda çok duyuyor ve gazetelerde okuyoruz. Daha bebekleri ellerinden düşmeyen kız çocukları evlendirilip, kucaklarına kendileriyle birlikte büyüyecek olan bebekleri veriliyor. Bir de kendisinden fazlasıyla büyük, babası yaşında insanlarla evlendiriliyorlar. Neden bu cehalet? Amaç nedir? Bir türlü anlamıyorum... Doğduğu günden beri gözü gibi baktıkları küçük meleği nasıl olur  da gözlerini ...

Yazının devamı

Tehlikeli Bir Makine Şu Televizyon!

Hamile iken, Bebek Bakımı ve Çocuk Büyütme ile ilgili okuduğum kitapların birinde yazar, televizyonun 3 yaşından küçük çocuklar üzerindeki olumsuz etkilerinden bahsediyordu. Çocukların televizyon izlemelerinin bazı annelerin işine geldiğini, oysa ki anne rahat ederken çocuğun da beyin gelişiminin ne denli kötü etkilendiğini belirtiyordu. Bense, her şeyi, her işi kuralına ve kitabına uygun olarak yapmayı sev ...

Yazının devamı

Eski köye yeni adet

Hiç alışmadığı, dolayısıyla yadırgadığı yepyeni birşeyle karşılaştığında hep böyle der annem. Öyle ya, yepyeni bir köy yeni adetlerle kurulabilir, ama köy eskiyse yeni yeni adetler çıkarmanın anlamı nedir? Bizim eve geldiklerinde; doğal olarak onların alıştıklarıyla, bizim şimdi uyguladıklarımız kısa bir süre sonra bir köprüde karşılaşan 2 keçi misali çatışır. Anneme göre “biz” çok farklı, değişik, bazen de ...

Yazının devamı

Anneler yaptıkları kadar yazdıklarından da sorumlu mu?

Bu hafta e-postamıza bir mektup düştü. Sevinç hanım (soyadının bilinmesini istemiyor), biz annelerin bloglarımızda, yazılarımızda ve yaptıklarımızda kendimizi etiketlediğimizi, ancak bunu yaparken kendimize ve çocuklarımıza saygısızlık ettiğimizi düşünüyormuş. Annelerin kendilerini –gocunmadan- sorgulamaya cesaret ettiği Alternatif Anne’de fikri yayınlansın ve üzerinde düşünülsün istemiş. Sevgili internet a ...

Yazının devamı