Sevgili üyemiz, site tasarımımız yenilendi. Yeni şifrenizi almak için lüften tıklayın.
Ana Sayfa » Annelik Günlükleri

Beyin felci ile yaşamak-2

Kardeş candır. Aynı annenin rahminde şekillenip, aynı yollardan geçip dünyaya gelen ve hayatının en özel yıllarını aynı çatı altında geçiren, aynı anne-baba dahil pek çok şeyi paylaşan kişilerdir kardeşler. Çok özel ilişkidir kardeşler arasındaki ilişki, hiçbir şeye benzemez. Bunun tadını bildiğim için üç çocuk yaptım ben de. Sema Özdemir’in de bir kardeşi var. Önceki yazımdan tanıdığınız Hilmi. Sema’nın ka ...

Yazının devamı

“Bile bile dua”: Beyin felciyle yaşamak – 1

Onlara ister özel deyin ister sakat, ister engelli deyin ister özürlü, onlar ve aileleri, kendi kapılarının ardında yaşıyorlar sıkıntılarını. Bu insanlara, bu çocuklara karşı toplumun eğitimsizliği, bilinçsizliği, zaten zor olan yaşamlarını daha da zorlaştırıyor. Hilmi’nin annesi Türkan Özdemir öncelikle çocuklarını “aman o çocuktan uzak dur, tehlikeli olabilir” diyerek yetiştiren annelerin bilinçlendirilme ...

Yazının devamı

Engelli bir kadın, engelli bir anne

Bu yazı sevgili okurumuz Zeynep Burcu Gürer tarafından yazılmıştır. Kendisine bize gösterdiği farklı bakış açıları için teşekkür ederiz.   Merhaba,acemi olarak yazmaya çalışan,kamu çalışanı,16 aylık kızı olan 32 yaşında engelli bir anneyim. Küçük kızımdan fırsat buldukça yazıyorum. Ona kadar diğer birçok şeyde olduğu gibi yazdıklarımı biriktirmemiştim. O içimdeyken tekrar yazmaya başladım. 5 yıl özel s ...

Yazının devamı

Bebeğimin özelliği, kader miydi?

Bu yazı okurumuz Aylin hanım tarafından gönderilmiştir. Kendisine paylaşımından dolayı teşekkür ederiz. 7 ocak 2oo5:  bir bebek dünyaya getiriyorsunuz. 9 ay boyunca  sakladığınız, koruduğunuz bir bebek  var içinizde, hayaller kuruyorsunuz,  gelecek planları yapıyorsunuz . Her şey o kadar güzel seyrediyor ki,  hastanede yaşanan olumsuzlukları görmüyorsunuz . Eve getiriyorsunuz,  iki gün sonra doktor kontrolü ...

Yazının devamı

Anne, önce çalışma, sonra çalış!

Kızım doğmadan işten ayrıldım ve üç yıl boyunca hiç çalışmadım. Bütün zamanımı ona verdim, hatta rutininden çıkmasın diye fazla gezmeye gitmedim, evde özgür yetiştirdiğim için, gittiği yerlerde merakından her yeri karıştırdığı için kimse rahatsız olmasın diye ev gezmelerini azalttım. Parklara gittim onunla, doyasıya oyun oynadık ve tam üç yaşını doldurduğunda işe başladım. Şansımıza iyi bir bakıcı bulmuştuk ...

Yazının devamı

Evli Çiftlerin Mahremiyeti Üzerine

Çocuk sahibi olmayı düşünenlerin gözü korkmasın ama çocuğunuz olduktan sonra çiftin mahremiyeti dibe vuruyor. Özellikle çocuklar ayaklanan, sürekli etrafta dolaşan, üstelik sürekli sorup öğrenmek isteyen bir yaşa ulaştıklarındaysa durum iyice vahimleşiyor. Birbirinin "helali" olan evli çiftin romantik birşeyler yaşayabilmesi için ille de küçük canavarların yatıp uyuması, el ayak çekildiğindeyse anne babanın ...

Yazının devamı

Şimdiki çocuklar aşmış!

Bu yazı okurumuz Begüm Erenler Soylu tarafından dergimize gönderilmiştir, kendisine teşekkür ederiz.   Kızım yanıma geldi dün aniden ‘Benim seçtiğim dinin adı antagonistmiş’ dedi öyle durup dururken. Ve ekledi ‘Neden nüfus kağıdımın din bölümü doldurulmuş?’   ‘Vay canına!’ dedim. Ben bu soruyu sorduğumda neredeyse 40 yaşındaydım. O ise 12 yaşında! 12 bildiğimiz 7.sınıf, eskilerin bildiği orta 2 ya ...

Yazının devamı

Cins kedimin cins anneliği

Bir zamanlar çok cins bir kedim vardı. “Başka kedilere benzemez” sözünü çok duymuştum siyamlar için. Gerçekten de ruh halinden davranışlarına kadar, her yaptığında farklı bir şey vardı Diyez’in. “Siyamlar daha akıllı oluyor” derler onları anlatmak için, belki de doğrudur. Diyez, biraz üstüne düşsem, dile gelecekti neredeyse. Rutinleri, ritüelleri seviyordu. Kucağımda müzik dinlemeye bayılıyor, evde yalnız o ...

Yazının devamı

Özel bir çocuk, Özel bir anne

Sağlık açısından hiçbir sorunu olmayan bir çocuğu büyütürken ne kadar yoruluyoruz aslında. Yalnız çocuk büyütmekle kalmıyoruz ki: Evde yapılması gereken ve hiç sonu gelmeyen onlarca mecburiyet de olunca yorgunluğumuz katlanıyor. Bir de bu arada çocuğumuz ya da çocuklarımız hastalanmışsa vay halimize! Kendi adıma antibiyotikten nefret ediyorum. Vücuda bir taraftan da zararlı olduğu için değil, saatli içilmes ...

Yazının devamı

Evde olmayı seçtim.

Bu yazı Bodrum'daki sevgili okurumuz Ela Alkan Dereköylü tarafından yazılmıştır. Fırından gelen o müthiş kek kokusu vardır ya, o bana hep çocukluğumu ve anneme olan özlemimi hatırlatır. Annem çalışan bir kadındı. Ben de anneannesinde büyüyen bir çocuk. Ve hep derdim ki: “Bir gün anne olursam hiç çalışmayacağım ve çocuğuma kendim bakacağım.” Gün geldi, anne oldum. Oğlum doğduğu zaman çalışmıyordum ve bir işe ...

Yazının devamı
Sayfa başına dön