Feminizm

Kadınlar özne, erkekler yüklem!

Kim diyorsa eşitiz diye, inanmayın! Bilimsel gerçekler bunun tersini savunuyor.

group-239251_640Kadınların 20.000 kelime erkeklerin ise 7000 kelime ile konuştuğunu yazıyor Louann Brizendine, “Female Brain” adlı kitabında. Eşime bunu söylediğimde, “Wow! Bu kadar sayıda kelime kullanıyor muymuşuz?” diye cevap verdi!

Kim diyorsa “eşitiz” diye, inanmayın! Bilimsel gerçekler bunun tersini savunuyor.
Daha ana karnındayken, dişi ve erkek beyni farklı bir şekilde gelişmeye başlıyor. Doğumdan sonra bebeklerin neye daha fazla ilgi gösterdikleri ise yine cinsiyetlerine göre değişiyor.

İlginç bir deney okudum: Önce anaokulu öğrencilerine farklı renklerde objeler gösteriliyor. Erkekler siyah, gri, beyaz gibi renklere takılırken; kızlar turuncu, kırmızı, mavi gibi parlak renklere yöneliyorlar. Sonra yine aynı çocuklara bir takım oyuncaklar gösterildiğinde, kız çocukları bunların ne olduğunu anlamaya çalışırken; erkek çocukları oyuncağın ne yaptığıyla ilgileniyorlar.
Bu deneyden ne çıkarabiliriz? “Kadınlar cümlenin öznesine odaklanırken, erkekler yüklemine ilgi gösteriyorlar”. Bir cümle özne ve yüklemle beraber anlam taşıyacağına göre; erkek ve kadın eşit değil ama birbirlerini tamamlayan ve hayatı daha anlamlı hale getiren bir çift!

İş hayatında ise ne yazık ki bu basit çıkarımın işlemediğini görüyorum. Şirketlerin yönetim kurullarına bakıldığında kadınların sayısı hayal kırıklığı yaratacak derecede az. Halbuki, erkek ve kadınların  yönetime kattığı değerin başka boyutlarda olduğu açık.
Kadın sesinin güçlü duyulamadığı bir şirkette sağduyu ne kadar gelişebilir? Kadınların yönetimde olmadığı gazetelerin arka sayfalarında boy boy kadın vücudunun sergilenmesi bir rastlantı mı?
Sizce Lehman Brothers’ın yönetim kurulu kadınlardan oluşsaydı, bedeli bu kadar yüksek riskler alınır mıydı?

Bizim neslimizde, iş hayatında kadınların anne oldukları veya sırf kadın oldukları için önlerinin kapandığını görünüyorum. Tek dileğim hemcinslerim ve empatik karşı cinslerimin çocuklarımızın önünü açacak tedbirler alması ve büyük adımlar atmaya başlaması…

Belki kız annesi olduğumdandır, kadınların toplumdaki yerinin ön plana çıkması beni eskisinden daha çok ilgilendirir oldu. Kadınların birbiriyle geçinememesi, kadın yöneticilerle çalışılamaması, kadının kadınlar için süslenmesi klişeleri söylenir durur. Bazen bunları ortaya atanların kadınları birbirine düşürmeye çalışan erkekler olduğunu düşünürüm. Ben kadın olduğu için biriyle çalışamadığım hiç olmadı, tam tersi genellikle kadınlarla daha kolay çalıştım. Süslenme konusuna gelince, bir erkek arkadaşımla buluşurken ne kadar süsleniyorsam bir kız arkadaşımla buluşurken de o kadar süsleniyorum. Ayrıca ben, etrafımda bakımlı ve güzel insanlar görmekten memnun olan biriyim, kim için süslenirse süslensin insanlar ne fark eder? Ofise geldiğimde kendimi Beverly Hills 90210 dizi çekimlerindeymiş gibi hissedebiliyorsam, daha ne isterim!

Bu yazı Alternatif Anne’de ilk 1 Şubat 2011 tarihinde yayımlanmıştır.

Şeniz Tarımcan

2008 yılında doğan Melis Schmiede isimli bir kızı var. En çok kızını, sonra da okumayı ve öğrenmeyi seviyor; insan doğasını anlamasına yardımcı olacak kitapları tercih ediyor.

2009'dan beri yazdığı www.fitanne.com blogunda annelikle spor ve sağlıklı beslenmeyi pararlel götürmemiz gerektiğimizi yazan yazıların dışında içinden geçtiği çetrefilli İstanbul hayatına, çalışan bir bekar anne olmanın dayanılmaz hafifliğine de atıflarda bulunmaya devam ediyor. Kendisi modern bir feminist. Kadının güç ve narinliği içinde beraber var edebilen kimyasına hayran.

Yorum Ekle

Yorum yapmak için tıklayınız