Alternatif Anne Ödülleri Çocuk Çocuk Psikolojisi Eleştiri

Kadın-erkek eşitliğinin ilk basamağı: Erkek anneleri

Kadınlar gününüzü kutlarız! Ancak ileride gerçek anlamda kutlanacak bir günün olmasını istiyorsak, erkek annelere çok iş düşer:

62-66_JDP249:Mise en page 1Her sene 08 Mart’ta Kadınlar Günü, 05 Aralık’ta Dünya Kadın Hakları Günü ve Türk kadınına seçme ve seçilme hakkının verildiği günler olarak kutlamakta, çeşitli platformlarda Türk kadının yıllardan beri süre gelen sorunlarını tartışmaktayız.

Bu sorunların temelinde ne var?

Erkek ile kadının eşit haklara sahip olmadığından, erken egemenliğinde bir iş, aile, politik hayattan şikayetçiyiz.  Bunların hepsi doğru. Erkek hegamonyası için de yaşıyoruz, bunların çoğu erkekler tarafından bilinçli bir şekilde yapılıyor.

Burada benim takıldığım, bu erkekleri kim yetiştiriyor? Ben çocuk yetiştirmede annenin rolünün babadan daha fazla olduğunu düşünüyorum. Konu çocuk yetiştirme olunca eşitlikten söz edemiyorum, bence bu konuda anne ve baba eşit değil. Baba rol model olarak, annenin en önemli destekçisi olarak  tabi ki çok önemli ama annenin çocuk yetiştirmede, özellikle erkek çocuğunda, yapabileceği çok şey var.

erkekannesi03Biz, erkek anneleri ne yapıyoruz?

Rolümüz çocuğun özellikle ilk kişilik gelişiminde fazlasıyla etkindir. Erkek çocuk, özellikle çocukluğunun ilk dönemlerinde çalışma hayatı nedeniyle sürekli yanında olamayan babasıyla duygusal ve sosyal olarak onu model alabileceği kadar yakın bağ kuramaz. Bu süreçte oğlumuzun zihninde oluşturduğu “BABA” ve “ERKEK MODELİ” de bizim algılamalarımızın yansıması olacaktır. Peki biz erkek anneleri ne yapıyoruz?

Çocuğumuzu “Paşam, bir tanem” deyip hayatımızın merkezine koyuyoruz. Çocuğumuzun o yaşlardan başlayarak aile, iş, politik hayat gibi önemli ortamlarda kendini vazgeçilmez hissetmesini sağlıyoruz.  Elini sıcak sudan soğuk suya sokmuyoruz. Böyle davrandığımız için kendi kendine yetebilme becerisini köreltmiş oluyoruz. Biz “Aman onun elinden bir şey gelmez” deyip, neredeyse ağzına kaşıkla besleyerek, iyilik yaptığımızı sanırken aslında ona köstek oluyoruz. Hele bir de kız çocuğumuz varsa;

erkekannesi04“Kızım ağabeyine veya kardeşine su getirir misin?”

“Kızım ağabeyinin veya kardeşinin eşyalarını toplar mısın?” ve benzeri taleplerle kızımızı zaten doğasında olan anaçlığını yanlış yönlendirmiş oluyoruz. Oğlumuzu hem daha tembel hem de her şeyi kadından bekler şekilde yetiştiriyoruz.

Oğlumuzun akşam eve gelmesi için bir saat sınırlaması yoktur, o istediği saatte gelir, haber vermesine gerek yoktur ama kızımız en geç 21:00’de evde olmak zorundadır, kiminle nereye gittiği bilinir. Oğlumuz eve geldiğinde yemeğini bile ısıtmaktan acizdir. Biz ya o saatte eve dönmek zorundayızdır ya da yemek tepside her şey hazır bir şekilde onu bekler. Bize sormadan çorabını bile bulamaz.

Peki erkeği bu kadar aciz yetiştirirken diğer taraftan egosunu bu kadar yükseltmeyi nasıl başarabiliyoruz?

erkekannesi05Her dediğini yapmanın ötesinde “Kadının görevi evinin kadını, çocuklarının anası olmaktır” “Kadının yeri evidir” tabusunu aslında biz belirlemiyor muyuz? Kocamız, patronumuz,  müdürümüz bize bu şekilde davrandığında kızıyoruz. Ama geleceğin kocalarını, patronlarını, müdürlerini biz yetiştirmiyor muyuz? Tabi ki bu şekilde yetişen erkek, evlendiği zaman evinde de aynı düzeni bekler. Neden seçtiği eşin annesine benzemesini ister? Kadının yerinin evi olmasını benimsemiş bir erkek doğal olarak iş hayatında kadın ile çalışmak istemez.

Gelecekte oğlunun kadınlara ve kadın haklarına içtenlikle saygı duymasını ve âdil davranmasını isteyen her anne, onu üstün görmemeli ve ona ayrıcalıklı muamele etmemelidir.

Sevgili anneler, uygar bir Türkiye, eşit haklar istiyorsak önce kendi çocuklarımıza  uygarlık ve eşitlik  anlayışını aşılamalıyız. Çocuklarımızı ayakları üzerinde durabilen, kendi kendilerine yeten bireyler olarak yetiştirmeliyiz. O zaman hem onların hayatlarının daha kolay hem de Türkiye’mizin daha aydın olmasını sağlayabiliriz.

Bu yazı Alternatif Anne’de ilk 8 Mart 2014 tarihinde yayımlanmıştır.

Emine Mine

1969 İstanbul doğumluyum, 22 yıllık evliyim, 19 yaşında erkek çocuk annesiyim. İstanbul da yaşıyorum. Oğlumun adı İsmet Cem. Oğlum kadar sevdiğim ve beni seven üçü kız (Eda, Ece; Ezgi), üçü erkek (Arda, Burak, Efe) altı yeğenim var. Bu altı afacan benim annelik mesleğinde güncel kalmamı sağlıyorlar. 2006 yılından beri anne-bebek sektöründe çalışıyorum. Bir kadın için güzelliğin ve iyi bir anne olmanın ne kadar önemli olduğunu hem kendim tecrübelerim, hem de bir çok müşterim ile birlikte yaşadım. Anne adaylarını ve anneleri cesaretlendirmek, onlara etkin zaman yönetimini kullanarak, kadın ruhunu kaybetmeden anne olmayı öğretebilmeyi misyon edindim.15 yıllık birikimimi, kadın ruhuyla iyi anne olmak isteyenlerle paylaşabilmek ve bilinçli tüketici yaratabilmek için, Kadın ve Anne (www.kadinveanne.com) bloğumda Kasım 2013 den itibaren paylaşmaya başladım.

Yorum Ekle

Yorum yapmak için tıklayınız