Kategorisiz Özel Günler Reklam

İyi yıllar, saklanacak anılar

Çocuklardan sonra yıllar daha mı hızla akıp gidiyor yoksa günlük meşgalenin yoğunluğu ile takvim yapraklarını takip edememenin ters orantısı mı bu yaşadığımız

20151209_190042-1-1Bir yıl daha bitiyor, 2016 geliyor. Yeni yılın gelişini kutlayacağız, geçen yılı yad edeceğiz, “aman gelen yıl gideni aratmasın” diye temennilerde bulunacağızve hatta “bu yıl nasıl geçti anlamadım” diye serzenişte bulunup, dehşete düşeceğiz… Sadece bana mı böyle geliyor yoksa doğanın kanunu mu bu? Ama çocuklardan sonra yıllar daha mı hızla akıp gidiyor? Ya da günlük meşgalenin yoğunluğu ile takvim yapraklarını takip edememenin ters orantısı mıdır? Yaşadığım bu duygu bilmiyorum ama nasıl geldi 2016 gerçekten şaşkınım. Yine de çocuklu hayatta hızla akıp giden zamanı bazı bazı durup düşünmek keyif veriyor.

Bu yılbaşında neler yapsak diye düşünürken aklımdan geçenler işte böyle. Vardır bir keramet tabii ki. Bu arada çocuklar da anneanne, babaanne ve dedelere hediye almak istiyorlar. Hatıralar dedim ya aklımda simli kartpostallar vardı. Nereden bulurum? Çocuklara nasıl anlatırım derken, gelen Pakolino kutusunu açınca gözlerimden simli parıltılar çıktı 🙂 İlk aktivite 12388070_10153445260134480_1044862761_nkartpostal yapımıydı. Bu durumda neden şehir dışındakilere güzel dileklerimizi kartpostallar ile ulaştırmayalım ki! Biz kartpostalları hazırlarken bir yandan da çocuklarla dikiş nakıştan söz ettik. Artık Rana ona diktiğim elbiseleri giyeceğine söz verdi zira bunun el emeği göz nuru olduğunu biraz olsun idrak etti. Hadi bakalım göreceğiz. Bu arada kartpostalları biraz renklendirip, fazladan simlerle süsledik. Ne de olsa anne simli kartpostal istiyordu. Şimdi götürüp, postaneye zarfları teslim etmek kaldı.

Sonrasında ev ahalisine hediye alma ritüeli var ama önce çam ağacını kurmalı. Okuldan gelince çocuklarla benim emektar çam ağacını kurduk. Bu minik çam ağacını sanırım ilk evlendiğimiz yıl almıştım. Süsleri ise hiç sormayın, bazıları bekar evimden geldi. Her süsü takarken “aaa, bak bunu Tuba hediye etmişti, daha siz doğmadan”, “bakın bunu Budapeşte’den almıştım, siz doğmadan” dedikçe çocuklarla eskileri bol bol yad ettik. Aslında Pakolino kutusunda da hiç yer kaplamayan ama kocaman bir çam ağacı var. Eğer ortalıkta bir ağacın durmasını istemiyorsanız ya da çocuklar kendi odalarında da bir ağaç istiyorlarsa, Pakolino kutusundan çıkan ağaç ailenizi çok mutlu edecektir!

Sıra hediye almaya geldi. Geçenlerde okuduğum bir cümle aklımda “çocukluk zamanı geçicidir, ama çocukluk anıları tüm hayatımız boyunca en unutamadıklarımızdır.” Ne kadar da doğru!!! Bu yüzden bu sene hediye değil anı almaya karar verdim. Tabii ki herhangi bir oyuncakçıdan alınacak bin bir çeşit oyuncak onlarda anlık heyecanlar yaratacaktır ama onlar için her yılbaşında yapacağımız bir ritüel, hayatları boyunca gittikleri her yere götürebilecekleri bir hediye olacaktır. 2015’de bizim için önemli olan anlarda çektiğimiz fotoğrafları bastırdım, yeni yıl gecesi sevdikleri bir yemeği hazırlayacağım ve yemekten sonra fotoğraflara bakıp, sohbet edeceğiz. Bir de geçen sene Pakolino ile tombala yapmıştık, halen saklıyorum. Rana ile olur mu bilmem ama Ömer ile oynayabiliriz. Aaa bir de bu seneki kutudan çıkan kar küresi var! Eğer ertesi sabah kar yağmamışsa biz de kendi kar küremizi hazırlayıp, yeni yılın ilk karını yağdırabiliriz!

Gözde Erserçe Özateşler

1977 yılında doğdum. 1999 yılında Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden mezun oldum. 13 yıl bankacılık sektöründe eğitim ve insan kaynaklarında çalıştım. Nisan 2007’de evlendim. Temmuz 2010’da çok beklediğim oğlum Ömer doğdu, Haziran 2012’de ise hiç beklemediğim kızım Rana doğdu. Kızımın doğumundan sonra yeniden işe dönsem de 60 yaşıma geldiğimde kapımı çalacak oğlumla kızımla kuracağım muhabbettin bağı ağır bastı ve işimden ayrıldım. İki yıldır tam zamanlı anneliğimin yanı sıra zaman zaman evden işe alım projeleri yapıyorum. Bunların yanı sıra 2004 yılında İstanbul Psikodrama Enstitüsü’nün Yardımcı Psikodramadist programını bitirdim, umarım bir gün ileri düzey programını da tamamlarım. Anneliğimin en takıntılı yanı yemek (tatil köyünde yoğurt mayalamışlığım var;), bu nedenle mutfakta vakit geçirirken çok eğleniyorum.

Yorum Ekle

Yorum yapmak için tıklayınız