Gündem Kategorisiz Kitap

İyi dadı nasıl bulunur?

Dadı konusunda verilen çok öğüt var. Ancak hepsi iyi olmayabilir.

son-1397821_640 (2)Sevimli kapağı, esprili adı ve arka kapak yazısı ile dikkatimi çekti gazeteci Levent Gökmen Demirciler’ in Tortuga tarafından yayınlanan “Dadın Kadar Konuş” kitabı. Kapağına İyi Dadı Bulma Rehberi notu düşülen kitap ilk bakışta büyük şeyler vaadetse de maalesef bende buruk bir tat bıraktı.

Bunun nedeni, kitabın, çocuğunu başkasına -ister anneanne, babaanne ister bakıcı olsun- emanet edecek bir annenin işine yarayacak bir kontrol listesi tadında aktarılabilecekken, dadının pasaportunu kasaya kilitlemeyi, bakıcının çocuk bakarken ev temizliğini dört dörtlük yapmasında ısrar etmeyi öğütlemesi; farklı milletten dadıların profilleri veriliyorken X milletin dadılarını sözüne güvenilmeyen, saygısız olarak nitelemesi, dolayısıyla masum ve bilgilendirici bir rehber olmanın çok çok uzağına düşüyor olması. Yazarın gayet iyi niyetli olarak işe koyulduğundan ve sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer diyerek diğer anneleri uyarmaya çalıştığına eminim. Anlayamadığım nokta, yazar bunca deneyimli bir gazeteci iken, yayınevinin bir editörü varken, kitap yayına sürülmeden insan hakları ihlaline girecek bu noktaların nasıl göz ardı edildiği.

Çocukluysanız, etrafınızda çocuklu arkadaşlarınız varsa, iyi ya da kötü pek çok bakıcı tecrübeniz olur; ya birebir yaşarsınız, ya şahitlik edersiniz ya da arkadaşınızın arkadaşının başına gelenleri işitirsiniz. Tabii ki yabancı uyruklu çalışan dadıların pasaportlarına el konduğunu, dadılardan insanüstü beklentiler içerisinde olunduğunu ilk kez bu kitapla öğrenmiş olmuyoruz. Birkaç örnekten yola çıkarak bir milleti karalamak da insanlık tarihinde ya da toplumumuzda bir ilk değil. Beni rahatsız eden nokta, yasal olmaması bir yana, hiçbir şekilde insancıl bir yaklaşım içermeyen bu önerilerin son derece normal ve sıradan şeylermişçesine rehber olma iddiası taşıyan bir kitapta yer alması.

Kitabı okurken yukarıda örneklediğim 0000000689696-1cümlelere, önerilere takılıp kaldığım için olsa gerek kitabın başlıca amacına yoğunlaşmakta zorlandım. Hâlbuki Demirciler, gazeteciliğin verdiği rahatlıkla akıcı ve hızlı okunan bir kitap yazmış. Hem kendi deneyimlerini, hem arkadaşlarının dadı deneyimlerini toparlarken ünlülerin dadı maceraları ve başarılı insanların dadıları ile olan ilişkileri gibi magazinsel ve okuyucunun ilgisini canlı tutacak anekdotları paylaşmış. Anneanne, babaannelerin torun bakmasındaki artı, eksiler, dadıların hangi yollardan araştırılabileceği –eş dost tavsiyesi, aracı kurumlar, internet ilanları vs- çeşitli örneklerle anlatılırken kötü giden bir dadı-ebeveyn ilişkisinin neden hemen sonlandırılması gerektiği, dadı ayrılıklarında yaşanabilecek sıkıntılar, dadının yaşı, eğitimi, kültürü ve dil bilip bilmemesi (Türkçe konuşup konuşamaması) gibi pek çok faktörün ev yaşantısına yararları/zararları dile getirilmiş. Bunun dışında kötü örneklere kıyasla az da olsa, başarılı ve iyi dadı hikâyelerine de yer verilmiş. Yazar, kendisinin de hala görüştüğü eski dadıları olduğundan söz etmiş.

Kitabın hitap ettiği kesimin çocuğuna ilk kez dadı arayacak ebeveynler ya da birkaç başarısız deneme yapıp acaba neyi eksik yapıyoruz diye düşünenler olduğunu tahmin ediyorum. Ancak daha önce hiçbir dadı/bakıcı deneyimi yaşamamış, çevresinde de tanık olmamış biri olarak bu kitabı okusam; yazılanlardan ürküp işi gücü bırakır çocuğuma kendim bakardım diye düşünüyorum.

Keşke, başka türlü olabilse, Demirciler bu kitabı daha soğukkanlı yazabilseymiş diye düşünüyorum.

Dadın Kadar Konuş, Tortuga Yayınları

Çiğdem Sirkeci

1978 İstanbul doğumluyum. 1994'de Vefa Lisesi'ni, 1999'da İTÜ Makine Fakültesi Tekstil Mühendisliği bölümünü bitirdim. Uluslararası bir firmanın üretim ofisinde çalışıyorum.
Kendimi bildim bileli okumayı, yazmayı sevdim. 2000 yılından beri çeşitli edebiyat dergileri için çeviri yapıyorum. Görsel Moda Tasarımı Sözlüğü ve Moda Tasarımının Temelleri isimli iki çeviri kitabım var. Kızım Deniz İpek'in doğumundan sonra, yaklaşık 4 yıl, Dünya Kitap'ta ‘Bebek Kokulu Kitaplar’ köşesinde, Çocuk Gelişimi/Eğitimi hakkındaki kitapları tanıttım. Halen Dünya Kitap'ta Popüler Psikoloji isimli köşemde kişisel gelişim ve psikoloji kitapları üzerine eleştiri yazıyorum.
Ebeveyn-çocuk ilişkilerinin hepsi için geçerli tek bir doğru olmadığına inanıyorum. Anne baba olarak çocuğumuzla sağlıklı bir ilişki kurabilmek için sürekli okumak, sürekli araştırmak, kendimizi sürekli geliştirmek ve kendi ‘eşsiz, benzersiz’ doğrumuzu bulmak yükümlülüğünü taşıdığımızı düşünüyorum.

Yorum Ekle

Yorum yapmak için tıklayınız