Çocuk Psikolojisi Kategorisiz Tiyatro

Parmak emmeyi bıraktıran tiyatro oyunu olur mu?

tiyatroAslında sıradan bir hafta sonu aktivitesi olarak, gene sıradan diye düşündüğümüz bir tiyatro oyununa gidecektik o gün.  Devlet Tiyatroları tarafından sahnelenen “Ah Karagöz Vah Karagöz (Kim Korkar Mikroptan?)” adlı oyunundan bilet almıştım. Gidilecek, ikinci yarıda sıkılan çocuklarla oyun zar zor bitirilecek ve dönülecekti…

Ama evdeki hesap her zamanki gibi çarşıya uymadı. Bir kere şunun altını çizmek isterim ki gördüğüm en interaktif çocuk oyunuydu. Temposunun hiç düşmemesi, oyunda sunuculuk rolünü üstlenmiş olan KOMİK MEMİŞ karakterinin çocuklarla, sahneden değil de izleyiciler arasından samimi bir şekilde iletişim kurmaya çalışması ve çocuklara “Arkadaşlar” diye hitap etmesi ve hem çocukların hem de biz yetişkinlerin oyunu zevkle seyretmemizi sağladı.

Oyunun konusunda gelince; şuradaki linkten de görülebileceği gibi, geleneksel Türk Gölge Tiyatrosu kahramanları KARAGÖZ, HACİVAT ve BEBERUHİ ile evrensel kötü karakter MİKROP’un çatışmasında baş rolü üstlenen İZLEYİCİ ÇOCUKLAR, arkadaşları KOMİK MEMİŞ’in arasında geçen bir eser diye özetleyebiliriz.

Aslında 3-6 yaş arasındaki çocuklar için tavsiye edilen oyuna biz 4,5 ve 6,5 yaşındaki oğullarımla gittik ve ikisi de hiç sıkılmadan ve çok eğlenerek izlediler.

Ama asıl anlatmak istediğim oyun sırasında Beberuhi karakterinin açıkta satılan gıda maddeleri, şekerler için, ellerini yıkamayan çocuklar için ve de parmak emen çocuklara sarfettiği cümlelerdi. Mikropların en sevdiği şeyleri, bize neler yapabileceklerini, neden kendimizi korumamız gerektiğini tane tane, tam da o yaş grubu çocukların anlayacağı kadar açık ve eğlenceli bir dille anlatması bence çok harikaydı.

Bir tiyatro oyununun aylarca parmak emmeyi bıraktırmaya çalıştığım ama başarısız olduğum 4,5 yaşındaki oğlum üzerinde bu kadar etki etmesi gerçekten şaşırttı bizi. Beberuhi karakteri “yoksa içimizde hala parmağını emenler mi var” diyerek işaret parmağını izleyicilerin üzerinde dolaştırması ve tesadüfen oğlumun da o anda parmağını emmekte olmasından dolayı bu lafı direk olarak üzerine alıp, biraz da utanarak parmağını ağzından çekerek bacaklarının altına alışını şaşkınlıkla izledik önce.

Sonraki günlerde ise uyumaya hazırlanırken bile elini ağzına götürmemesi hemen dikkatimizi çekti tabi. Konuşunca anladık ki, mikroplar vücuduna girmesin diye artık parmağını emmeyecekmiş.

Ve mutlu son, neredeyse 10 gün oldu ve parmak emmeyi bıraktı oğlum…

FİLİZ MORKOÇ

 

Hamiş 1 : Merak edenler için Devlet Tiyatroları’nın ve Devlet Opera ve Balesi’nin biletlerini artık sadece http://www.biletiva.com/ adresinden alabilirsiniz.

Hamiş 2 : Kullanılan foto şuradan alıntıdır.

 

Filiz Morkoç

1973 Doğumlu bir Aslan kadını, hiç sevmeden İşletme okudu, şimdi severek Gastronomi ve Aşçılık okumak için fırsat kolluyor. Eskiden okurken, fotoğraf çekerken, gezerken ve mutfakta zaman geçirirken kendinden geçerdi, şimdi tam zamanlı bir çalışan-anne. 2008 doğumlu Emre ile 2010 doğumlu Erdem'in anneleri. Anne olduğundan beridir doğal yaşam gönüllüsü, gittikçe dönüşüyor, doğala ve sadeliğe aşık. Halen bir bordro mahkumu, kurumsal hayattan ve yazılım danışmanlığından kopmaya çalışıyor, iki çocuklu ve iki iş'li bu hayatta çocuklarına annelik yapıyor ve bu yaşında halen hayallerinin peşinden koşuyor. Hadihamyap.com'un kurucu ortaklarından biri, günün birinde sadece bu işi yapmak istiyor. Kırsala göç etmenin hayalleriyle, yeni projesinin hayalleri birbirine karışıyor.

Okuyor, okuyor, okuyor... Okurken nefes alıyor, nefes verirken de yazmak istiyor...

www.hadihamyap.com

Yorum Ekle

Yorum yapmak için tıklayınız