Çocuk Psikolojisi Editörün Seçtikleri Kategorisiz Psikolog Teknoloji Yetişkin Psikolojisi

İletişimin fazlası zarar mı?

box2-2“Bizim zamanımızda..” tarzı bir girişle başlanan bir yazının Alternatif Anne web sitesine pek uymayacağını düşünüyorum aslında. Ama sayın site editörümüz Gülüş Türkmen tarafından daha 30’larımda 40 yaş anneleri grubuna dahil edildiğim için eski toprak annelere yakışır bir başlangıç yapmaya karar verdim.

Bizim evimize sabit telefon ben orta üçte iken geldi. Üstelik köyde falan değildik; büyük şehirde yaşayan, kolejde okuyan bir genç kız olarak, orta üçe kadar sınıf arkadaşlarımla yaz tatillerinde İzmir içinde mektuplaştım. Babam 1990’da Amerika’ya gittiğinde internet diye bir şey olduğunu öğrendim. Bir cep telefonunu ise  ilk kez tıp fakültesinde son sınıfta  gördüm.

Hayat garip bir şey… Geçen sene biraz küçük doğan kızımı günler geceler boyu kucağımda tutmak zorunda iken, uyumamak için sürekli cep telefonundan bir şey okumak ya da seyretmek çözümünü buldum. Aynı şehir içinde senelerce arkadaşları ile mektuplaşan bir kişi olarak bebeğim kucağımdayken bile akıllı telefonum olmadan yaşayamayacak duruma nasıl geldim bilemiyorum.

Bir de şu an 14-15 yaşında  ve doğduklarından beri cep telefonuyla ve internetle tanışık olan gençleri düşünün. Yaşları gereği hepsi yaşıtları tarafından fark edilmek, onlardan haberdar  olmak veya iletişim içinde olmak ihtiyacı içerisindeler. Teknoloji açısından bizim gibi “sonradan görme” değil, “yerli” oldukları için de en kolay yol olan telefon ve internet üzerinden haberleşmeyi tercih ediyorlar. Herhalde daha hızlı bir yöntem var iken klasik mektup yazacak değiller. Biz 30’lu yaşlardakiler bile internetsiz yapamıyoruz düşünsenize! Ama gençler ve biz bu kadar yoğun bir şekilde haberleşirken kaybedilen bir şeyler olabilir mi?

Bana göre aşırı telefon ve internet kullanımının riskleri şunlar;

–       Trafikte telefona bakmak gibi pratik sorunlar ve hepimizin artık aşina olduğu sağlık tehlikeleri

–       İnternette paylaşılan, telefondan yollanan, sonrasında pişman olunacak yorum, mesaj ve tweetler. Bunların bir kısmı bir arkadaşı küstürmek veya eski sevgiliye mesaj atmak gibi daha kişisel sonuçlara yol açıyor. Ama özellikle bir kişiye hakaret kabul edilebilecek yorum ve mesajlar adli süreçlerle bile sonuçlanabilir.

–       İnternet ve cep telefonu bağımlılığı: İnsana keyif ve ödül veren her şeye bağımlılık gelişebilir. Basitçe, bir aktivite diğer tüm zevklerin ve sorumlulukların üzerine geçmeye başlıyor, onu yapmamak rahatsızlık veriyor ve onunla geçirilen zaman sürekli artıyorsa bağımlılık diyoruz. Bu gözle bakıldığında elinden telefonu hiçbir ortamda  düşürmeyen pek çok kişiye cep telefonu ya da bilişim bağımlılığı tanısı koymak mümkün.

–       Dikkat sorunları: Bir önceki yazımda da söz ettiğim gibi aynı anda birçok şeyle uğraşmak yapılan tüm işlerde performansımızı düşürüyor. Ders çalışmak, makale yazmak gibi zaten birçok insan için zor ve sıkıcı işleri bilgisayar ve cep telefonu ile oyalanırken ne kadar zorlaştırdığımızı bir düşünsenize?

Bu saydıklarımın hepsi önemli riskler; ama bana göre anne veya gençler için teknolojinin getirebileceği en büyük kayıp “orada olmamak”. Yani sürekli uzaklardaki birileri ile haberleşirken, karşımızdaki arkadaşımızı görmemek, çocuğumuzun söylediklerini duymamak, ailemizle gerçek bir özel zaman geçirememek.

40 yaş annesi olarak eski günleri yad etmek hoş gelse de, uzağa giden akrabayla ayda bir haberleşmeyi, çıkan bir albümü seneler sonra öğrenmeyi, prospektüsü kaybolan bir ilacın yan etkisini bilememeyi, yolda bir terslik olduğunda arkadaşıma haber verememeyi eğlenceli bulduğumu söyleyemem. Ama serin bir yaz akşamında yasemin kokuları arasında ailemle kesintisiz sohbet etmeyi veya cep telefonunun her bildirimle yanıp duran ışığı olmadan sessizce gökyüzüne bakmayı kesinlikle çok özlüyorum ve çocuklarımın da arada sırada tam anlamıyla orada olmayı becerebilmelerini umuyorum.

* Bu yazımdaki bazı fikirleri ilk kez Şişli Terakki Lisesi’nde 7 ocak 2014 tarihinde yaptığım sunumda paylaştım.

*Resimdeki ürün, cep telefonu kapatıp “orada olmak” isteyen kişilere yönelik yaratılmış. Gerçeğini hiç görmedim; ama bence fikir çok güzel.  www.bepresentbox.com

Uzm Dr. Defne Eraslan

Uzm Dr. Defne Eraslan

ALTERNATİF ANNE UZMANI | Erişkin Psikiyatristi, Bilişsel Davranışçı Terapist. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun oldu, yine Ege Üniversitesinden Psikiyatri Uzmanı ünvanı aldı. Üniversite öğrencileri ile çalıştı, bir süre ilaç sektöründe yöneticilik yaptı. Acıbadem Üniversitesinde Yardımcı Doçentlik yaptıktan sonra şimdi kendi ofisinde çalışıyor, part time öğretim üyeliğine devam ediyor. İki çocuk annesi.

Yorum Ekle

Yorum yapmak için tıklayınız

*

Alternatif Yazarlar

Gülüş Türkmen
Gülüş Türkmen
Aslı Demirörs Ağtaş
Aslı Demirörs Ağtaş
Gözde Erserçe Özateşler
Gözde Erserçe Özateşler
Deniz Sütlü Özgül
Deniz Sütlü Özgül
Ayşegül Uysal
Ayşegül Uysal
Özdemir Hiçdurmaz
Özdemir Hiçdurmaz
Özge Çakıcı Songür
Özge Çakıcı Songür
Tuba Tayfun Kayalarlı
Tuba Tayfun Kayalarlı
Meftun Kocakaya
Meftun Kocakaya
Zeynep Domaniç
Zeynep Domaniç
Tümünü Gör

Güvenilir Uzmanlar

Uzm. Dyt. Orçun Kürüm
Uzm. Dyt. Orçun Kürüm
Uzm Dr. Defne Eraslan
Uzm Dr. Defne Eraslan
Uzm. Psk. Aylin Karabağ Sılığ
Uzm. Psk. Aylin Karabağ Sılığ
Eğt. Uzm. Dr. Elif Kalkan
Eğt. Uzm. Dr. Elif Kalkan
Psk. R. Berin Tuncel
Psk. R. Berin Tuncel
Uzm. Psk. Elçin Gündoğdu Aktürk
Uzm. Psk. Elçin Gündoğdu Aktürk
Uzm. Klinik Psk. Yasemin Meriç Kazdal
Uzm. Klinik Psk. Yasemin Meriç Kazdal
Uzm.Ped. Belgin Temur
Uzm.Ped. Belgin Temur
Funda Kale Yıldırım
Funda Kale Yıldırım
Tümünü Gör