Çocuk Kategorisiz

İki çocuklu hayatın “Acabaları”

confused mum3
İki ay önce ailemize katılan ikinci çocuğumuzla hayatı yeniden öğrenme sürecimiz yeni bir boyut kazandı. Acabalarla dolu tek çocuğa sahip ebeveynlik ikinci çocukla birlikte ailemizin dinamiğinde kendi cevaplarını bulmaya başladı. Tek çocuklu hayata o kadar alışmıştık ki bizi bekleyen yeni hayata ilişkin bir sürü soru vardı aklımızda. Bunlardan en önceliklileri ve yakın zamanda bulduğum cevaplarını şöyle sıralayabilirim.
İkinci çocuğumu ilki kadar sevebilir miyim?
Saçma bir düşünce biliyorum. Sevilmese yüzyıllardır insanlar neden birden fazla çocuk sahibi olsunlar değil mi? Saçma da olsa böyle bir korkum vardı. Cevabım evet, sevebilirmişim. Hem de çok. Ama ilkinden daha çok değil, daha az da değil. O büyük sevgi azalmadan ikiye bölünebilirmiş, hem de hemen.
confused mum2
Tekrar bir bebeğe bakmaya uyum sağlayabilir  miyim?
Kardeşler arasında yaş farkı az olursa böyle bir soru söz konusu bile olmaz tabi. Ama benim durumumdaki gibi arada 7 yaş olunca böyle bir kaygı oluyor işte. Cevap evet. Aradan geçen yıllara rağmen çok kısa süre içinde hem de. Tüm bilgiler ve deneyimler tekrar kullanılmak üzere zamanını bekliyor, ihtiyaç oluştuğunda hemen ortaya çıkıyorlar.
İlk çocuğum kardeşe hazır mı?
Bu sorunun cevabı herkeste farklı olur sanırım. Çocuğun kişiliğine, kardeşler arasındaki yaş farkına göre değişir diye düşünüyorum. Bizim durumda cevap “hayır”mış ama şunu öğrendik ki, onu kardeş sahibi yapmasaymışız hiçbir zaman da hazır olmayacakmış. Evdeki dengeler değişip benim bebekle daha fazla zaman geçirmemle , başta dirense de, 7.5 yaşında küçük bir bebek olan kızımız hızla abla oluyor.
İki çocuk arasındaki dengeyi nasıl kuracağım? Ya ilk çocuğum kardeşini çok kıskanırsa?
Bunun kolay olmadığı bir gerçek. Oluşabilecek sıkıntı ve stresi hafif atlatmak için doğum öncesinde çok iyi bir planlama gerekiyor. Çünkü tecrübeler gösteriyor ki annenin doğum sıkıntılarını atlatmak ve yeni doğan bebeğin düzenini oturtmak için zamana ihtiyacı oluyor. Bu süreçte evde ilgi isteyen başka bir çocuğun ihtiyaçlarına annenin tam anlamıyla cevap vermesi mümkün değil. O nedenle eş, anne, arkadaş, bakıcı vs desteği şart. Bizim durumda iki hafta babalık izni kullanan eşim sürekli ilk çocuğumuzla birlikteydi, destek için Türkiye’den gelen annem ise ev hayatını götürüyordu. Yani her şey kontrol altındaydı ama yine de beni paylaşmak kızıma zor geldi. Çünkü baş başa yaptığımız pek çok şeyi şimdilik yapamıyoruz. Bu durumun geçici olduğunu bilsem ve ona bunu anlatsam da onda bir hayal kırıklığı oluştuğunun farkındayım. Bu durumu telafi etmeye çalışacağım.

 confused mumYa ilk çocuğumda yaşadığım sıkıntılar tekrar yaşanırsa ?

Nasıl her hamilelik birbirinden farklı ise her çocuk da birbirinden farklıymış. İkinci çocuğum doğar doğmaz ablasından çok farklı bir kişiliği olduğunu anladık. Onunla nasıl yepyeni bir sevgi yumağına dönüştüysek yepyeni bir serüvene de başlamışız meğer. Ne ağlaması, ne beslenmesi, ne uyuması benziyor ablasına, hepsi bambaşka. Geride bıraktığımız 2 ay içinde onunla yaşadığımız sıkıntılar da öyle. İlkiyle benzer sıkıntılar da yaşanabilir elbette ama şimdi ben hem ilkine göre daha tecrübeliyim hem de artık 7.5 yıl önceki Tuba değilim. Anneliğim, hayata bakış açım o zamankinden çok farklı. Dolayısıyla her çocuk yeni bir serüven.
İki aylık iki çocuklu hayatımdan ilk “acaba”larıma aldığım yanıtlar böyle. Zaman içinde yenileri de eklenecek bu listeye ama şimdilik en tazeleri bunlar. Acabalı veya net, her şekilde heyecanlı kimi zaman da hayli zorlu bir serüven bu ebeveynlik. Tek çocuklu, iki çocuklu veya çok çocuklu herkese bu serüvende kolaylıklar dilerim…

Tuba Tayfun Kayalarlı

ALTERNATİF ANNE YAZARI | ODTÜ Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi mezunu olan Tuba, Lancaster Üniversitesi'nde Diplomasi Master'ı yaptıktan sonra diplomat olması beklenirken kendisini finans dünyasında buldu, Annelik ve sonrasında Londra'ya yerleşme ile iş yaşamına ara verdi. Tekrar döndüğünde ise kurumsal hayatın artık kendisine uygun olmadığına karar verdi. Yeni bir başlangıç yaparak kendi bloğunu oluşturdu. O zamandan bu yana yeni düşünceler, farklı kültürler ve alternatif hayatlara ilişkin görüş ve düşüncelerini bloğunda paylaşıyor.
http://www.sadeceanneyim.com

7 Yorum Var

Yorum yapmak için tıklayınız

  • merhaba yazdiklarinizi okudum ve cok etkilendim bende cok istiyorum ikici cocugu ama hep acabalar kafamda geciyor ve yapamayacaigimi dusunuyorum ogulum 3 yasinda ve bi cocuk da ha istiyoruz ama korkuyorum hamile kalirsa eger ogulum 3 yas 9 ay lik olacak ve becerebilecekmiyim onarin ikisinide bakmaya cok dusunuyorum bana bir akil verirseniz sevinirim simdiden tsk.

  • Merhabalar,
    Yorumunuz için teşekkürler.İkinci çocuğa karar vermeden önce kendinizi bu duruma hazır hissetmeniz çok önemli bence. Çünkü iki çocuk annenin yükünü oldukça artırıyor. Bir taraftan tamamıyla size muhtaç bir yeni doğan öte taraftan, sizin durumunuzda olduğu gibi, tam ilgi isteyen bir çocuk. Daha az stresli ve herkesin daha mutlu olabilmesi ancak sizin bu kararı çok isteyerek vermeniz durumunda olabilir. Bol şans diliyorum. Sevgilerimle…

  • Merhabalar,

    Blogunuza internette Ingiltere’de cocuklu yasam seklinde aratinca denk geldim. Benim de bir oglum var, 20 aylik. Biz de avrupada yasiyoruz. Yaklasik iki yildir annelik iznindeyim. En basindan her seyle kendim ilgilendim oglumu yalniz buyuttum. Oncesinde ikimiz de buyuk sirketlerde calisan kisilerdik. Tam ise donmeyi dusunurken esimin isi dolayisiyla Ingiltere’ye tasinma durumu soz konusu oldu. Biyografinizi okurken Turkiye’de calistiginiz halde Ingiltere’de calismadiginizi okudum. Ingiltere’de calisma hayati , cocuklara verilen saglik hizmetleri , kres fiyatlari, kiralar, Ingiltere’de genel olarak aile yasami , Ingiltere’de Turk olmak gibi konularda goruslerinizi benimle paylasirsaniz cok sevinirim. Cunku cok kritik bir karar vermemiz gerek gibi hissediyorum ve bu beni cok dusunduruyor. Simdiden cok tesekkur ederim. Sevgiler

  • Bu korkuları ilk çocukları ikiz olan bir anne olarak ben de çok yaşadım, bizimki sürpriz bir 2.gebelikti ve 3.çocuğum dünyaya geldi. Hamileyken bunları nasıl kırabileceğimi, dengeyi nasıl oluşturacağımı öğrenmek için bol bol okudum. Hamileyken sürekli çocuklarla karnımı sever, kardeşlerinden konuşur, onunla aralarında bağ kurmaya çalıştım. Ufaklık doğunca her işine ikizleri de dahil ettim. ” Kardeşin seninle birlikte banyo yapmak istiyor” diyerek herşeye dahil ettim. Hem onlar mutlu oldu hem aralarında bir bağ oluştu.