DEHB Eğitim Gülüş'ün Köşesi Öğrenci Koçu

İçinizdeki öğrenci koçunu keşfedin!

berna01Son zamanlarda çocuğum için yaptığım en iyi şey, öğrenci koçu Berna Kasapoğlu Serdarlı’nın Alternatif Anne, Ailemizle TV ve Mavi Aile Danışma Merkezi ortaklığında düzenlediği “Öğrenci Olmak/Veli Olmak” seminerine katılmaktı. Böylece çocuğumun çalışma ve öğrenme alışkanlıklarını 21 günde nasıl değiştirebileceğimi öğrendim (beynin yeni bir alışkanlığı edinme süresi 21 günmüş!) Alternatif Anne yazarlarından olan kuantum öğrenci koçu Berna Serdarlı, verdiği bireysel koçluk seansları sırasında görmüş ki aslında önemli olan annenin kendi çocuğunun koçu olmasını sağlaması. Bu yüzden bireysel danışmanlıktan ziyade seminerler vermeyi seviyor. Seminere katılmak isteyip katılamayan anne-babalar olduğunu bildiğim için öğrendiklerimi burada özetlemeye çalışacağım.

İster çocuğumuzun akademik başarısını önemseyen bir ebeveyn olalım ister çocuğu rahat bırakanlardan, çocuğumuzun okul başarısının hepimizin yaşam kalitesini etkilediğini gözardı edemeyiz. Çocuğumuz notlarını umursamıyor görünse bile onları önemsiyor! Peki ama, bazı çocuklar kolay bir öğrenim hayatı geçirirken neden bazıları zorlanıyor? Sebepler çok: Hafıza gücü, öğrenme hızı, öğrenme şekli, motivasyon, stres katsayısı… Bu yüzden çocuğu tanımak ve çocuğa uygun kararlar almak çok önemli. Zekâ tipinin daha ziyade sözel mi, görsel mi, müzikal mi, sosyal mi, içsel mi vs… olduğunu anlamalıyız mesela. Sonra hangi temsil sistemi ile öğrendiğini keşfedebiliriz: Görsel, işitsel ve dokunsal öğrenme şekillerinden hangilerini kombine ediyor çocuğumuz? Berna bütün bunlara sağ beyin-sol beyin farkını da ekliyor ve beyni uyanık tutmak için egzersizler öneriyor.

berna02

Diyelim ki “normal” bir çocuğunuz var. Bu “normal” çocuk için sade, süssüz bir çalışma masası idealdir. Ama mesela ben, normal değilim! Lise hayatım boyunca yatağımın üzerinde bağdaş kurup, önümdeki kağıda bakarak zikir çeker gibi öne arkada sallanmadan hiçbir şeyi kafama sokamadım. Berna, bunu “ritmik zeka” şeklinde açıklıyor. Haklı: Büyüyünce ilk önce müzisyen oldum!

Bir başka ilginç örnek: Bir çocuk radyoda müzik çalarken keyifle ödev yapabilir. Ama benim gibi ödev motivasyonu düşük, müzikal zekâsı yüksek bir çocuğun bırakın müzik dinlemeyi, su şırıltısı eşliğinde bile ödev yapması mümkün değildir!

Yine kendi örneğim üzerinden gideyim. Eğer derste anlatılanlar benim gibi çocuğunuza da vız geliyor tırs gidiyorsa, çocuğunuza öğretmenini onun gözlerine bakarak dinlemeyi tavsiye edin. Çünkü göz teması kurmak, konsantrasyonu ister istemez bakılan kişiye yöneltir. “Ben şimdi matematik öğreneceğim” diye koşullanmak, yazının altını çizerek okumak, zorlanılan problemleri bir daha çözmek de dikkati yükselten unsurlar arasında.

berna03Berna, iki ödev arasında TV izlemeyi hiç önermiyor. Bu, beyni yorarmış. Bunun yerine okuldan gelir gelmez, henüz “havamız” bozulmamışken bir şeyler atıştırdıktan sonra ders başı yapmak, ders bitince TV izlemek daha etkiliymiş.

Unutmayın ki çocuğunuzun okula başladığı ilk yılda ödevlerini onunla birlikte yapabilirsiniz, ama ikinci yıldan itibaren esasen çocuğunuzun olan bu sorumluluğu yavaş yavaş ona bırakmalısınız. “Anne baba, çocukla ödev yapmaya devam ederse sınav kaygısı tavan yapar!” diyor Berna.

berna04Gelelim işin başka bir yüzüne: Eğer çocuğunuz sürekli okulda öğrenilenleri telafi etmek durumunda kalıyorsa, bu, çocuğunuzdan kaynaklanan bir başka sorun olabileceğine işarettir. Dikkat eksikliği gibi. Bu durumda bir uzmana görünmek ve çocuğunuzun okul hayatını nasıl kolaylaştırabileceğini uzmandan öğrenmek, onun için yapabileceğiniz en iyi şeydir.

Tüm bunlar konuşulurken eğitim sistemimizin ne kadar sorunlu olduğunu da bir kez daha gözlemledik. Tüm veliler “bir dokun bin ah işit” atasözünü doğrularcasına yakındılar. Devlet okullarının müfredatı adeta velilere bıraktıkları konuşuldu. Ama seminere katılan uzmanımız Belgin Temur’un da söylediği gibi biz veliler, çocuğumuzda bir sorun olduğunda hep dış etkenleri suçlamaya meyilliyiz. Oysa bizim de yapabileceklerimiz var ve onlara odaklanırsak çocuğumuz için en iyisini yapmış oluruz.

Okul meselesini Alternatif Anne’de her şekilde irdelemeye devam edeceğiz…

Gülüş Türkmen

Yazar, müzisyen, iletişim danışmanı.
www.gulusturkmen.com

1 Yorum Var

Yorum yapmak için tıklayınız

  • Çok isteyip ama katılamadığım bir seminerdi..Heyecanla okudum, kızım 6.sınıfa gidiyor. 1.sınıftan beri dışardan gelen her eleştiriye kulağımı kapatarak, okuldan geldiğinde yemeğini yedikten sonra hemen ödevlerine başlamasına alıştırdım.Görenler yorgun, biraz dinlensin, yeni okuldan geldi deseler de kızım alıştı bu duruma. Çünkü gerçekten verilen epey uzun bir ara ödeve konsantre olmasını zorluyor. Sevindim kendi adıma, doğru adım atmışım:)