Hamilelik & Doğum Kategorisiz Lohusalık

İçindeyken kontrol sende, ya dışarıda???

Çocuğumuzun üzerindeki kontrolü ne zaman kaybediyoruz? 18 yaşında mı, doğumda mı, yoksa hiç bir zaman olmadı mı:

IMG_8097 Bana göre yılın sayısal olarak göze en hoş gelen tarihi olan 20.12.2012 tarihinde sezaryen ile oğlumuz Işık Erin’i dünyaya getirdim. Takip edenler varsa bilirler, problemli bir hamilelik olmadığı gibi gayet keyifli bile geçtiğini söyleyebilirim. Bunun sebebini ben hep kurallara uymama bağladım. Doktorum gıda olarak ne almamı söylediyse onları yedim, ne yasakladıysa onlardan uzak durdum. Stresten kaçtım, bana sıkıntı  veren veya verecek şeylerle karşılaştığımda şarkılar mırıldanarak ortamdan uzaklaştım… İlaçlarımı düzenli aldım, ilk aylar düzenli yüzdüm son aylarda  sakin yürüyüşlerle kendimce hareket ettim. Böylece çok kilo almadan problemsiz bir şekilde (şükürler olsun) kucağıma aldım çocuğumu…

Doğumla beraber elbette ki var olan bu düzen değişti. Bu beklediğim bir durumdu. Kendimi, çevremden duyduklarımla tüm zorluklara  hazırlamıştım; sezaryen ameliyatının sıkıntıları, ilk günlerde süt gelme durumları, uzun sürecek kanamalar, bebeğin uyku ve gaz problemleri yüzünden yorgun ve uykusuz geçecek günler ve geceler… Ama biz bunları hiç yaşamadan, daha  en başında düzenimizi oturtamayacaktık ve ben hiçbir şey yapamayacaktım…

Doğum yaptığım hastane doktorumun tercihiyle evimizin olduğu yakada değil, diğer yakada oldu. Ameliyat olacağım için bunu çok önemsemedik. Eşimle beraber hastanede üç gün kaldık, bende de bebekte de herşey normaldi. Çıkış yapacağımız günden bir gün önce akşam saatlerinde “çocuk doktorunuz babayla görüşmek istiyor!” dedi gelen hemşire. Birden panikledim, “neden sadece baba, niye kendisi gelmiyor, bir şeyler ters de benden mi saklanıyor?…” Eşime baktım, o da gergin görünüyordu. Meğer çocuğumuzda yenidoğan sarılığı olma ihtimali varmış, bunun için önlem olarak bir tedavi yapılacakmış, iznimizi istiyorlarmış. Biz iki günlük anne ve baba olarak ne biliyoruz ki, neye izin verelim ya da vermeyelim?!… Ameliyatlı ve dikişli bir şekilde doktorun odasına gitmek suretiyle yaptığımız konuşma neticesinde, bebek ben ve eşimin kan gruplarımızın farklı olmasından dolayı Işık’ın , riskli seviyede bir sarılık geçirebileceği ve tedavinin 40 dakika kadar süreceğini ve önlem olarak yapıldığını anladık ve kabul ettik. Ama tadımız epeyce kaçmıştı…

Ertesi gün öğlen çıkış için hazırlıklarımızı yaparken, Işık’ın bu riskli sarılıktan olup olmayacağının hala belli olmadığını söylediler. Bizim hastaneden çıkabileceğimizi ama önümüzdeki hafta süresince 3-5 defa evimize yakın bir hastane ya da klinikte Işık’a kan testi yaptırıp, kandaki bilurubin seviyesini onlara bildirmemizi söylediler. Dışarıdan çok makul görünen bu talep evimizin yakınındaki hastanelerin acil servislerinde işkenceye döndü. Eşim çalıştığı için akşamları hastanelerin “Acil”  bölümlerinde yetişkin hemşireleri Işık’ın el damarlarını bulamadılar. Bir sonraki gün öğrendik ki; bebeklerden elden değil topuktan kan alınırmış… Bir diğer gün hasta bir hemşire kan alırken Işık’a doğru hapşırdı! Diğer bir gün kan alınması için beklerken yanımızdaki bayan “çocuğunuzu bizimkinden biraz uzak tutun bizimkisinin ateşi var ve sebebini bilmiyoruz” dedi!!! Gerçekten sinirlerim alt-üst olmuştu… Doğum sonrası bir hafta içerisinde bunlar olup biterken Işık, 400 gr.dan fazla kilo kaybına uğradı ki; bu her bebeğin doğar doğmaz kaybettiğinin üzerinde bir rakammış. Çok iyi emzirmelisiniz ki toparlasın dediler, şükürler olsun ki o hengamede sütüm geldi ve bebeğimi emzirdim sonrasında da alması gereken kilodan fazlasını bile aldı. Sarılık seviyesi de hep normal değerlerde gitti, sarılık olmadı diyebiliriz.

Tüm bu yaşadıklarım bana tek bir şeyi düşündürdü; yaa Derya içerideyken sen kontrol edebiliyordun, ama artık değişti; senin elinde olan veya olmayan sebepler yüzünden hep birşeyler olacak, kontrol artık sende değil… Hayatın ta kendisinde…

Bu yazı Alternatif Anne’de ilk 28 Ocak 2013 tarihinde yayımlanmıştır.

 

 

 

 

Derya Demirkol Ateş

Derya Demirkol Ateş

ALTERNATİF ANNE YAZARI | Ankara'da doğdu büyüdü, uzun yıllar İstanbul, ardından iki sene İzmir ve son bir senedir tekrar İstanbul olmak üzere üç büyük şehri muhtarlığını yapacak kadar tanıdı. Mağazacılık kuyusunda geçen uzun yıllardan sonra son üç senedir fotoğrafa yöneldi, eşi ile birlikte düğün fotoğrafları çekmeyi çok seviyorlar. 36 yaşında ,annelikle ilgili en ufak bir fikri yok ve şimdilerde yeni anne!

Yorum Ekle

Yorum yapmak için tıklayınız

*

En Popüler İçerikler

Alternatif Yazarlar

Gülüş Türkmen
Gülüş Türkmen
Aslı Demirörs Ağtaş
Aslı Demirörs Ağtaş
Gözde Erserçe Özateşler
Gözde Erserçe Özateşler
Deniz Sütlü Özgül
Deniz Sütlü Özgül
Ayşegül Uysal
Ayşegül Uysal
Özdemir Hiçdurmaz
Özdemir Hiçdurmaz
Özge Çakıcı Songür
Özge Çakıcı Songür
Tuba Tayfun Kayalarlı
Tuba Tayfun Kayalarlı
Meftun Kocakaya
Meftun Kocakaya
Zeynep Domaniç
Zeynep Domaniç
Tümünü Gör

Güvenilir Uzmanlar

Uzm. Dyt. Orçun Kürüm
Uzm. Dyt. Orçun Kürüm
Uzm Dr. Defne Eraslan
Uzm Dr. Defne Eraslan
Uzm. Psk. Aylin Karabağ Sılığ
Uzm. Psk. Aylin Karabağ Sılığ
Eğt. Uzm. Dr. Elif Kalkan
Eğt. Uzm. Dr. Elif Kalkan
Psk. R. Berin Tuncel
Psk. R. Berin Tuncel
Uzm. Psk. Elçin Gündoğdu Aktürk
Uzm. Psk. Elçin Gündoğdu Aktürk
Uzm. Klinik Psk. Yasemin Meriç Kazdal
Uzm. Klinik Psk. Yasemin Meriç Kazdal
Uzm.Ped. Belgin Temur
Uzm.Ped. Belgin Temur
Funda K. Yıldırım
Funda K. Yıldırım
Tümünü Gör