Çocuk Faber & Mazlish Gülüş'ün Köşesi Kategorisiz

Her şeyi bilen, her sorunu çözen anne olmamalıyız

Hayıflanmıyor olabiliriz, ama bu rahat olduğumuz anlamına gelmiyor!

early“Suyunu da iç Barış’cığım” dedim. “O su değil anne, süt” dedi. Doğru ya, süt verdim çocuğa. Saat 06:40. Uyanmış olabilirdim ama “uyanık” değildim daha. Bana baktı, baktı, “Sen ne kadar rahatsın!” dedi. Bu ne şimdi? Bir yetişkin cümlesi. Sabahın bu saatinde mi? Cümlenin beynimde yol alması için gayret sarf ediyorum, kendisi okula yetişeceği ve ben de evde kalacağım için benim rahat olduğumu düşünüyor. Ne cevap vermeli şimdi buna? Üç dakika sonra servis kapıya gelecek; Kahvaltısını bitirmesi, ayakkabı ve montunu giymesi, benim de eline çantasıyla tostunu aldığını kontrol etmem gerekiyor. Bir de şimdi, bu cümleye güzel bir cevap bulmam…

“Bir günlüğüne benim yerime geçmek ister misin?” diye teklif ediyorum, “Ben de senin için bir gün okula gideyim” (Blöf yapıyorum, bir kez daha okula gidersem eve tabutum gelir!) Devam ediyorum: “Ben sana bugün yapmam gerekenlerin listesini çıkarayım: Seni yolcu ettikten sonra Aslı’yı uyandırmak, giydirmek, kahvaltısını yaptırmak ve okula bırakmak. Eve gelip mutfağı temizlemek, salonu ve odaları toplamak, çamaşırları makineye atmak ve bilgisayarda bekleyen işlere koyulmak, yarınki iletişim atölyesini hazırlamak…” Gülümseyen yüzüne bakıyorum, anlamış görünüyor, ama kendi sıkıntısı geçmiş değil. Derken servis geliyor.

Aslı’yı da okula bıraktıktan sonra arabama doğru yürürken gerçek cevap beynimde çakıyor:

Sen neden benim rahat olduğumu düşünüyorsun biliyor musun? Ben yapmam gerekenleri yaparken hayıflanmıyorum da ondan! Sen sabah yüzün asık kalktın, daha çok uyumak istediğin için sinir içinde giyindin, kahvaltıya hışımla oturdun. Ben de erken kalktığım için o kadar bitkinim ki süte ‘su’ diyorum. Sizi okula hazırlamak yerine uyumak daha rahat, ev işlerine koşturmak yerine yarın yardımcımın gelmesini beklemek de belki mümkün ama ben… Ben bütün bu yaptıklarımı yapmayı kendim seçtim! Sen … Sen okula gitmeyi kendin seçmedin! Bu senin mecburiyetin! İşte bu yüzden hayıflanıyorsun. Ve hayıflanmakta sonunda kadar da haklısın! İlgilenmediğim branşlar için projeler hazırlamak, hayatta asla kullanmayacağım formüller öğrenmek için sabahın yedisinde kalkmak nasıl bir ızdıraptır bilirim ben.
Ama bir anne çocuğuna böyle söyler mi? Söylemez!

Anında sorun giderme dürtünüzü dizginleyin”. İşte Faber ve Mazlish’in öğretilerinden biri. Barış’ın okula daha geç gitmesini sağlayabiliyor muyum? Hayır, en azından şimdilik hayır. O zaman ikimize de inandırıcı gelmeyecek, boş laf yapacak, karşılıklı güvenimizi zedeleyecek bir cevap aramama gerek yok. “Sabah erken kalkmak zor iştir, bilirim”. O kadar!

Hayatta bazı şeyler zordur, bazı şeyler sorundur. Çocukların bunlara kızması da, üzülmesi de doğaldır. Çocukları hayatın her olumsuzluğundan korumak için anlamsız bir çaba ve stres yaşayacağımıza, sadece çocuğumuzu dinlemek ve anlamakla mükellef olduğumuzu idrak etsek? Bazen kendimizi saldırı altında hissetsek de, savunma ihtiyacı duysak da, aslında çocuğun bizden beklediği en temel şey bu değil mi? Anlaşılmak. Empati.

Bu yazı Alternatif Anne’de ilk 23 Mart 2013 tarihinde yayımlanmıştır.

Gülüş Türkmen

Yazar, müzisyen, iletişim danışmanı.
www.gulusturkmen.com

Yorum Ekle

Yorum yapmak için tıklayınız