Hobi Röportaj Sürdürülebilir İyi Ebeveynlik Yetişkin Psikolojisi

Güzel uğraşlar, mutlu anneler yetiştirir.

Anneler fotoğrafçılığa çok ilgi gösteriyor. Hem hobi olarak hem de alternatif bir meslek olduğu için gün geçtikçe anne öğrenci sayısı artıyor.

İyi anne, mutlu annedir aslında. Kendini mutlu etmeyi başarabilmek de, sevdiğin işlerle de meşgul olmaktır. Geçtiğimiz hafta fotoğrafçılık kursuna başladım! Ankara Sinema Akademisi, bu işi eğitimden eğlenceye dönüştüren bir ortam sunuyor insana. Akademinin kurucusu Hakan bey, akademideki fotoğrafçılık kurslarına bizzat giriyor. Bunlar bir anne olarak da beni çok etkiledi: Biz (alternatif) anneler, çocuklarımızın mahremiyetine saygı göstermek adına onların fotoğraflarını paylaşırken özenli davranmaya çalışırız. Bunun yanında onların anını yakalamak ve bunu en güzel şekliyle yapabilmek için bu işi ehlinden öğrenmek gerektiğini de pekâlâ hepimiz biliriz. Akademiyi tanımak, en azından bir fikir edinmek isteyenler için sohbetimizin faydalı olacağına gönülden inanarak, güzel bir sohbete  başlayalım isterseniz.

Hakan bey, sizi kısaca tanısak?
Ankara Sinema Akademisi ve Ankara medya akademisinin kurucusu ve eğitmeniyim, Küçük yaşlarda başlan sinema fotoğraf ve sanata olan ilgimi bir çok kurumda ve üniversitede aldığım eğitimlerle meslek haline dönüştürdüm. Hem insanların sosyalleşebileceği aynı zamanda da meslek olarak bunu yapabileceği bir ortam oluşturdum. kurumumuzda 10 farklı alanda binlerce kişiye eğitim verdik ve hız kesmenden eğitimlerimize devam ediyoruz.

“Seni diğer insanlardan farklı kılacak bir şeyler yapmalısın.”

Bir gazete haberinde, mesleğinizde bu kadar genç yaşta böyle başarılı olmanızın en büyük sebebinin babanız olduğunuzu söylemişsiniz…
Başarılı olmak benim için hiçbir zaman hırs olmadı, keyif aldığım bir işi aşkla yapmak zaten başarıyı getiriyor. Art niyetli düşünüp ticari odaklı bakmadık hiçbir şeye, İnsanlar bunun farkında olduğu için, herkes bir diğerine referans oldu, gayet keyifle geçiyor derslerimiz. Evet bu alanda ilerlemem konusunda babam oldukça destek oldu, gidebileceğim tüm kurslara yolladı. Orta son sınıfa geçecekken bir gün bana dedi ki: “Oğlum lise 1 e başlayacaksın. 1 sene kaldı sadece ortaokulu bitirmene, senin gibi bir sürü insan olacak okulunda, seni diğer insanlardan farklı kılacak bir şeyler yapmalısın.”
“Gitar çalmak isterim” dedim. O zamanlarda gitar çalmak önemli ve daha özeldi. Gitar kursuna gittim, aynı sırada diksiyon etkili iletişim eğitimleri alıyordum ve taekwondo  ya da başlamıştım. Derken tüm lise hayatım onlarca kurs ve sertifika programı ile geçti. Aldığım bu eğitimlerle kısmen daha donanımlı bir hale gelmiştim babam sayesinde. Üniversitede öğrenci konseyi genel sekreterliğine seçilip, birçok öğrenci kulübüne başkanlık yapmam gibi bir çok konuda özgüven sahibi olmamın sebebidir bu aldığım kurslar.

Fotoğraf çekmeyi sanat haline getirme çabası içerisinde annelerle de karşılaşıyor musunuz? Annelik sizce fotoğrafçılığı nasıl etkiliyor?
Evet anneler fotoğrafçılığa oldukça ilgi gösteriyor. Hem hobi olarak hem de alternatif bir meslek olduğu için gün geçtikçe anne öğrenci sayımız artıyor. Hatta birlikte bir şeyler yapabilmek adına, anne kız – anne oğul katılım sağlayan öğrencilerimiz var. Geçenlerde dışarıdaki uygulama dersi esnasında, fotoğraf çekmek için yere uzanan kızına : “Kızım kalk oradan, üşüteceksin sonra öksürüyorsun” diye, derste bağıran bir anne olmuştu.  Diğer kursiyerlerinde yüzünde bir tebessüm oluşturmuştu bu olay 🙂

Mesleginizde karşılaştığınız en büyük avantaj ve dezavantaj nedir?
Mesleğimin en büyük avantajı bir sürü yeni insanla tanışıyorum, insanların keyif aldığını görmek bana artı bir keyif veriyor. Lisede de fotoğraf öğretmeni olarak görev yapıyorum aynı zamanda. Küçüğünden büyüğüne, gencinden yaşlısına, ev hanımından çalışanına tüm herkesin aynı şekilde keyif almasını sağlamak ve bunu başarmanın sonundaki mutluluğu size anlatamam. Tek dezavantajı da bedenimin zaman zaman yoruluyor olması. Çünkü eğitimlerimiz daha çok dışarıda oluyor. Bazen üç farklı grubun dışarı dersi aynı güne denk geliyor, saatler boyu yürüyüp aynı anda ders anlatmak  kimi zaman yoruyor. O da gün bitiminde tatlı bir yorgunluğa bırakıyor kendini.

Sosyal medya sanal bir gerçeklik olabilir ama fotoğraf sanal bir gerçeklik değil, zamanın ve o anın dondurulmasıdır.

Sosyal medya bir sanal gerçeklik. Çektiğimiz fotoğraflar da bi nevi öyle aslında.. Sizce fotoğrafçılığın sanal gerçeklikten ayrılan yönü nedir?
Sosyal medya sanal bir gerçeklik olabilir ama fotoğraf sanal bir gerçeklik değil, zamanın ve o anın dondurulmasıdır. Bir 10 yıl sonra şu andaki sanal medyanın hiçbiri olmayacaktır belki de ama fotoğraflanmış bir ağaç  hala varlığını devam ettirecektir. 100 yıl öncesinin bir portre fotoğrafına hala bakabiliyoruz. Çoğumuz bunu yapmasak ta, çekilen fotoğrafların basılı hale getirilmesi en doğru olandır. Sıkıcı teorik bilgileri bir kenara bırakıp, pratiğe odaklı, keyifli bir gün geçirmenizi sağlayabilecek bir  kurs mekanı arıyorsanız buraya bir uğrayın! Tabi ki şunu da unutmayın : Güzel uğraşlar, mutlu anneler yetiştirir!

Ayşegül Uysal

1982 Giresun doğumlu. İşetme mezunu, tipik bir Karadeniz kadını. Çocuklarının olacağını öğrendikten sonra tam bir ar-ge elemanına dönüşüp, araştırma-uygulama-sonuçlandırma üçgeniyle boğuşmaya başlayan, çocuklar için "daha iyisi ne olabilir" e takık, üretmeyi, yazmayı, okumayı, yeni yerler ve yeni insanlar görmeyi seven, deli-dolu , çalışan bir anne. En hassas konu çocuklar... STK faaliyetleri içerisinde... 3 çocuklu bir hayatın dezavantajlarını avantaja dönüştürmeye çalışmakla meşgul.
Çocuklarına bırakabileceği her ne varsa onun peşinden koşturmaya hazır. Hayatımı çocuklardan önce ve sonra diye ayırsam, onların var olduğu kısımda yeniden doğduğum aşikar..

Yorum Ekle

Yorum yapmak için tıklayınız