Girişimci anneler – Sabunağacı nasıl doğdu?
Sabunağacı’nı bugünlerde sosyal medya ortamında görmüş olabilirsiniz. Tanıtımları ve ilgi hızla büyürken biz de girişimci annesi Esra Coşkun’la tanışmak size de tanıştırmak istedik.
Esra Coşkun 1981 Edirne doğumlu göçmen bir aileden gelen makine mühendisi bir anne. Babasıyla aynı meslekten olmalarının dışında birçok özelliğini ondan aldığını düşünüyor. Kendisi için “Gezmeyi, değişik hayatlar görmeyi, yaşlılardan hayat hikayeleri dinlemeyi ve yaşamı bire bir tecrübe etmeyi çok severim.” diyerek bahsediyor.
Sabun ağacı’nı merak ederseniz, kullanmak isterseniz aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz.
Esra K. Coşkun
05547298077
eposta: esra@sabunagaci.com
Bu yazının altına 20 Şubat akşamına kadar yorum bıraktığınızda da Sabun Ağacı’nın 100 G Sabun Cevizi hediyesini de kazanma şansını elde edeceksiniz. Peki 100 Gr. Sabun Cevizi ile ne yapabilirsiniz?
Sabun cevizi, Güney Asya’da yetişen Sabun Ağacı’nın meyvesidir. O bir bitki deterjan. Yani %100 organik. Zararsız. İçerdiği Saponin nedeniyle doğal olarak anti bakteriyel, antiseptik ve alerji yapmayan bir temizleyici. Sabun cevizi çekirdekleri çıkarılarak güneşte kurutularak toplanmaktadır. Sabun cevizini direk bu kabukların 3-4 tanesini makinenize atarak kullanabileceğiniz gibi, sabun cevizi çayını hazırlayarak da kullanabilirsiniz. Bu meyvelerin her biri art arda 3-4 kez kullanılıyor. Yani normal deterjanlara göre hem çevreci hem zararsız hem de çok ekonomik ve karlı. 100 gramda yaklaşık 35 adet çekirdeksiz sabun cevizi vardır. 8-10 adet sabun cevizini 1,5 litre su ile yarım saat kaynattıktan sonra Sabun Cevizi Sıvısı dediğimiz sabun çayınız hazır olacak. Bu doğal bir madde olduğundan bozulmaması için buzdolabında, balkonda ya da serin bir yerde saklamalısınız. Ayrıca sirke ve limon suyu ilavesi ile ömrünü uzatabilirsiniz. Ardından ister çamaşır makinenizde, isterseniz bulaşık makinenizde, ister genel temizlikte, ister gümüş, ayna, beyaz eşya temizliğinde isterseniz de saçlarınızın bakımında ya da sabun yapımında kullanabilirsiniz. Ayrıntılı bilgi sabunağacı web sitesinde mevcut.
Esra Coşkun kimdir?
Atalarım Bulgaristan ve Arnavutluk göçmenlerinden. Annem üniversite de rektörlükte çalışıyordu, 1999’da emekli oldu. İlk Edirne ardından Isparta’da büyüdüm. Edirne’de Fen Lisesi’nde okudum ve liseden sonra 1 sene AFS ile Norveç’e gittim. Döndüğümde Lisans (YTÜ) ve Yüksek Lisansı (İTÜ) İstanbul’da yaptım. Stajımı İspanya’da tamamladım. Önce Tekirdağ Çorlu’da işe girdim. Ardından Kocaeli’de iş buldum, taşındım. Halen İzmit’te yaşıyorum ve ARGE’de çalışıyorum.
Şubat ayı konumuz “anne işe gitme!” sen ne düşünüyorsun bu konuda? İşe dönüşün zor oldu mu?
Oğluma çok bağlıyım. Hep onunla birlikte zaman geçirmek en çok istediğim şey. Ama beni iş hayatına döndüren en önemli şey annemin de çalışan bir kadın olması. Eğer o çalışmasaydı bugün elde ettiğim birçok şeyi elde edememiş olurdum. O yüzden annelik sonrası işe dönüş ne kadar zor olsa da çalışıyorum.
Nasıl bir anne olduğunu düşünüyorsun?
2007 Mayıs ayında Çorlu’dan İzmit’e taşındığımda yeni işimde aşkımla tanıştım, evlendik (2009) ve anne oldum (2010). Son yıllar çok hızlı geçti. Bunca kimlik arasında, kendimi biraz mühendis, biraz kardeş, biraz çocuk, biraz eş, ama en çokdaanne hissediyorum. Ömer solunum sıkıntısı ile doğmuştu ve o doğduktan sonra ilk senemde ücretsiz izin kullandım. Onun her anını tek başıma yaşadım. Ailelerimizden iş gereği uzaktayız. İlk lohusalık döneminde annem yanımdaydı ama sonrasında onu sıfırdan kendim büyüttüm. Anne olduğum güne kadar elime bebek almamış benim için bu çok zor bir süreçti. İlk başlarda oldukça zorlandım. Ama o kadar sıcak bir ilişkimiz oldu ki, huylarımız çok benziyor. Ne hissettiğini ne yapacağını gözünden anlıyorum. Çok iyi anlaşıyoruz. Bugüne kadar ona bir kere sesimi yükseltmedim. İlişkimizi zedelemeyi göze alamıyoruz. İşte o yüzden o 11 aylıkken işe dönüşüm çok zor oldu. Ancak bir şekilde zor iş şartlarına katlanıp onunla daha çok vakit geçiriyorum ve mutlaka ona vakit ayırdığımı hissetmesini istiyorum. Hayatı boyunca yanında olacağımı ve sonsuza dek bir gün bu dünyadan göçsem bile manevi olarak hep yanında olacağımı ve ona hep destek olacağımı ruhunun derinliklerinde hissetsin istiyorum. O bana çok güveniyor ve ben bu güveni boşa çıkartmayacağım.
Sabunağacından bahseder misin? Nasıl oldu bu işi yapma kararın?
Sabunağacı büyük bir arayışta olduğum süreçteaniden hayatıma girdi. Yükselerek hayatımın merkezine oturdu. Bir tutku oldu,artık bırakabileceğimi sanmıyorum. Oğlum doğduktan sonra hayatı, zorlukları yaşamın ne kadar değerli olduğunu anladım. Sanki yeniden doğdum. Onun doğumu hayatımda bir deprem etkisi yarattı. Geçmişe dönük tüm yargılarım silindi ve benim için yeni bir hayat başladı. Hayatın ne kadar değerli olduğunu, boş vesveselerle (kuruntularla)zamanın harcanamayacağını anladım. O önceliklerimin ne olduğuna karar vermemi sağladı. Lohusalığı atlattıktan sonra dünyadaki her şeyi yapabilirim duygusu içime yerleşti. En önemlisi de artık dahagüçlü hissediyorum ve artık eğer istenirseher türlü güçlüğün altından kalkılabileceğine inanıyorum.
Bu yıl yaz tatili dönüşü oğlumda öksürükle karışık dinmeyen burun akıntıları ve göğüs hırıltıları, üst üste nezle grip, öksürük, nefes alamama şikâyetleri, bizi birçok doktora götürdü. Rutin çocuk doktorumuz dışında, kulak burun boğaz gibi diğer doktorlara da gittik. İstanbul’daki doktorumuz Erhan Ateş oğlumun alerjik bronşit olduğu söyledi ve alerji testi yaptı. Astıma dönmesinden çok korktum. Evdeki halıları kaldırdık olmadı, geri koyduk, şurup içemediğinden, doktorlarımız iğne verdi, ağlaya ağlaya gözümün içine baktı hep iğne olurken, eridim bittim. Ne yapabilirim diye araştırırken, temizlik maddelerini, yaşadığımız ortamı, hava kirliliğini düşündüm. Bunlar hayatımızın büyük bir bölümünü kapsadığından oldukça etkilidir diye araştırmalara başladım. Yurtdışında doğal temizlik için neler yapılıyor derken, aldığım her şeyin içine daha da dikkatli bakmaya başladım. Mesleğim gereği içinde yazan tüm anyonikleri, yüzey aktif maddeleri, kimyasal malzemeleri biliyorum. Laboratuarda da kullandığımız tehlikeli kimyasallar var. Yan etkileri bize gelen MSDS’ler de yazıyor. İçim burkuldu. Tamam, temizlik çok önemliydi ama ya bizim sağlığımız ve daha uzun vadede çevremiz, geleceğimiz? O yüzden diyorum ya “Ekolojik yaşam bizim geleceğimizdir” diye. Doğaya kendimizi affettirmeli ve ona kendini toparlamasında yardımcı olmalıyız.
Araştırmalarım esnasında sabun ağacını, sabun cevizimi buldum. Meyvesinin saponin içerdiğini ve oldukça işe yaradığını Kanada’dan Avusturalya’ya değişik insanlar ve kaynaklardan okudum. Tüm Dünya’da geçerli… Peki, biz niye kullanmıyoruz bunu benim güzel ülkemde diye düşündüm. Bir de organik yazan her şeyin gerçekten organik olmadığı biliniyor sonuçta, birçoğunun içini okuyorum, kimyasallar, parabenler, etil alkoller vs. var. O yüzden hiç işlenmemiş sabun cevizi bitkisinin kendisini istiyordum ben. O masum bitkiciği. Aldım kullandım. Bir daha aldım, bir daha kullandım. Çok memnun kaldım. Daha önceden elime batan yıkanmış çamaşırlar yumuşacık oldu. Deterjan kalıntıları, yumuşatıcının kimyasal kalıntıları artık bizimle değildi. İç çamaşırları, çorapları, bebeğimin kirlilerini hep yıkadım. Sürekli denedim. Koku vermek için ne yapabilirim derken, aroma terapi de kullanılan esansiyel doğal kokular buldum. Bunları durulama öncesi çamaşırlara ve yaptığım sabun cevizi sıvılarına ekledim. Sonuç olarak anti bakteriyel etkiye çok güzel kokularla birlikte sahip oldum. Artık kimyasalsız bir hayat özellikle dikkat ediyorum. Doğal olan her şeyi deniyorum. Sürekli araştırıyorum.
Allah’a şükür, oğlum son 2 aydır iyi hasta olmadık. İğneler bitti. Teşekkürler Sabun cevizim.
Sabunağacı için gelecekteki hayalin nedir?
İlk isteğim, katkısız reçetelerle sabun cevizinden katı sabunlarını herkeseulaştırmak,bebekleriçin öksürük kremleri, pişik kremleri,bizler için bakım ve güzellik kremleri yapmak, bitkisinden saç boyaları, parfümler hazırlamak. Evde bunlarınçoğunu denedim, olumlu sonuçlar elde ettim ama henüz sadeceARGE aşamasındayız, mutfakta. Hayalim bir atölye açıp, orada doğal reçeteler ile bakım günleri düzenlemek. İlgilenen kişiler toplanıp, kendi doğal ve zararsız ürünlerimizihepbirlikteyapmak, ailemize sağlıklı, içeriğini bildiğimiz ürünlerle en iyi şekildebakmak, kendi özel hediyelerimizi hazırlamak. İlerisinde de sabun cevizinden başka tüm bitkilerle doğal bakım ürünleri üretmekve atölyemde bunları paylaşmak. Kısacası herkesin evinde ekonomik olarakhazırlayabileceği,doğayı koruyan ve gelecek nesillere en iyi şekilde aktaran, organik ürünleryaratmak istiyorum.
Rutin geçen bir gününü anlatır mısın? Özel zamanlarında neler yaparsın?
Sabah 06.30 Kalkış (hafta içi, sonu farketmez) Hafta içi hep, bazen hafta sonu da işe gidiyorum. İşimiz çok yoğun, imalat içeren hareketli bir iş. Öyle böyle yoruluyorsun. Akşam en geç 18.00 de evde olmazsam Ömer kıyameti koparıyor. İşten artan tüm zamanımı oğlumla ve sabun ağacı ile geçiriyorum. Oğlum her akşam 21.00 de uyuyor ve ben Ömer’i uyuturken bazen yanında uyuyakalıyorum. Ayrıca o yatmadan her akşam birlikte farklı bir aktivite yapmaya çalışıyoruz. Bunları da www.evatolye.blogspot.com ‘da paylaşıyorum. Güz döneminde hafta sonları Iraz’ın oyun gruplarına katıldık. Çok yararlı oldu.
Ancak bu yoğun programda, canım eşime yeterli zaman ayıramıyorum ve bunun için çok üzülüyorum. Kendisi oldukça anlayışlı ve beni derinden destekleyen bir eş. O her şeyim benim. Beraber vakit geçirmek için, gizlice hafta içi -bazen yıllık izinlerimizden kullanıp- elele dışarda gezdiğimiz oluyor. İstanbul kaçamağı yapıyoruz, geziyoruz. Arada ihtiyaç duyuyoruz böyle kaçamaklara ama Ömer doğduğundan beri daha henüz hiç eşimle baş başa akşam dışarı çıkamadık. Onun için belki biraz daha zamana ihtiyacımız var sanırım.
Girişimci annelere ne önerirsin?
Girişim insanın içinden gelen ve durdurulamayan bir istek. Genlerimizde işli olduğunu düşünüyorum. Tabi önünüze çok engel çıkıyor. Özellikle de Türkiye’de hiç kolay değil girişimcilik biliyorum ama bence kimse vazgeçmesin. Girişimci annelere önerim, kesinlikle kalbinizin ve isteklerinizin peşinden ayrılmayın.
Şu günlerde okuduğun kitap var mı? Yoksa en son ne okudun?
Son dönemde hep Yaratıcılığı Geliştiren konular üzerinde Yaratıcı Drama ile ilgili kitaplar (Tülay Üstündağ) okudum. Ancak bu ay akşamları Joni Levine’in “Everything Toddler Activities” okuyorum. Kitaplarımın hepsini internet üzerinden araştırıp alıyorum. Joni Levine ‘in kitabını Ebay ile Aldım. İnternetten sık alışveriş yaparım. E-ticaret ikinci hobim diyebiliriz.
Alternatif Anne okuyucularına bir mesajın var mı?
Annelik kişiye özel bir tecrübedir. Herkesin anneliği farklıdır. Toplumumuzda sık karşılaşılan bir durumolması nedeniyle,başkalarına ve başkalarının çocuklarına veyaanneliğine kimse karışmasınya daözenmesin derim. Montessori’nin de dediği gibi; çocuğunuzu iyi gözlemlerseniz ve içinizden gelen sesi dinlerseniz, bence ona en iyi ve özel anneliği yapmış olursunuz. Unutmayın, her annenin kendisi bir alternatif annedir.
Yazar Hakkında
Benzer yazılar
Yorumlar (10)
Yorum yazın
You must be logged in to post a comment.

OzlemGuntas
Yazıyı okurken İstanbul’dan sonsuza kadar kaçma fikri yine tüm hücretlerime sirayet etti. Pekala, küçük yerlerde de yaşayıp büyük işler yapılabilir. Biraz daha etrafa bakmak yeterli sanırım. Sizin gibi örnekler çoğaldıkça cesaretim artıyor.
ozge1985
yazıya bayıldım.
gerçekten emeğinize sağlık..
çok güzel bi röportaj olmuş..
firdevs
selam
tekrar şansımı deniyorum.yazıyı ve yapmış olduğunuz işi çok beğendim.gerçekten faydalı bir girişim olmuş emeğinize sağlık.ve bende sabun cevizleriyle tanışmak istiyorum gerçekten çok merak ettim.başarılar..
Kitapçoksever Anne
Firdevs hanımın sorusuyla önemli bir şeyi atladığımızı farkettik. Bu güzel röportaj tam da sitemizin güncelleneceği günlere denk geldi ve daha önceki siteye yorum bırakanların yorumları yeni sitemizde kayboldu.
Ama biz daha önce yorum bırakan tüm okuyucularımızın isimlerini not aldık. Yeni sitemizde yorumları görünmüyor olsada şansları devam ediyor. Aşağıdada isimlerini yazıyorum ki “biz şansımızı yitirdik” diye düşünmesinler. Tek istediğimiz yeni sitemize üyeliklerini yenilemeleri.
Papatya
Lacivert
Havva
Egeada
Yaşın
Ebru Sezer
Felicity
Pkanar
Sibel Yaman
Nur
Firdevs
Anlayışınız için teşekkürler.
esma
insanın hayalleri için birşeyler yapabiliyor olması ne hoş, dilerim hepsi gerçek olur.
Ve baktım ki bu gün 20 şubat. Belki şansım vardır sabun cevizlerini tanımak için
gulsen
bizim çocuklarımızın bizden kat be kat ilerde olması çok onur verici…Esra Hanımı kutluyorum ve kesinlikle geç kalmadığımı düşünerek sabun cevizimi istiyorum
))
billge
Doğal birşeyler arayıp da çok zor bulabildiğimiz yaşamımızda kendimize küçük de olsa alternatif bir hayat yaratmak kadar beni hiç birşey mutlu etmiyor. Çocuklarıma doğal bir yaşam sunmak adına başladığım araştırmalarıma sayenizde sabun cevizi de eklendi. İnanın çocuklar gibi sevindim yazınızı okuyunca. Bu benim için kül suyu sabununa alternatif oldu. Özellikle de kimya mühendisi, bu işi ve özellikle de anneliğin tadına varmış bir hanımın araştırmaları benim için mücevher değerinde.
Emeğinize, yüreğinize sağlık
Kitapçoksever Anne
Herkese katılımı için bizi ve Esra hanımı destekledikleri için çok çok teşekkürler. Çekiliş sonucumuzda sabun cevizlerini kazanan kişi sitemizin eski haline mesaj bırakmış olan Nur oldu. Kendisinden bizimle en kısa sürede irtibata geçmesini rica ediyorum. Email adresim: karasu6@gmail.com
Bizi takip etmeye devam edin.
şükriye arda
yazınızı bayıldım okudukca eski günlerimi hatırladım !! size haddim olmayarak bir tavsiyede bulunmak isterim, sabun agacının meyvelerinden artık türkiyede bitkisel icerikli ürünlerimiz üretilmekte ersag temizlik&kozmetik merkez DENİZLİ inanmaya ananmaya başladım ürünleri kullanmayı ama şu anda hem saglıgıma kavuştum hemde cevreme faydalı oluyorum bir ev hanımıyım yazılarımda hatam varsa kusura bakmayın sizlerinde incelemenizi tavsiye ederim!!!! http://www.ersagorganiktemizlikizmir.com şükriye arda irtibat: 0 542 246 00 32
Kitapçoksever Anne
Nurhanima ulasamdik malesef o yuzden yedek talihlimiz firdevs hanim alacak sabun cevizlerini. Tebrikler.