Cinsellik Çocuk Çocuk Psikolojisi Çocuk Sağlığı Kategorisiz Pedagog Psikolog Röportaj

Eyvah, çocuğum “o” soruyu sordu!

O sorunun bir gün sorulacağını biliyoruz, yok kaçarı! En doğru cevabı uzmanlarımız veriyor:

confused-woman

Çocuk olmak zor. Yetişkinlerin dünyasında yetişkinlerin kurallarına göre yaşamaya çalışmakla geçiyor çocukluk. El yordamı ile arada derede, soru sorup cevap alabilirsen, ya da gördüklerin, işittiklerinle öğrenmeye çabalıyorsun hayatı ve dünyayı. Hele bazı konular var ki; büyüklerin ağzından kerpetenle laf alman gerekiyor, sırası gelmiyor, bilmiyor, vakti olmuyor ya da büyüyünce oku öğren diyorlar. İşte cinsellik de bu konulardan biri.

Ama diğer her konudan bir farkla; büyükler de bilmiyor bu soruları nasıl cevaplayacaklarını. Hep bir tedirginlik: Ne zaman soru gelecek? Aman sormasa da yüz göz olmasak? Hatta aklı evvel bir büyük konuya ilişkin bir leylek hikayesi uydurmuş ki, ne mümkün bugünlerde gözünün içine bakarak konuştuğumuz çocuklara böyle bir açıklama yapabilmek!

Cinselliğe ilişkin çocuğumuzun sorularını nasıl bir dille ve hangi noktalara dikkat ederek cevaplayabileceğimizi konunun uzmanlarına sorduk. Bize cevaplarıyla çok önemli bilgiler veren Uzm. Psk. Hale Nur Kılıç, Pedagog Betül Şen, Uzm. Pedagog Belgin Temur, Uzm. Çocuk Psikologu Fiona Faraci Petridis, Uzman Psikolog Beril Pabuççer ve Pedagog Isabel Hecker’a çok teşekkürler.

Efendim, ne dediniz? Daha erken mi sizin için? Yazıyı sonra mı okuyacaksınız! Siz bilirsiniz ama bence beş dakika ayırsanız fena olmaz…

Sorular ne zaman başlar?
Uzm. Psk. Hale Nur Kılıç’a göre cinselliği merak etmenin belli bir yaşı yoktur. Soru sormaya başladıysa her an cinsellik hakkında da soru sorabilirler. Uzm. Pedagog Belgin Temur diyorki: “3-4 yaşlarına gelen çocuklar, bebeklerin ve kendilerinin nereden geldiği konusunda meraklanmaya ve soru sormaya başlarlar. 7 yaşından itibaren de kadın ve erkek arasında olup bitenler merak edilmeye başlanır.” Pedagog Betül Şen ise özellikle 2 yaş bitimi ile 3-4 yaş aralığı döneminde çocuğun cinsiyetini keşfettiğini ve cinsiyetler arası farklılıkları sorguladığını vurgularken çocuğun soru sormasının doğal gelişim sonucu olduğunu ekliyor. Uzman Psikolog Beril Pabuççuer 7 yaş öncesi soruların kaynağının çocuğun bedenini ve dünyayı algılamaya ve keşfetmeye çalışmasından kaynaklı olduğunun altını çiziyor.

Bu sebeple siz siz olun, çocuğunuz ilk cümleyi kurduğunda okumalara başlayın. Zaten dinozorların isimlerini de yeni öğrenmediniz mi? Neyse ki bu daha bildiğiniz konu…

Ben anlatamam? Okulda pedagog toplasın, anlatsın olmaz mı?
Tüm uzmanların hem fikir olduğu konu çok net, çocuklar cinsellikle ilgili bilgileri ilk olarak ailelerinden öğrenmelidirler. Uzm. Psk. Hale Nur Kılıç en sağlıklı bilginin aileden alınacağını söylüyor. Ve ekliyor “Önemli olan hem onları tatmin eden hem de basit ve doğru ifadeler içeren cevaplar verebilmektir. Ergenlik yaşında her şey daha ayrıntılı ve bilimsel bir dil ile anlatılabilir, ama erken dönemde basit ve soru kapsamı dışına çıkmayan cevaplar yeterlidir.” Pedagog Betül Şen ise ailenin gerekirse pedagogdan bu alanla ilgili soruları nasıl cevaplaması ile ilgili destek alabileceğini; ancak çocuğu bir pedagogla görüştürmenin duruma gereksiz bir önem atfedeceğini söylüyor. “Ancak farklı tercihler geliştiği hissedilirse o zaman bir uzmana başvurulabilir.”

Uzm. Pedagog Belgin Temur’a göre “Bu soruların yanıtlarını asla üçüncü kişilere bırakmamalıyız. Çünkü bu sadece bir bilgi konusu değildir. Aynı zamanda çocuğun anne babasının cinsellikle ilgili konulara yaklaşımını anladığı, kendisine bir anlam çıkardığı ve bu anlamla bundan sonra neyi merak etmesine izin verildiğini saptadığı bir süreçtir. Bu nedenle de çocuk açısından son derece değerlidir.” Uzman Çocuk Psikologu Fiona Faraci Petridis bir başka kritik noktaya değiniyor; cinsellik hakkında ilk soruların konuyla ilgili bir travma yaşanmadığı sürece aileden alınmasının önemli olduğunu söylüyor ancak her yaşa yönelik açıklamaların farklı olduğunun altını çiziyor.

“Tamam ben biliyorum ne anlatacağımı. Sakin bir zamanda evde baş başayken anlatayım tüm bildiklerimi, sonra ben de rahat o da” mı dediniz? Güzel fikir de uzmanlar ne diyor bakalım?
Uzm. Pedagog Belgin Temur çocukla cinselliği konuşabilmek için ilk sorunun gelmesini bekleyin diyor. Normal koşullarda bir çocuğu karşımıza alıp uzun uzun cinsellikle ilgili bir konu konuşulmayacağını, çünkü zaten çocuğun gelişim dönemleri süresince zamanı geldikçe ufak ufak bize sorular sorması ve bu soruların yanıtlarından tatmin olup, zamanı geldiğinde yine bir soru ile karşımıza çıkmasının olağan olan olduğunu belirtiyor. Belgin Hanım devam ediyor: “Ancak mutlaka her anne babanın çocukların cinsellikle ilgili sorularına hazır olmaları gerekir. Çünkü çocukların bu soruları ne zaman, nerede ve hangi ebeveyne soracakları hiç belli olmaz. Kime sorduysa aynı anda o kişi tarafından sorusunun doğru bir şekilde yanıtlanması gerekir. Bu şekilde ilerlendiğinde zaten çocuk yaşı büyüdükçe merak ettiği her şeyi sıralı bir şekilde öğrenmiş olacaktır.”

Uzman Çocuk Psikologu Fiona Faraci Petridis’in anlatım tarzına ilişkin verdiği ipuçları ise kulağa küpe olacak cinsten;

“Küçük yaşlarda daha soyut biraz hayal dünyasına yer bırakan hikaye şeklinde, çocuğun yaşı ilerleyip sorular detaylandıkça daha net anlatılmalıdır – daha bilimsel, biyolojik bir anlatımla. Önemli olan her iki yönde aşırıya kaçmamaktır – özgür ve cinselliğiyle barışık bir çocuk büyüteceğim derken fazlaca açık olmaya çalışarak sapkınlığa kaymamak veya mahremiyeti fazlaca önemseyip konuyu tamamıyla göz ardı ve olumsuz bir şekilde aktarmamak.”

Hemen cevap vermesem? Belki unutur? Hem şimdi sırası mı?
Uzm. Psk. Hale Nur Kılıç’a göre hayati olan çocuk asla cevapsız kalmamasıdır. Eğer çocuğun soruları cevaplanmazsa ya ayıp şeyler sorduğunu düşünerek kendini suçlu hisseder ya da ilk fırsatta bu bilgileri dışarıdan öğrenmeye çalışır ki bu yollar sakıncalıdır. Çünkü çocuğun yaşına uygun ve doğru bilgiler edindiğinden emin olamayız. Ergenlikte ise ebeveynlerine bu konuda hiçbir sorununu anlatmayabilir. Bu nedenle çocuklara her zaman bizlere danışabilecekleri mesajını verip, yaşlarına uygun yanıtlarla karşılık vermemiz gerekir.

Uzm. Pedagog Belgin Temur’un dediği gibi ebeveynler çoğu zaman çocukların bu tür sorularını geçiştirir; bazen ne diyeceğini bilemediğinden, bazen de gerçekten bu soruyu yanıtlamayı gereksiz bulduğundan. Oysa çocuğunuz “Tatmin edici yanıtlar alırsa bir sonraki gelişim dönemi ve o döneme ait yeni sorular gelene dek merak etmeyi bırakır.” diye devam ediyor ve kaçamak cevap vermenin tehlikesi konusunda uyarıyor: “Kaçamak yanıtlar, sorulan sorunun uygun olmadığına dair imalar, bu tip soruların sorulmasının “ayıp”- “yasak” olduğuna dair açıklamalar çocukların bu konuların tabu olduğu mesajını almalarına sebep olur ve üstelik merakları da giderilmediği için merak ettikleri soruların yanıtlarını gizlice bulma çabasına girerler.”

Uzman Çocuk Psikologu Fiona Faraci Petridis ise ailenin görmezden gelmesinin ardında yatan gizli mesaja dikkat çekiyor. “Çocuğun konuyla ilgili merakını öteleyen ebeveynin, cinsellikle ilgili olan kişisel sorunsalı yansır bu cevapsız bırakma durumuna. Ama şunu da belirtmek önemlidir; çocuğun merakını eksiksiz cevaplamaya çalışan ve cinsellikle ilgili sorulara hiçbir soru işareti bırakmadan cevap vermeye çalışan ebeveyn de farklı bir sorunu yansıtmaktadır. Soruları görmezden gelinen çocuk ileride utanç veya öfke duyabilir ama bunun yanı sıra faklı duygu ve durumlar da ortaya çıkabilir; bu kişiye ve aktarılan mesajın bütününe bağlıdır – daha yoğun bir meraka dönüşebileceği gibi, inhibisyon denilen bir içe kapanmaya da yol açabilir. Asıl önemli olan ebeveynin mesajı nasıl aktardığıdır; ne çok fazla ne de yetersiz şekilde.”

Yetersiz cevaplar, yalan yanlış bilgiler, fazladan “ayıp”, “günah” kavramları ya da “leylek” hikayelerinin yetişkinlikte etkisi nedir?
Pedagog Betül Şen çocuğa “Ayıp, sus bakiyim” gibi tepkiler veren ebeveynin hem çocuğun merakını baskılayarak suçluluk duygusuna zemin sağlayacağını söylüyor. “Merakı ebeveyni tarafından giderilmeyen çocuk, bunun için başka kaynaklar aramaya başlarken bunu ebeveyne karşı gelmenin suçluluk duygusu ile yapacak ve merakına saplanıp kalacak ve belki merakı aşırı ilgiye dönebilecektir.” diye de ekliyor.

Uzm Pedagog Belgin Temur’un açıklamaları ise şu şekilde; “Cinsel gelişimle ilgili sorular zamanında ve doğru bir şekilde yanıtlanmadığında çocuklar bu konuları, yasak, ayıp, yanlış, konuşulmaması gereken konular olarak kodlarlar. Aslında çocuğun ilerideki cinsel yaşamı için en tehlikeli durumlardan biri de budur. Çünkü öncelikle çocuklar bir konuyu merak etmeye başladıklarında meraklarını giderene dek araştırmaya devam ederler. Ama anne babadan tatminkar yanıt alamadıkları için başka kaynaklara baş vururlar. Bazen bu kaynaklar uygun olmayabilir; yanlış ya da zarar verici nitelikte bilgiler içerebilirler. Bazen de çocukların bu merakları iyi niyetli olmayan kişiler tarafından fark edilebilir ve bu vesile ile çocuklar istismara açık hale gelebilirler. Ergenlik sonrası duygusal ilişkilerde kişiyi en zorlayacak şeylerden biri de doğal arzu ve isteklerin bastırılması, kabul görmeyeceğinin düşünülmesi ve bu nedenle de çoğu zaman cinsellikle ilgili düşünce ve fantazilerin ayıp ve yasak konular olarak değerlendirilmesidir. Çünkü yaşamın devamlılığı ve ruhsal sağlık için en önemli gerekliliklerden biri olan cinsel arzular bastırıldıkça kişinin cinsel yaşamında çeşitli sorunlar yaşama olasılığı artmaktadır. Bir çok cinsel işlev bozukluğunun temelinde çocukluk döneminde oluşturulmuş utançlar ve sağlıklı bir şekilde giderilmemiş meraklar yatmaktadır. Bu duyguların ilk yeşerdiği dönemde bu duygularla utanç duygusunu eşleştiren bir çocuk, yetişkinlik döneminde kolay kolay bu duygudan haz duymayı ve karşı cinsle rahat, sağlıklı bir ilişki kurmayı başaramayacaktır.”

Uzmanların en net oldukları konuyu farketmişsinizdir, es geçmeyin, boş vermeyin ve nasılsa unutur demeyin ama oturup uzun ansiklopedik bilgiler de vermeyin. Çocuklarla ilgili her şeyde olduğu gibi bilinmez ama öğrenilmez değil. Basitten başlayın, iletişimi koparmayın –ergenlikte lazım olacak unutmayın. Nereden başlayacağınızı bilmiyor olabilirsiniz, mesela kadın/erkek bedeninin farkını anlatan çocuk kitapları var. Kitaplar, çocuklara bir şeyi anlatırken somutlaştırmak için oldukça kolaylaştırıcı araçlardır. Siz anlatmaktan utanırsanız, yanlış birilerinin anlatma olasılığı ve sizin kadar koruyucu olmayacağını unutmayın derim, bir çocuk için anne/babadan daha güvenilir kimse var mıdır?

Gözde Erserçe Özateşler

Gözde Erserçe Özateşler

1977 yılında doğdum. 1999 yılında Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden mezun oldum. 13 yıl bankacılık sektöründe eğitim ve insan kaynaklarında çalıştım. Nisan 2007’de evlendim. Temmuz 2010’da çok beklediğim oğlum Ömer doğdu, Haziran 2012’de ise hiç beklemediğim kızım Rana doğdu. Kızımın doğumundan sonra yeniden işe dönsem de 60 yaşıma geldiğimde kapımı çalacak oğlumla kızımla kuracağım muhabbettin bağı ağır bastı ve işimden ayrıldım. İki yıldır tam zamanlı anneliğimin yanı sıra zaman zaman evden işe alım projeleri yapıyorum. Bunların yanı sıra 2004 yılında İstanbul Psikodrama Enstitüsü’nün Yardımcı Psikodramadist programını bitirdim, umarım bir gün ileri düzey programını da tamamlarım. Anneliğimin en takıntılı yanı yemek (tatil köyünde yoğurt mayalamışlığım var;), bu nedenle mutfakta vakit geçirirken çok eğleniyorum.

4 Yorum Var

Yorum yapmak için tıklayınız

*

  • Merhaba
    Yazı bir çok güzel bilgi veriyor ancak benim anlamadigim şu: yazıda neler yapılmaması gerektiğini anlıyoruz ama hala bu kadar uzun uzun anlatım sonunda çocuğa cinselliği nasıl anlamamız gerektiği anlatılmamis. Sadece anlatırken nelere dikkat edeceğimizi öğreniyoruz. Eksik olduğunu düşünüyorum.
    Teşekkürler

    • Işık Hanım merhaba, çok haklısınız ki yazının bu bölümünde nelerden sakınılması gerektiğine dair gelen cevapları toparlamaya çalıştım, ancak bu yazıları hazırlamadan önce benim de kafamda belirli bir şablon sunabilmek vardı. Ancak başlığı bulana kadar herşey kafamda uçuşuyordu, ne zaman başlığı buldum o an taşlar yerine oturmaya başladı. “Mahremiyet” ve “Cinsellik” gerçekten de mahrem konular, her ailenin kendi mahremi olan bu tür bilgilerin tam da bu sebeple aile içinde edinilmesi gerek, peki nedir bunun yöntemi? Bunu her aile kendi yoluyla yordamıyla yapmalı, aynı yemek pişirmek gibi her evde benzer yemekler yapılır ama herkesin tarifi kendine güzel, özel ve uygulanabilirdir. Mahremiyet ve cinselliğimize ilişkin de anlatımlar aileye özeldir, bu yazıda zarar vermesi muhtemel noktaların sınırlarını aktarmaya çalıştım, yola çıkarken sizlere belki ipucu olabilir niyetiyle. Ve eminim ki (neden derseniz ben de öyle yaptım) siz de kendi düşüncelerinizi kendinizle, eşinizle tartışarak çocuklarınıza bu özel ve gizli ama bir o kadar da farklılıklarımızın çıkış noktası olan değerli bilgileri verirken söyleyeceklerinizi bulacaksınızdır, sağlıcakla kalın:) yazının ikinci bölümü ile ilgili de yorumlarınızı bekliyorum…

  • O kadar şey yazmışsınız ama yaş grubuna göre hangi cümlelerle söyleyeceğimizi örneklerle açıklamamışsınız. Sizde “alnında uzman kişiler” genel ifadelerle konunun etrafinda dolanmış konuyu geçiştirmişsiniz

  • Osman Bey, nazik yorumunuz için çok teşekkürler, Bir önceki Işık Hanım’ın yorumuna verdiğim cevaptaki sözlerimi tekrarlayacağım. Evet yazı da öncelikle zarar vermemenin ipuçlarını özetlemeye çalışım, bir sonraki yazım bu yazıyı tamamlayacaktır. Ancak “mahremiyet” ve “cinsellik” o kadar mahrem, özel konular ki her ebeveyn kendi hazırlığını, kendi çocuğunun ve kendisinin ihtiyaçlarına göre yapacaktır, hiç birimiz aynı değiliz benzer olsak da ve bu farklılıklar sebebiyle size reçete sunmak uygun olmazdı, sağlıcakla kalın…

En Popüler İçerikler

Alternatif Yazarlar

Gülüş Türkmen
Gülüş Türkmen
Aslı Demirörs Ağtaş
Aslı Demirörs Ağtaş
Gözde Erserçe Özateşler
Gözde Erserçe Özateşler
Deniz Sütlü Özgül
Deniz Sütlü Özgül
Ayşegül Uysal
Ayşegül Uysal
Özdemir Hiçdurmaz
Özdemir Hiçdurmaz
Özge Çakıcı Songür
Özge Çakıcı Songür
Tuba Tayfun Kayalarlı
Tuba Tayfun Kayalarlı
Meftun Kocakaya
Meftun Kocakaya
Zeynep Domaniç
Zeynep Domaniç
Tümünü Gör

Güvenilir Uzmanlar

Uzm. Dyt. Orçun Kürüm
Uzm. Dyt. Orçun Kürüm
Uzm Dr. Defne Eraslan
Uzm Dr. Defne Eraslan
Uzm. Psk. Aylin Karabağ Sılığ
Uzm. Psk. Aylin Karabağ Sılığ
Eğt. Uzm. Dr. Elif Kalkan
Eğt. Uzm. Dr. Elif Kalkan
Psk. R. Berin Tuncel
Psk. R. Berin Tuncel
Uzm. Psk. Elçin Gündoğdu Aktürk
Uzm. Psk. Elçin Gündoğdu Aktürk
Uzm. Klinik Psk. Yasemin Meriç Kazdal
Uzm. Klinik Psk. Yasemin Meriç Kazdal
Uzm.Ped. Belgin Temur
Uzm.Ped. Belgin Temur
Tümünü Gör