Çocuk Çocuk Psikolojisi Editörün Seçtikleri Eleştiri Gündem Kategorisiz Psikolog Yetişkin Psikolojisi

Etkinlikte Yetkinlik

IMG_5395İçine doğduğumuz hayat performansa dayalı temeller üzerinden şekilleniyor. Gözle görülür, elle tutulur, toplumca onanan yetilere sahip oldukça, değerliyiz. Öyle ki günümüz tanı kitapları psikiyatrik rahatsızlıklarda işlevsellik yitimini önceler. İşlevsel olmak, modern insanı sağlıklı ve anlamlı yapar.

Dolayısıyla, sorgulama ihtiyacına girmeyiz “işlevselliğimizi artıracak” bir eylemin gerekliliğini. Bu elle tutulan, gözle görülen eylem, mutlaka ki bizi daha değerli yapacaktır. Niceliğin egemen olduğu bu çağda, hayatta kalmak için “daha güçlü” olmak için bir vesile olacaktır.

2010 yılında anneliğimi ve anneliği sorgulayan biri olarak Hilal Öktem’den “Evde Montessori Uygulamaları” eğitimlerine katılmıştım. Nitekim sorgulama sürecim sadece kendimle sınırlı olmamıştı hiç, modern hayatı, dayattıklarını, rolleri de sorguluyordum. Bu eğitime katılmam da bu sorgulayışın bir parçasıydı. Maria Montessori, bugün bilinenin(!) aksine benim için “etkinlikler krallığının kraliçesi” değildi, hiç olmamıştı. O bana “çocuğunuz size rehberlik eder”i öğretmişti ve ben de şimdi bu rehberliğin nasıl olacağını öğrenmek için gidiyordum bu eğitimlere.

Sevgili eğitmenimiz “içinizdeki hırs genini aldırın” demişti başlarken. Büyük bir iştahla çocuğuna yaptıracağı etkinlikleri hayal edip, materyal listesini kontrol eden anneler için küçük bir şok etkisi oluşturmuştu bu. Nitekim annelerin en sık yaptıkları şeydi günümüzde, bir liste yapmak ve onu kontrol etmek. Bunu yapmak zorundaydı bir kadın çünkü hayatın akışıyla ilgili tüm sorumluluklar ondaydı. Varsın bir iş daha eklensindi. “Akşam ……….’le boyama ve eşleştirme yapılacak!” Anlaşıldı. Tamam!.

Etkinlik yapan anneler ve yapamayan/yapmayan anneler ayrışıp, yeni bir soysal sınıf oluşturmaya başlamıştı bile. Bu ayrımlar Amerika’da ebeveynlik stilleri olarak yer ediyor, pek çok şey gibi bizim ülkemizde ise “moda” haline geliyordu. Sosyal medyadan uzak kaldığım dönemde biz bir grup “Montessori Annesi” idik, döndüğümde yüzbinlerce Montessori annesi ve yüzbinlerce Montessori grubundan oluşan kitle hızla büyüyordu.

Peki bu annelerin içlerindeki hırs geninden haberleri var mıydı? Onlara bunu bir fark ettiren, hatırlatan olmuş muydu? Nasıl gidiyordu etkinlik süreçleri? Çocuklarıyla etkinlik yapacak yetkinlik düzeyine ulaşmışlar mıydı? Bilmiyorduk.

Pek çok genç ve yetenekli kadın anne olma yolculuğunda ipucu arıyor. Pek çok uzman ve kalem sahibi onlara parmak sallıyor ve “Sakın şöyle şöyle yapmayın” diyor. Bazıları parmaklarını yol göstermek için kullanıyor. İşaret ediyor.

Gerçekten bu kadar zor mu? Anne olmak, annelik kimliğini oturtmak bu kadar zor mu? Onay mercii neresi? Kim veriyor bu “mükemmel annelik” belgesini, kim çiziyor “yeterli annelik” çizgisini? Bitmek tükenmek bilmeyen yapılacaklar listesinden bir madde midir çocuklar? Dünyaya gelirken umdukları bu mudur? Bulmaları gereken?

“Peki ne yapmalıyız?” sorusunu duyar gibi oluyorum ama şimdilik amacım sadece bu soruyu sordurmak. Çünkü benim içindeki hırs geniyle bir derdi olmayan annelere diyecek pek sözüm yok. Benim sözüm ancak hırslarını bir kenara koyup, önünde her geçen gün gümrahlaşıp akan yaşam ırmağında yunmak isteyenleredir.

Psk. R. Berin Tuncel

Lisans eğitimimi 2006 yılında tamamladım. Annelik süreciyle birlikte iç dünyama yöneldim. Montessori Felsefesi eğitimleri aldım. Dr. Maria Montessori’nin “annenin yapması gereken eşlik etmektir” düşüncesini benimsedim. Bu süreç beni psiko-analiz ile tanıştırdı. Batılı psikoloji kuramlarının annelik psikolojisini anlamak ve anlatmakta yetersiz olduğunu hissederek, Nefs Psikolojisi ekolünün kurucusu Psikiyatrist Dr. Mustafa Merter ile öğrenim analizine başladım.

Öğrenim analizine paralel olarak 2012 yılında Üsküdar Üniversitesinde Klinik Psikoloji master programına başlayarak 2014 yılında mezun oldum. Master tezimi nöropsikoloji alanında yazarak beyin-davranış ilişkisi alanında yetkinlik kazandım ve insanın zihin-beden-ruh bütünselliğine yoğunlaştım.

Mustafa Merter ile başladığım öğrenim analizini 2015 yılında tamamlayarak bu alanda yetkili terapist ve rüya analisti oldum. Nefs Psikolojisi eğitimim sırasında grup terapi ve sanat terapisi eğitimleri aldım. Bu alanda uygulama yapma yetkinliği kazandım.

Son dönemde Annelik ve Nefs Psikolojisi üzerine temellenen kitabımı yazıyorum. Aynı zamanda Kadınlık Psikolojisi alanına da yoğunlaşıyor, 2015 Haziran ayından bu yana Aysha kadın dergisinde köşe yazarlığı yapıyorum.

İki çocuk annesi olarak, her çocukla bir de annenin doğduğuna inanıyor ve kadınları güçlerinin asıl kaynağı olan iç dünyalarına, sezgisel fıtratlarını keşfetmeye davet ediyorum.

Yorum Ekle

Yorum yapmak için tıklayınız