It’s my time! (*)
Anne olmayı aklımın ucundan bile geçirmediğim yıllarda, bir arkadaşımın yarı İngiliz-yarı Türk eltisi çocuk sahibi oldu. Çocuk henüz 1 yaşındayken bir yaz akşamı onları ziyarete gittik. Suzan ile beraber (annenin adı bu) bebeğin yıkanmasına, yedirilmesine ve yatırılmasına şahit oldum. Saat yedi buçukta yemekler hazırdı ve kalabalık bir aile olarak sofraya oturduğumuzda Suzan’ın giyinip kuşanmış, makyajını y ...
Yazının devamı ›