Avukat

Erkeğin çocuk istememe hakkı

Babam beni istemediyse beni niye doğurdun?

cocukistemeyenbaba1Kendilerinden habersiz veya kendi rızaları olmaksızın çocuk yapan kadınlara karşı, erkekleri koruyan bir yasanın yokluğu da büyük eksiklik.

Hayatımda pek çok kez bana son derece açık ve bariz gelen bazı “doğruların”, başkalarına ters geldiğine şahit olup afalladım.

Bunlardan biri hamile kaldığımda önüme çıktı, o gün bu gündür gerek çevremde yapılan konuşmalarda, gerek gazetelerde çıkan haberlerde dikkatimi çekip duruyor.

Bir Hürriyet gazetesinde, kocası çocuk istememesine rağmen hamile kalan “eşini kürtaja zorlayan kocaya tazminat cezası” verileceğini okudum. Hamile kalan eş, kocası çocuk istemiyorsa boşanma davası açıp bir de manevi tazminat ve nafaka alabilecekmiş.

Oysa kendilerinden habersiz veya kendi rızaları olmaksızın çocuk yapan kadınlara karşı, erkekleri koruyan bir yasanın yokluğu da büyük eksiklik.

Partnerlerden biri çocuk istemiyorsa, diğerinin ondan çocuk yapma hakkı var mıdır? Basit kontraseptif yöntemlerin bulunduğu bir çağda kadın, neden bu maceraya atılmadan kocasının onayını almamıştır?

Hamile kaldığımda Amerikan Hastanesi’nin kurslarına yazılmıştım. Otuzbeş kadar hamile kadın ve bir bölümünün eşi, anne-babalığa hazırlanıyorduk. Bir gün yanıma oturan kadın, bana evde tek başına olduğunu söyleyince, “zor oluyor mu?” diye sordum. Alışmalıymış, çünkü çocuk doğduğunda ona yardım edecek kimse olmayacakmış. Çünkü sevgilisi Amerika’da okuyormuş. Evet, kendisinden bir hayli gençmiş, üniversitedeymiş. Babalık fikri onu korkutmasın diye henüz ona söylememişmiş! Dahası, baba adayı aslında çocuğa hazır olmadığını kendisine söylemişmiş, ama kadın, biyolojik saatim işliyor diye, kendi sözleriyle “ondan gizli” olarak doğum kontrol haplarını bırakmış, ve hamile kalmayı “başarmış”…

Bunları duyduğumda yasal suç işlemiş biriyle yan yana durduğum hissine kapıldım. Kendi keyfi için başka bir insanın hayatını altüst etmeye hazırlanıyordu. Adam Türkiye’ye döndüğünde ya aileler arası kavga çıkacak, ya başına geleni öyle ya da böyle kabullenecek, ya da beni bu işe karıştırma deyip kaçmak isteyecekti.

Ama insan böyle bir bilgiden, böyle bir gerçekten ne kadar uzağa kaçabilir? Dünyanın öbür ucuna gitsen, yirmi yıl sonra belki merak edersin çocuğunu. Tüm bu zaman içinde bir çocuk, babasız büyümüş olur. Babalı büyüse dertler başka türlü; çocuğa hazır olmayan bir erkek aileyi benimseyebilir mi? İyi babalık yapabilir mi?

Bundan böyle ortaya çıkacak her tür fikir anlaşmazlığına, kavgaya hazır olunmalı.

Peki ya işin maddi kısmı? Kadın adamdan ne isteyecek? Fikrine saygı duyulmamış ve istemeden baba olmuş kişi, hayatı boyunca kadına ve çocuğuna ne vermek zorunda kalabilir? Bütün bunlar bir yana, olan o küçücük, masum çocuğa olur. Ya eksiklik, ya da gerginlik içinde büyür.

cocuk istemeyen babaVe bir gün annesine hesap sormaz mı, “Babam beni istemediyse beni niye doğurdun?” diye?

Bu konuyu o dönem iş arkadaşlarım arasında açtığımda yine şaşırmıştım. Meseleyi böyle gören tek kişiydim.

Benim dışımda herkes (hepsi kadındı) “olur mu öyle şey” diye lafa başlayıp, her kadının çocuk sahibi olma hakkından bahsediyordu.

Kardeşim, git çocuğunu sperm bankasından sperm alarak yap. Bu sefer de bana “nereden bilsin o spermin nasıl birine ait olduğunu?” diyorlar. Ne bileyim, git bankayla konuş, ama bilinci yerinde, çocuk istemeyen bir insanı -ve onun çocuğunu- yakmaya ne hakkın var?

Erkek kadına “çocuğu yap ama bana hiç gösterme” demiş olsa, tamam. Hiç olmazsa ortada bir anlaşma olur.

Burada dikkat çekmek istediğim sorun, “kişinin hayatına, yaşam tarzına ve fikirlerine müdahale” sorunudur. “Ben çocuk istemiyorum” diyen bir insanın çocuğunu doğurmak, aynı birinden gizlice onun çocuğunu doğurmak gibi, en başta büyük saygısızlık ve karakter bozukluğudur. Bir çift, çocuk meselesini açıkça tartışarak anlaşmaya varmalı. Sonra boşanmak da sorunu halletmez: Adam, istemeye istemeye baba olur, çocuğun ise onu istememiş bir babası. İşin garip yanı, sadece bizim ülkemizde değil, herhangi bir ülkede böyle bu konuyla ilgili bir yasann varlığından söz edildiğine rastlamadım.

Acaba “kadın hakları” derdi, “insan hakları”nı geri plana itmiş olabilir mi?

Bu yazı Alternatif Anne’de ilk 11 Temmuz 2008 tarihinde yayımlanmıştır.

Gülüş Türkmen

Yazar, müzisyen, iletişim danışmanı.
www.gulusturkmen.com

8 Yorum Var

Yorum yapmak için tıklayınız

  • Erkegin bebek istememe hakki elbette var ama o zaman ona gore kendisi de korunacak bir zahmet, partnerinin insafina birakmayacak konuyu.
    Elbet farkli saiklerle cocuk yapan, cocugu arac olarak kullanan kadinlar var ve bunlari ayirt etmek kolay degil. Ancak Uzerli konusunda oldugu gibi cahilce “geri cekilme” yontemiyle korundugunu sanacak kadar aptal bir erkegin, kurtaj yaptirmasi durumunda kendini katil gibi hissedecek olan kadina laf edecek bir durumu yoktur. Ben tibbi zorunluluk nedeniyle kurtaj yaptirmak zorunda kaldigim halde ufakta olsa bir “acaba yanlis mi yaptim” sorusu yuzunden kendi sucluluk duygumdan kurtulamiyorum. Kimse beni sirf “erkegin bebek istememe hakki” yuzunden kurtajin gerekliliginin hakliligina inandiramaz.
    Zor durumda kalmak istemeyen erkek icin secenekler; 1-sevismesin, 2-vazektomi yaptirsin 3-hicbirini yapamiyorsa bir zahmet bari kondom kullansin..

  • Bende kesinlikle bir erkeğin cocuk isteyip, istememe hakkına sahip olduğu savunuyorum.. Bir kadının da babası tarafından istenmeyen bir çocuğu dünya ya getirmesini kınıyorum.. Üstelikte evlilik dışı bir birliktelikte çocuk doğurmayı sağlıklı bulmuyorum.

    Çocuk doğduktan sonra, psikolojik olarak geçireceği travmaları kimse hesaba katmıyor. Çocuk hiç bir zaman ne annenin nede babanın tek taraflı tasarrufu değildir. Çünkü babasız veya annesizliğin bırakacağı derin izlerle, sağlıklı bireyler yetiştirmek mümkün değildir. Çocuk bir kadın için maddi bir çıkar elde etmek veyahut statü elde etmek için kullanacağı güvenli liman hiç değil..

  • Gülüş Hanim, Allah yardımcınız olsun yorumlarla.

    Şahsen bir erkek olarak modern dünyada kadın hakları konusunda bazı noktalarda kantarın topuzunun biraz kaçtığını, erkeklerin haklarına saygısızlık edilmesi normal bir şeymiş gibi karşılandığını düşünüyorum. Yazınızdaki örnek bunun tipik bir örneği.

    Baba korunsaymış diyenlere diyorum, benim esim korunmadığı söylesin yeter. Yaklaşmam esime olur biter! Al sana çözüm! Çocuğum olmasındansa bunu tercih ederim! Buradaki sorun iyi tanımlamak lazım: adamın kandırılması.

    Tersinden düşünelim. Kadın çocuk istemese, adam yırtık kondom kullansa ve kadının istemediği bir çocuk dünyaya gelecek olsa adama demedik laf bırakmazsınız.

    İsterseniz çocuk istemeyen bir erkeğin bakış açısını sunayım size:
    Esimin böyle bir şey yapması beni kahrederdi. O evlilikten de, o çocuktan da çok ciddi soğurdum. Esime karsı güvenim büyük ölçüde sarsılırdı bir kere. Affetmezdim kendisini. Bunu yanında, böyle isteğim dışı gelmiş çocuğa karşı muhabbetim olmasa da elimden geldiğince babalık görevlerimi yerine getirmeye çalışırdım. Annesinin haddini bilmezliğinin cezasını çocuğa çektirmezdim. Ama sonuçta benim rızam olmadan gelmiş bir çocuk. İçten babalık yapan bir babanın yerini asla tutamazdım.

  • Erkek, cocuk istemiyorsa ona gore onlemini bastan almak zorunda. Kadin hamile kalinca eger isterse cocugu dunyaya getirebilir. Erkekleri koruyan yeteri kadaryasa yokmus gibi bir de yenilerini icat etmeyin basimiza

    • Yani kadının yalan söylemeye hakkı var diyorsun ??? böyle bir sahtekar hamile kalınca adamda o kadına karım o çocuğa çocuğum mu diyecek ?? adama söylemeyip korunmasını engelleyip hamile kalan kadından kime ne hayır gelir ?? Madem çocuk istiyormuş yalanı sayesinde çocuğu almış o zaman işi bitti alsın çocuğu defolsun gitsin

  • Kadını odaya kapatıp tecavüz edip zorla hamile bırakmak ile. kocasına eziyet çektirip korunduğunu söyleyip koca istemediği halde bundan çocuk elde etmenin farkı varsa farklarını yazında bizde sizin gibi aydınlanıp bilgi sahibi olalım.
    birlikte olmaz isen burundan hayatı gelip zehir ediyor. birlikte korunur san kadınlığımı hissetmiyorum diyor. zehir ediyor. korunmadan birlikte olursan seni kandırıp korunmuyor. yazarken biraz beyninizi kullanın.
    Tecrübe edinmiş biri olarak. Eğer çocuk istemiyorsanız kadında istiyor ise, o evliliği pişman olmadan bitirin. bitiremiyor iseniz ilişkiye girmeyin. kendini garanti altına almak için çocuk yapılmaz, büyüyünce bana bakar diye çocuk yapılmaz, anne olmak için çocuk yapılmaz, ev neşelenir diye çocuk yapılmaz, annem babam istiyor iş yerindeki arkadaşlar soruyor diye çocuk yapılmaz. rızkını Allah verir diye çocuk yapılmaz. yine sen çalışıp kazanıp bakacaksın.
    kadının anne olmak hakkı ise babanın baba olmama hakkı da var. kadın erkek eşitti? doğruları menfaat için kullanırsak bu doğru değil sahtekarlık olur.
    Makaleyi yazan Gülüş Türkmen hanıma ileri görüşlülüğü özgürlüğü, eşitliği din toplum baskısı olmadan bu kadar güzel özetlediği ve bizim gibi tehdit ve mutsuzluk altında yaşatılan erkeklere bir yazılı destek olduğu için teşekkür ederim.