Çocuk Kategorisiz

Duvarlar, Yetişkinler ve Çocuklar

D3Dört duvara ihtiyaç duyar insanlar. Çünkü o dört duvar diğer insanlarla araya çekilen bir sınırdır. Bir yaşamın bittiği, bir başka yaşamın başladığı bu duvarlar, varoluşlar arasına da bir sınır çeker aynı zamanda.

O dört duvarı ev yapan, içinde alınan nefestir. O nefesin doldurduğu ve içinde söylenen sözlerin, pişirilen yemeklerin eşlik ederek oluşturduğu atmosferdir; evi ev yapan.

Fakat ev içerisinde sınırlar çizmek,  kolay değildir. Evi, odalara ayıran görünen duvarların dışında da pek çok duvar, bariyer, engel vardır ilişkileri çevreleyen, çerçeveleyen. Bu duvarlar kimi zaman incedir, şeffaftırlar, kimi zaman çok kalın, yalıtılmış, katılaşmışlardır. Yapıları görünenlerin aksine statik değil, dinamiktir. Değişime açıktır.

Evde yaşayan insanların kendilerine ait alanları olması, görünür duvarlarla, görünmez duvarları birbirine yaklaştırır. Bazen iç içe geçer bu duvarlar. Bir odanın kapısının kapanması ile, bir kalbin kapısının kapanması aynı ana denk gelir bazen.

Bunları bilmek, fark etmek, tefekkür etmek; yol gösterici olabilir. Anlam veremediğimiz davranışlarının ardında çocukların, neler var diye düşünmemize neden olabilir. Örneğin bir çocuk, neden evin duvarlarını boyar, önüne kalem-kağıt konulduğu halde? Tekrar ve tekraren engel olunan bir davranış neden sonlanmaz? Çocuk, ne yapmaya çalışmaktadır?

Çocuk, kendisini ve dünyayı keşfetmeye çalışmaktadır. Bu keşif esnasında karşılaştığı sınırları, ancak zorlayarak tanımlayacaktır. Tıpkı, düşerek yürümeyi öğrenmesi gibi.

D2Bu esnada, çocuğa verdiği mesajların farkında olmayan ebeveynler, çocukları ile aralarına ördükleri duvarın kalınlığının farkına varamayabilirler. Böylece iletişim için gerekli koşullar oluşamaz ve çocuk, kendini var etmek için gerekli olan sınırları zorlama davranışını kanıksar. Onun için yeni bir varolma biçimi olarak gelişen gergin ilişki, tekrar eder durur.

Oysa, tüm ilişkiler için gerekli olan bir sınırlılık ve esneklik düzeyi vardır.  Bu plastisite, beraberinde sağlıklı ilişkileri de getirir.

Evin koridorunda, çocukların kullanımına açılmış bir duvar bunun için iyi bir örnektir. Bu, çocuğa “Sana ait; sınırları belirli ve benim kontrolümde olan, kendini ifade edebileceğin kadar büyük, fakat hayatımızı işgal etmeyeceğin düzeyde bir alan açıyorum” demektir.

Tek başına karalamaya açılmış bir duvar, ilişki sorunlarını çözmek için yeterli olmayabilir. İnsan ve davranışları bir bütün olduğu için, kişinin kendi duvarlarını fark etmesi ve sınır ihlalleri karşısında takındığı tavrı kontrol etmesi son derece hayati önem taşımaktadır.

Şimdi dönüp kendinize sorun, bu fotoğrafları gördüğünüzde, yazının başında, çocukların hunharca karaladığı bir duvar olduğunu mu düşündünüz, yoksa ailenin çocukları için açtıkları özel ve denetimli bir özgürlük alanı mı?

D1Cevabınız, pek çok konudaki tutumunuzla paralel olacaktır.

*Görseller için Ali, Babası ve Kırk Haramiler’e teşekkürler.

Psk. R. Berin Tuncel

Lisans eğitimimi 2006 yılında tamamladım. Annelik süreciyle birlikte iç dünyama yöneldim. Montessori Felsefesi eğitimleri aldım. Dr. Maria Montessori’nin “annenin yapması gereken eşlik etmektir” düşüncesini benimsedim. Bu süreç beni psiko-analiz ile tanıştırdı. Batılı psikoloji kuramlarının annelik psikolojisini anlamak ve anlatmakta yetersiz olduğunu hissederek, Nefs Psikolojisi ekolünün kurucusu Psikiyatrist Dr. Mustafa Merter ile öğrenim analizine başladım.

Öğrenim analizine paralel olarak 2012 yılında Üsküdar Üniversitesinde Klinik Psikoloji master programına başlayarak 2014 yılında mezun oldum. Master tezimi nöropsikoloji alanında yazarak beyin-davranış ilişkisi alanında yetkinlik kazandım ve insanın zihin-beden-ruh bütünselliğine yoğunlaştım.

Mustafa Merter ile başladığım öğrenim analizini 2015 yılında tamamlayarak bu alanda yetkili terapist ve rüya analisti oldum. Nefs Psikolojisi eğitimim sırasında grup terapi ve sanat terapisi eğitimleri aldım. Bu alanda uygulama yapma yetkinliği kazandım.

Son dönemde Annelik ve Nefs Psikolojisi üzerine temellenen kitabımı yazıyorum. Aynı zamanda Kadınlık Psikolojisi alanına da yoğunlaşıyor, 2015 Haziran ayından bu yana Aysha kadın dergisinde köşe yazarlığı yapıyorum.

İki çocuk annesi olarak, her çocukla bir de annenin doğduğuna inanıyor ve kadınları güçlerinin asıl kaynağı olan iç dünyalarına, sezgisel fıtratlarını keşfetmeye davet ediyorum.

1 Yorum Var

Yorum yapmak için tıklayınız

  • Remziyecim yazılarını takip ediyorum çok güzel olmuş eline sağlık.Sana uzun zamandır ulaşmak istiyordum .beni ara mutlaka görüşelim çamlıcadan komşun