Gülüş'ün Köşesi

Melek mi, şeytan mı? Doktor Spock’un izinde

Kitapları 40’dan fazla dilde çevrilip 50 milyonun üzerinde satış yapan Dr.Benjamin Spock gerçekten kimdir?

Spock_350x302Yılllardır istiyordum bu konuyu ele almayı. Ne zaman anneme ve arkadaşlarına sorsam, “Nedir Spock’un felsefesi?” desem, her telden bir ses çıkıyor. Ama ortak söyledikleri şu: Annelerden, kötü bir nesil yetişmesine sebebiyet verdiği için özür dilemiş! Hakkında başka söylentiler de var: Amerika’nın ahlaki aşınmasından, ülkedeki suç oranının artmasından o sorumlu tutuluyor. Uyku, ağlama, disiplin gibi konularda katılığı konuşuluyor. Bir başka rivayete göre, oğlu intihar etmiş. Oysa o, Türkiye’nin 70’li yıllarına damgasını vuran efsanevi çocuk uzmanı…

Spock_160x244Bahsettiğim kişi, kitapları 40’dan fazla dilde çevrilen ve 50 milyonun üzerinde satış yapan Dr.Benjamin Spock. İlk kez Amerika’da 1946’da yayınlanan “Bebek ve Çocuk Bakımı Sağduyu Kitabı”, İncil’den sonra en çok satan kitap olmuş. Sadece Amerika’yı değil, dünyayı da etkisi altına alan Dr. Spock’un yaklaşımı, İkinci Dünya Savaşı’nı izleyen birkaç nesil üzerinde hakkı olan bir ekol. Annemin elinde kaşıkla peşimde koşmasını engelleyen, “acıkmadım” dediğimde “peki o zaman” demesini sağlayan, aslında alnından öpmem gereken bir adam…

İçgüdüsel Ebeveynliğin babası

İlk şokumu, Spock’un temsilcisi olduğunu ekolün adını öğrendiğimde yaşıyorum: İçgüdüsel Ebeveynlik. Yazar; “kendinize güvenin”, “esnek olun”, “her çocuk farklıdır”, “esas olan sevgi dolu bir ilişkidir”, “anne-baba olmaktan zevk alın” söylemleriyle ünlü olmuş. Böyle bir yaklaşım nasıl sabıkalı bir nesil yaratabilir ki?

Bir konuyu iyi anlayabilmek için onun dönemine ve kültürel altyapısına bakmak gerek. Bakalım o halde…

benjaminspock-7Buzdolabı Annenin sonu

Spock’un dönemine kadar Amerikalı pediatristler bebek ve çocukları sıkı bir disiplinle büyütmeyi önerirlermiş. Çocuğun aç ya da tok olmasına bakmaksızın aynı saatte beslemeyi, uykusu olsa da olmasa da aynı saatte yatırmayı, şımartmamak adına sürekli öpüp koklamamayı, ağlarsa ciddiye almamayı salık veren bu anlayışın ortasına Dr. Spock bir güneş gibi doğmuş. Ve soğuk, otoriter ebeveynlik felsefesi erimeye başlamış.

Çocuğun da bir insan olduğu, onun da duygularını dinlemek gerektiği fikri dönemin yetişkinlerini derinden sarsmış. “Artık eşim, çocuğumuz ağladığında onu telkin ettiği için suçlu hissetmiyor” demiş bir baba.

519WqkMSirLAncak uzmanlar, işin sıkıntılı bir yere varabileceğini ifade etmeye başlamışlar. Zamanla bu sesler yükselmiş ama Dr. Spock’un bomba etkisi yayılmaya devam ediyormuş. Bunun bir sebebi de, Dr. Spock’un eleştirilere olduğu gibi dönemin trendlerine de kayıtsız kalmadan söylemlerini güncellemesiymiş. Örneğin feminizmin tırmandığı 1976’ya doğru babaların, annelerle aynı derecede çocuktan sorumlu olduklarını bildirmiş. 94 yaşında ölmeden birkaç ay öncesinde, çocuk 2 yaşına gelene kadar vegan beslenmeyi önererek hem ebeveynleri hem de uzmanları şaşırtmış.

Özel hayatı

Spock iki evlilik yapmış. Sadece ilkinden iki oğlu olmuş. İkinci evliliğini hayatının sonuna dek sürdürmüş. Kendisini meditasyon, yoga, masaj ve sağlıklı beslenme ile tanıştıran ikinci eşine sağlığını borçlu olduğunu ifade ediyormuş. Ergenliğinden beri çok uzun boylu biriymiş ama görüntüsü korkutucu değilmiş zira onunla çalışanlar kendisini “yumuşak bakışlı, güzel gözlü adam” olarak hatırlıyor.

Spock 60’lı yıllarda politikaya da karışmış. Nükleer silahlanmaya, Vietnam Savaşı’na en başta çocukları korumak adına karşı çıkmış. Savaş karşıtı protestoları sırasında defalarca tutuklanmış.

“Eğer büyüdüklerinde canlı canlı yanacaklarsa çocuk yetiştirmenin anlamı ne?”

Bilmediğimiz bir yönü de, Spock’un 1924 tarihinde kazandığı bir Olimpik altın madalyası olduğu.

dr-benjamin-spock-as-a-young-manSöylentilerin peşinde…

Gelelim Spock hakkındaki efsanelere. Bunları uzmanın kendi ağzından duyma ihtiyacı ile Youtube’daki videoları izlemeye, internetteki gazete haberlerini karıştırmaya başlıyorum.

Doktor Spock yanlış bir çocuk yetiştirme felsefesi geliştirmiş mi?

İlk öğrendiğim şu: Kitabının birden aşırı derecede ilgi görmesi, farklı dillere çevirip harfi harfine takip edilmesi doktoru gafil avlamış ve korkutmuş.

“Yanlış şeyler yazdığım için değil, yanlış anlaşılacağından korktuğum için endişeye kapıldım. Sonuçta herhangi bir tavsiye, herhangi biri tarafından yanlış anlaşılabilir”.

“Tavsiyemi izlediğini zanneden birinin daha kötü bir şey yapabileceğini, hatta bir çocuğun ölümüne sebep olabileceğini hayal ettim.”

“Dr. Peale, Mr. Agnew ve diğer eleştirmenler söylediklerimi farklı yönlere çekiyorlar. Ben izin verici ebeveynliği teşvik etmek istemiyorum. Ama sert disiplin yaklaşımını biraz gevşetmek gerekiyor.”

“Kitabım, bir neslin büyükleri tarafından sindirilmemesini sağlamış olabilir. Ben küçükken büyüklerin haklı olduğunu varsaymaya ve buna göre davranmaya mecburdum. Şimdiki gençler haklı olabileceklerini düşünüyor ve otoriteyle mücadele edebiliyorlar.”

Bu sözleri okurken Spock hakkında düşünülen her şey benim için derin bir anlam kazanıyor. Nasıl bugün Doğal Ebeveynlik “bilinen en sert ebeveynlik felsefesi” olmakla eleştiriliyorsa, Dr. Spock’u da “vur deyince öldür” hesabı okuyan onbinler, kral çocuklar yaratmış, faturayı da uzmana kesmişler. Şimdiki nesil ise narsist çocuklar yetiştiriyor ve faturayı istediği güncel felsefeye kesebilecek, abartmış olabileceğini düşünmeden…

Uyku, ağlama ve disiplin konularında anneleri yanlış mı yönlendirmiş?

“Savaş sonrasında, yeni bebeklerde daha önce hiç görmediğim bir uyku sorunu gözlemlemeye başladım. Bebek, gece yatağına konmaya karşı tepki veriyor, annesi de onu yeniden kucağına alıyordu.”

“Eğer anne gözü korkutulmaya müsait bir yapıdaysa, bebek altı aylık bir sürede adeta bir hükümdara dönüşüyordu. Sadece gece 10’lara, 11’lere kadar ayakta kalmayı öğrenmekle kalmıyor, yorgun annesinin de kendisini kucağında taşımasını sağlayabiliyordu.”

1960s Is Competing Bad for Kids? Dr. Benjamin Spock's tomes on child-rearing, which suggest that competition is bad for children, reach the height of their influence. Decades later, youth soccer games have no winners, baseball little leagues don't play with 'outs', and some schools eliminate letter grades.Neler olduğunu anlayabiliyor musunuz? Anneler artık önceki nesil gibi katı davranmıyorlardı ama çocuklarına örnek olamıyor, onlara önderlik yapamıyorlardı. “Aşırı” ile “gerektiği kadar” yönetmek arasındaki ayarı tutturamıyorlardı. Çocuk da bunu hissediyor ve kullanıyordu.

“Çocuk telkin edilebiliyorsa eğer onu uzun süre ağlamaya bırakmanın doğru olduğunu düşünmüyorum. Bu ona ruhsal ya da fiziksel bir zarar vermese bile, annesini yıpratabilir”.

“Çocuğun hoşuna gitse de gitmese de, anne babasının bir takım hakları olduğunu bilmesi gerekir. Gerektiğinde kararlı davranabileceklerini, mantıksız ya da kaba davranmasına izin vermeyeceklerini anlamalıdır”.

“Şımartılmış bir çocuk kendi evinde dahi mutsuz olmaya mahkûmdur.”

Hata yaptığını söyleyip, Amerikan toplumundan özür dilemiş mi?

Dr. Benjamin Spock hayatı boyunca her hatasını belirtmiş. Kitaplarının her yeniden basım sürecinde güncellemeler yapmış. Teori ve fikirleri, zamanın sınavından bu şekilde geçmeyi başarmış ve tüm eleştirilere rağmen günümüze kadar gelmiş. Spock öldü ama kitapları hala kitapçıların raflarında, yeniden basılıyor…

Bir gün, kullandığı bir kelimenin (“arsız”) mesele edilmesi yüzünden yaptığı konuşmada Dr. Spock’un şöyle hayıflandığını görüyoruz:

IxKX4

bornliberalSpock: Birçok kişi benim hatalı olduğumu düşünüyor.
Gazeteci: Neden?
Spock: Savaş karşıtı harekete katıldığım için, tabii ki.

Spock’un savaş karşıtlığının birçok sağcı Amerikalıyı rahatsız ettiğini, yönetime karşı gelen bir nesil yetiştirmek istediğini öne süren birinin yayınladığı Spock-karşıtı çocuk yetiştirme kitabını yanda görebilirsiniz.

Oğlu intihar etmiş mi?

Dr. Spock’un iki çocuğu da hayatta. Michael bir müzenin yöneticisi, John ise bir inşaat firmasında direktör.

33892A 2Netice:

Hayatı boyunca araştırmacılık yapmış kaç uzman tanıyorsunuz? Benim Spock korkum evrildi, Spock hayranlığına dönüştü. Öte yandan, problemin hep aynı olduğu dikkatimi çekti. Aşırılığa meyilli yapısı olan biri, çocuğunu kitaptan öğrenemez. Aramızda söyleneni yanlış yorumlamaya, siyah ya da beyaz görmeye meyilli kişilikler var. Özellikle endişeli zamanlarımızda hepimiz böyle oluruz. “Hep” ya da “hiç” demeden, korkmadan, doğru bildiğimizin arkasında durmayı öğrenmeliyiz.

Bugün çocuğunu doyasıya öpen, seven her anne, tuhaf karşılanmamasını Spock’a borçlu olduğunu düşünebilir. 1946’dan beri otoriteyi sevimsiz gösteren ve narsisizmi tetikleyen ebeveynlik felsefeleri normal yaklaşımlar haline getirildi. Spock’un fikirleri eskiyor ama, felsefesini anlayabilen her anne çocuğunu zevk düşkünü bir toplumun ellerinden bir nebze de olsa kurtarabilir.

Kaynaklar: Wikipedia, NY Times, Legacy.com, Snopes.com, WND.com

Gülüş Türkmen

Yazar, müzisyen, iletişim danışmanı.
www.gulusturkmen.com

Yorum Ekle

Yorum yapmak için tıklayınız