Yazan: 09 Kasım 2010 Yorumlar Devamı →

Doğal ebeveynliğin tuzakları

Doğal Ebeveynlik (Attachement Parenting) ile ilgili bu dergiye yazılan ilk yazıyı yayımlarken, yayın yönetmeni olarak içime bir dert düşmüştü. Dert şuydu ki, bu ismin altında çocuk yetiştirmeye dair güzel öneriler, yanlış ve tehlikeli şekillerde yorumlanmaya müsait önerilerle içiçe sunuluyordu.

Bu endişem boş çıkmadı. Uzmanların şapkalarını uçuracak bir takım eylemleri ‘doğal ebeveynlik’ adı altında yapan annelerle tanıştım. Kimi çocuğuyla aynı yatakta yatıyor, kimi çocuk yan yatakta uyurken kocasıyla ilişkiye giriyor, kimi oğlunu dört yaşına kadar emziriyor, kimi de ‘anne kreşten daha iyidir’ düşüncesiyle okul öncesi yaşındaki çocuğunu kreşe vermiyor. Bu sözde “doğal ebeveynlik savunucuları” için tartışacak bir şey yok, çünkü onlar için “doğal olanı bu”!

 

Başlangıçta kulağa hoş geliyor, doğal ebeveynlik. Batının, bebeği şımartma korkusuyla onu erkenden bağımsızlığa zorladığı iddia ediliyor özetle, ve anneyi çocuğuyla uyumlu, yumuşak çözümler bulmaya teşvik ediyor. Buraya kadar harika. Şimdi biraz daha yakından bakalım: Çocuklarına disiplin uygulamakta zaten pek nazlı davranan ebeveynlerimize, onlara esas hitap etmesini umduğumuz “yedi çok geç” yaklaşımından caymaları ve çocuklarının eğitimlerini geciktirmeleri için biçilmiş kaftan, doğal ebeveynlik!

 

Haydi dürüstçe kendimize bakalım: Aramızda iki tip anne-baba, doğal ebevenliği alkışlamaya çok müsait:

- ‘Disiplin’i ‘katılık’la bir tutan, aslında etimolojik anlamı ‘eğitim’ olan disiplini uygulayacak iradeye sahip olmayan anne-babalar. Çocuğunu eğitmek için önce kendini eğitmesi gerektiğini içten içe bilen, ama bu uzun yola girmeye üşenenler. İşte onlar, doğal ebeveynlik şemsiyesinin altına saklanıp, bilimsel görünen bu çıkış yolunu seçerek kendilerini zorlamayı bırakabilirler!
- Doktor tavsiyelerinden, bilimsel araştırmalardan, gündemi takip eden kitaplardan nasıl yararlanabileceğini anlayamamış, bu bilgileri kendi hayatlarına uyarlamaksızın harfiyen deneyip, “olmuyor işte” diye teyit etmiş, kendini daha fazla yormak istemeyen ebeveynler.

 

 

Doğal ebeveynliği, çocuğunu kucağında taşımaktan, beraber uyumaktan korkmayan cesur anneler diye tanımlayan bir blog var…

Çocuk, elbette kucakta taşınır. Ama sürekli kucakta taşınırsa, her ağlayarak talep edişinde kucağa alınırsa, bu en önce anneyi yorar. Anne, eğer gerçekten ‘doğal’ bir anne ise (buradan ‘normal’i kastediyorum galiba), bir müddet sonra kendine biraz zaman ayırmak, çocuğunu da biraz kendinden bağımsız hareket ederken görmek isteyecektir.
Bebekler uzunca bir süre sürekli kucak isterler. Anne bunu elinden geldiğince çocuğa verir, vermelidir de. Ama sıkıldığında çocuğunu kucaktan farklı bir şeye yönlendirmeye ihtiyaç duyar, duymalıdır da!
İşte kitaplar, uzmanlar, pedagoglar, bu ve bu tür işlemleri hem çocuğu hem de anneyi üzmeden yapmanın güzel yollarını gösterir. Bunu yapmanın adı ne doğal anneliktir, ne katı annelik. Bu, anneliktir.

 

Geçelim. Cinsel sorunlarınız var mı? Kocalarınızdan memnun musunuz?

 

Bizden önceki nesil bizi eğitirken bilmeden ufak tefek görünen öyle önemli hatalar yapmış ki, bugün cinsel hayatımızı optimum şekilde yaşama şansımızı düşürmüş. Uzmanlar bunu yıllar süren araştırmalarla anlayıp, sonraki nesillerde aynı hataları yapmamamız için bize öneriler sunuyorlar. Mesela, üç yaşından sonra emzirmek çocuğun cinsel karakterinin oluşumunda yıkıcı bir rol oynuyor diyorlar. Aynı şekilde, anne-babayla devamlı aynı yatakta yatmanın –hemen değil- yetişkinliklerinde çocuklarınız üzerinde ortaya çıkaracağı sorunları bir bir sayıyorlar.

 

“Ben yaptım bir şey olmadı”ları artık bir kenara bırakın!

 

Doğal ebeveynlik akımıyla belki tamamen ters düşmüyorum, ama bizim kültürümüzün, toplumumuzun onu doğru algılayıp doğru yönlendireceği bir öğreti olduğuna dair ciddi kuşkularım var. Annelere tavsiyem, hiçbir ‘ekol’e, modaya körü körüne bağlanmamaları. Şayet ‘doğal ebeveynliği’ takdir edeceklerse, farklı kaynakları da kurcalamaları.
Ve en önemli ricam: Disiplinden bu kadar korkmayın. Çoğu eğitim şekli zannettiğiniz kadar sert değil, sadece tutarlılık istiyor. Ülkemizde biraz daha fazla disiplin olsa, trafiğimiz bu halde olmasa fena mı olur!

 

Unutmayın ki ideal olmayan, modern bir dünyada yaşıyoruz. Çocuklarımız daha modern bir dünyada yaşayacaklar, hayat belki daha acımasız olacak. Anne-baba kontrolünden (ya da koynundan) çıkınca sudan çıkmış balığa dönen nesiller yaratmayalım!

 

Önerilen okumalar:
Attahement Parenting Web Site / Breastfeeding
The truth (and folly) of attachement parenting
Does Attachment Parenting create needy babies?
Why a Homebirth Couple Said No to Attachment Parenting
Extended breatfeeding forum

Kategoriler: Eleştiri
Gülüş Türkmen

Yazar:

ALTERNATİF ANNE KURUCUSU | İki çocuk annesi, "Anneliğin Ötesinde" kitabının yazarı, "Çocuğumla Nasıl Konuşursam Beni Dinler?" lisanslı atölye yöneticisi. Kendi ülkesine farklı gözlüklerle bakan biri. Anne olarak yaşadığı kültür şoklarını apayrı bir ilgi alanı olarak görüyor ve Türk annesinin alternatifinin kendini geliştirmek, eğitmek, hayatına disiplin sokmak olduğunu düşünüyor. Yazıları düzenli olarak Annelik Sanatı, Bebeğim ve Biz ve Medikal Türkei gibi basılı mecralarda da yer almakta.

Yorum Yaz


dört × 6 =