Sevgili üyemiz, site tasarımımız yenilendi. Yeni şifrenizi almak için lüften tıklayın.
Ana Sayfa » Ayın Dosyası » Anne İşe Gitme! » Çok sabırlıyım. Bunun için kendimi eğitiyorum

Çok sabırlıyım. Bunun için kendimi eğitiyorum

Bir gün Özlem Zeynep Karasu (nam-ı diğer Kitapçoksever Anne)  çıkageldi Alternatif Anne’ye. Okuduğu sayısız kitabı tanıtmaktı birinci amacı, ama orada durmadı Özlem. Alternatif Anne’ye şekil, şemal veren isimlerden biri oldu. Oğlu Doruk, yazarların maskotu haline geldi: Akşam yemeklerinde gık demeden masada oturuşu, gülüşleri ve keyfiyle ilgi odağı oldu ister istemez.
Kitapçoksever Anne’mizi şubat dosyamızın kapak annesi yaptık çünkü birkaç hafta önce yıllardır alışık olduğu iş hayatını –büyük bir karar alarak- bıraktı. Kendini çocuğuna, evine, eşine, eşiyle birlikte kuracakları işine ve hobilerine adadı…

İşten ayrılma kararı, büyük bir karar. Neler düşündün bu kararı alana kadar?

Çok uzun zamandır çalışma hayatındayım. Yabancı bir finans kuruluşunda Genel Müdür Asistanı olarak çalışıyordum. Şirket başka bir yabancı firmaya satıldı ve hızlı bir şekilde strateji değişikliğine geçtiler. Küçülmeye ve benim bölümümü tamamen kapatmaya karar verdiler. İşimden çok memnundum, anne dostu bir işyerinde çalışıyordum. Ayrıldığımda tekrar iş aramak, birilerine kendimi anlatmaya çalışmak, ispatlamak istemediğime karar verdim. En önemli şey ise artık hayatımda Doruk var ve onun okul hayatını, gelişimini, mutlu, sağlıklı bir insan olması için gerekli ortamları düşünüyorum. Şimdi bir süre fotoğrafçılık üzerine yoğunlaşacağım. Ama esas önemli olan şey artık ailecek birlikte olacağız. İstediğimiz saatte, istediğimiz kadar!

Ayrıldığından beri evde hayat nasıl geçiyor? Sudan çıkmış balık gibi hissediyor musun?

Hiç hissetmiyorum. Her zaman sosyal hayatı çok yoğun bir insan oldum. Anne olmadan önce o müze senin, bu sergi benim gezer, evin yolunu zor bulurdum. O yüzden şu anda da yoğun geçiyor günlerim.  Kimseye hesap vermeden istediğim yere gidiyorum, bol bol fotoğraf çekiyorum. İstediğim şeyleri yapıyorum ve bunların hepsini işsizlik stresi olmadan yapıyorum! En önemlisi bu benim için. Sabahları hep birlikte kalkıyoruz. Biz Doruk’la etrafı gözden geçirirken eşim kahvaltı hazırlıyor, hep birlikte kahvaltımızı yapıyoruz. Sonra evde herkesin görevleri var onları toparlayıp günlük programımıza bakıyoruz. Eşimin akşamları çalışıyor olması benim için çok büyük avantaj. Gündüz dilediğimce program yapabiliyorum. Çocuğumu güvenle bırakabileceğim tek insandır eşim. Zaten iki senedir gündüzleri oğlumuza o baktı.

Bir daha işe dönmeyi düşünecek misin?

Tabii ki. Ama kendi işime! Çalışmadan olmaz. En azından ben yapamam. Mutlaka bir şeyler yapmam gerek. Fotoğrafçılık merakım, anne olmamla birlikte başka bir boyuta geçti. Şimdi hızlı bir şekilde fotoğraf konusunda kendimi eğitiyorum ve bundan çok zevk alıyorum. Buradan hemen naçizane web sayfamın da adresini paylaşayım. www.ozlemzeynep.com Eşimle bir de otel açtık, merak edenler için web sitesi www.villaanfora.com. Datça çok güzel bir yerdir. Denizi güzeldir. Tatil köyü mantığında oteller yoktur. Eğer bu tarz tatili seviyorsanız mutlaka otelimize bekleriz!

Oğlunun ve senin genelde çok huzurlu olduğunuzu gözlemliyoruz. Daha birinci çocukta bu sakin anne havasını bulmak için ya kendine çok özen gösterdin, ya da zaten her zaman böyleydin. Hangisi?

Evet gerçekten çok huzurluyuz. Eşim de çok sakin bir insandır. Bu da Doruk’a yansıyor sanırım. Oğlumla aramızda birbirimize güvenimiz sonsuz. Umarım büyüdükçe bu güven sarsılmadan daha da güçlenir. Güven olunca sakinlik, huzur, mutluluk, hepsi geliyor arkasından. Kendime özen gösterme konusunda da evet benim için kendime ayırdığım zamanlar çok önemli. Eşim içinde onun zamanı çok önemli. Bizim için Doruk’un olan zamanlarımızda çok önemli. Böyle olunca hiç birbirini üzmeden, kırmadan, suçlamadan bir düzen oturtuyorsun. Birbirini özlüyorsun. Kendini de geliştirmeye devam ediyorsun. Kitap okumak, film seyretmek, dışarı çıkmak benim daha iyi bir anne olabilmem için çok önemli. Hiçbir zaman evde oturup yemek pişirip, temizlik yapan, ütüyü, bulaşığı kendi zevklerimden daha önemli tutan bir insan olamadım. Anne olduktan sonra bu yine değişmedi. Doruk’un önceliklerinde bile bu şekilde davrandım. Ama değişen bir şey oldu: Eskiden yemek yapmayı hiç sevmezdim. Mümkünse mutfakta minimum zaman geçirmeliydim. Şimdi mutfakta yemek yaparken özenli ve daha zevkli zaman geçiriyorum. Doruk anne yemeklerini hiçbir zaman unutmasın diye. Yemeklerimi severek yiyor olması çok hoşuma gidiyor.

Bize biraz oğlundan bahsetsene? Nasıl bir karakteri var?

Çok iyi kalpli bir çocuk Doruk. Çok merhametli, paylaşımcı, sevgisini göstermeyi bilen. Koşmayı çok seven, komiklik yaptığının çok farkında bir çocuk. Bulunduğu ortamlarda sosyalliği ile insanları şaşırtan bir çocuk. 2 yaşında şu anda. Tabii ki arada sırada 2 yaş agresiflikleri görüyoruz ama o kadar çabuk geçiyor ki. Bizim ne söylediğimizi dinler, istediklerimizi yapmaya çalışır. Kıyafet seçme, yemek seçme, istediği yerlere gitme konusunda inatları var dönem itibarıyla ama kolay atlatıyoruz bunları. 

Rutini nasıl?

Sabah 7.3- 8.30 civarı uyanır, bizi kaldırır, kahvaltı yaparız, oynar, dışarı çıkar o günkü programına göre artık neyse… Evde her işi bizimle birlikte yapmaya, ortak olmaya çalışır. Günde 1-1,5 saat TV izleme izni vardır. Akşamları da yemeğini yer maksimum 22.30 da uyur.

Onun için planladığınız şeyler var mı?

Olmaz mı? Hangisini söylesem ki? En yakın planımız düzenli olarak bir müzik grubuna gitmesini planlıyorum ve bu yaz yüzme öğrenmesini istiyorum.

Bize son yaptığı komik bir şeyi anlatır mısın?

İlk aklıma gelen, Vuslat Alternatif Anne’nin kapak çekimi için bize geldiğinde ona “abla” diye seslenmesi. Etrafta hiç “abla” yokken hangi arada bu kelimeyi öğrendi bilmiyoruz! Bir de taklit edilmek çok hoşuna gidiyor. O ne yaparsa onu yapıyorum, ne derse onu diyorum, çok gülüyoruz!  En çok şaşırdığı şey ise; banyoda sudan dolayı buruşan parmakları. Buna da ben çok gülüyorum.

Çevrene baktığında annelerin çocuklarıyla ilişkisinde seni rahatsız eden şeyler oluyor mu?

Her annenin kendisi dışındaki annelerde fark ettiği, rahatsız olduğu şeyler olur, bunlar için kimseyi yargılayamam. Ama benim çocuğuma yapmadığım şeyler dersek şunları söyleyebilirim. Ben hiç bir zaman çok korumacı olmadım. Doruk düştüğünde hiç ağlamaz mesela. Kendi başarılarını fark etsin, bunlardan zevk alsın istedim. Onun yapabileceğine inandığım hiçbir şeye müdahale etmeden sabırla onun becermesini, öğrenmesini bekledim. O yüzden de kendine çok güvenli bir çocuk oldu bence. İnsanları çok güzel analiz ettiğini, kimden ona zarar geleceğini, ya da onu gerçekten kim sevmiyor hemen fark ettiğini düşünüyorum.

Çocuğunu rencide etmemek adına kendini eğiterek aşmış olduğun bir davranış tarzı var mı?

Eskiden hayata daha eleştirisel gözlerle bakan, sabırsız, kimsenin yaptığını beğenmeyen, doğrumdan şaşmayan biriydim. Doruk’la birlikte bu yönümü epey törpüledim. Daha sakin, doğal ve onunla ilgili hiçbir şeyden şikâyet etmeyen bir insan oldum. Çok sabırlıyım. Bunun için kendimi eğitiyorum. Çünkü çocuklar büyüdükçe sorumlulukları ve zorlukları da büyüyor. O nasıl bir insan olursa olsun ben her zaman onun yanında olacağım onun buna inanması benim için çok önemli. O her zaman benim için en mükemmel insan olacak.  İnsan hayatta kaç kişi için böyle hisler besler ki? İşte benim kendimi eğittiğim en önemli nokta bu bence.

Dünya kadar kitap okuduğunu biliyoruz. Okuduğun ve en çok yararlandığın çocuk eğitimi kitabı  hangisidir?

Dünya kadar demeyelim. Dünya kadar kitap okumak çok isterdim gerçekten. Doruk büyüdükçe istediğim kitap okuma performansını yakalamaya başlıyorum yavaş yavaş. Ben daha çok hamileyken çocuk eğitimi kitapları okuyordum. Okuduklarımdan aklımda kalanlar gerçekten çok işime yaradı. Onları uygularken de iç sesime ve empati gücüme güvendim hep. En beğendiğim kitapları isim olarak söylersem:
Freud’a Ne Yaptık da Çocuklarımız Böyle Oldu?” – Catherine Mathelin
Mahallenin en mutlu yumurcağı” – Harvey Karp

Bu kitapları zaman zaman karıştırıyorum hala. Çünkü belirli dönemlere ait gerçekten çarpıcı tespitleri var. Bana hala yardımcı oluyorlar.

 

Yazar Hakkında

Gülüş Türkmen
AA kurucusu, editör

Belçika'nın Brüksel şehrinde büyüdü. Edebiyat ağırlıklı eğitiminin ardından reklamcılık okuyup, editörlük işlerine girdi. Önce müzik dergilerinde, sonra gazetelerde yazdı. Betty Ween adlı müzik grubunun vokalisti, bestecisi ve söz yazarı. İkinci bebeğini eline aldıktan kısa bir süre sonra Alternatif Anne'yi oluşturdu. Kendi ülkesine farklı gözlüklerle bakan biri olarak anne olunca yaşadığı kültür şoklarını apayrı bir ilgi alanı olarak görüyor ve Türk annesinin alternatifinin kendini geliştirmek, eğitmek, hayatına disiplin sokmak olduğunu düşünüyor. Anneliği ciddiye, kendini ise ti'ye aldığını söylüyor.

Yazı sayısı: : 101

Yorumlar (1)

Yorum yazın

You must be logged in to post a comment.

Sayfa başına dön