Çocuk Çocuk Psikolojisi Kategorisiz

Çocukları Hayatın Gerçekleri ile Yüzleştirmek

Bu yazıyı ne zamandır yazmak istiyordum, çünkü yaklaşık 1 seneyi aşkın bir zamandır kendimi sorgular hale geldim. Ben eskiden oğlum Tuğra’ya Aslan Kral kitabını bile okurken, Sinba’nın amcasının babasını öldürdüğü kısmı sansürlerdim. Sonra Hansel ve Gretel, Külkedisi, Kibrikçi Kız gibi dünya masallarına baktım. Hepsinde yer alan trajediyi çocuğum olduktan sonra fark ettim. Halbuki çocukken o kitapları okurken evet üzülüyordum, ama olaylar şimdiki kadar trajik gelmiyordu. Anne olduktan sonra çocuklarıma, Hansel ve Gretel’in annelerinin öldüğünü, babasının evlendiği üvey annenin açlıktan ölsünler diye onları ormana bıraktığını anlatamadım.

Sonra bir baktım, ne güzel ülkem, ne dünya öyle güllük gülistanlık değil. Etrafta bombalar patlıyor, insanlar ölüyor. Ben ne kadar televizyonda haberleri açmasam, radyodaki haber bültenlerini elim ayağıma dolanarak geçsem de 7 yaşındaki oğlum patlama haberlerini duymaya başladı. Hatta bir gün akşam gündüz duyduğu haberi hatırlayınca, ağlayarak “patlama olmuş anne” diyerek yanıma geldi. Ona hayatta kötü şeyler de olabildiğini, kötü insanların da bulunduğunu, ama bizim onun yanında olduğumuzu, onu kötülüklerde korumak için elimizden geleni yapacağımızı söyledim. Bir anda sakinledi, konuyu da bir daha açmadı.

İşte böylece ben, çocuklarımı kötülüklerden, kötü insanlardan korumaya çalışırken, karşılarına çıkabilecek kötü insanlara, yaşayabilecekleri travmalara da hazırlamak gerektiğini fark ettim. Yaptığım araştırmalarda bu durumun Platon’un mağara aforizması ile örneklendirildiğini gördüm. Buna göre, mağarada uzun süre kalan insanların mağaradan çıkınca güneş ışığı ile gözlerinin kamaşması gibi, gerçeklerden izole edilen çocuklar gerçekler ile yüzleştiğinde normalden daha fazla etkileneceklerdir.

Şimdi daha iyi anlıyorum ki hayat dikensiz bir gül bahçesi değil. Kahkahaların, mutluluğun yanında hastalıklar, ayrılıklar, ölümler var ve bunların başımıza gelmesini engellemenin bir yolu yok. İşte bu nedenle hayatın zor yanlarını çocuklarıma yaşlarına uygun bir şekilde anlatmamın onları zayıflatacağı değil tam tersi güçlendireceği sonucuna vardım.

Gelinen noktada, çocuğumu her an bombaların patlayabildiği bir ülkede büyütüyor olmak benim de hazırlıksız olduğum bir durum. Şimdiye kadar o kadar normal, barış dolu bir hayatım olmuş ki, bırakın bir ebeveyn olarak bir birey olarak yaşananlar karşısında “hayat da dikensiz gül bahçesi değil canım, böyle olaylar olabilir” diyemiyorum. Bir yandan, aslında dünyada bu şekilde büyüyen ne kadar çok çocuk olduğunu, hiçbir zaman başımıza gelmez zannettiğimiz şeylerin yaşandığını fark ediyorum. Aslında ben de büyüyorum.

Elbette ki çocuklarımız hayata karşı daha güçlü olabilsinler diye onlardan gerçekleri gizlememeliyiz, ama keşke açıklamamız gereken gerçekler patlayan bombalar olmasaydı. Şimdi tutunabildiğim tek şey umut. Güzel günler göreceğiz güneşli günler…

Elif Berrak Taşyürek

ALTERNATİF ANNE YAZARI | 1983 doğumlu, biri 2009 diğeri 2014 doğumlu iki çocuk annesi. Çalışmaya çalışan, çalışırken çocuğuna yetmek için didinen, biraz yorgun çokca coşkun, ama ne olursa olsun her anın ve hayatın tadını çıkarmaya çalışan anne... www.tugraveannesi.blospot.com adresinde Tuğra ile maceralarını paylaşmakta..

Yorum Ekle

Yorum yapmak için tıklayınız