Kategorisiz

Çocuklardan öğrendiğim 20 şey

“Saygıların en büyüğünü çocuğa borçluyuz.” – Latin Şairi Juvenalis

Hayatımda yaptığım en büyük değişiklikti: Üç sene evvel, yıllardır çalıştığım şirketten ayrılıp gölge anne oldum. Sonra bir gün, kızımla beraber ilkokul hayatına geri döndüm. Böylece dünyaca ünlü markalarla el sıkışan ben, kendimi okulun bahçesindeki bankta otururken benden yardım isteyen bir çocuğun ayakkabısını bağlarken buldum. Dışarıdan bakıldığında nasıl görünüyor bilmiyorum ama ben bu muhteşem dünyanın içinde olmaktan çok keyif aldım ve hala alıyorum.

23 Nisan benim için kısaca Çocuk Bayramı. 23 Nisan yaklaşırken düşündüm, üç sene içinde çocuklardan kendimce neler öğrendim diye. Bunları paylaşırken aslında şu yaşadığımız günlere de bir parça mola vermek iyi gelir diye düşünüyorum. Başlıyorum:

  1. Çocuklar, insanın en has hali. Bozulmamış, kirlenmemiş. Çocuk, her hali ile tam ve olması gerektiği gibi.
  2. Çocukların dünyası her gün yenilikle dolu. Bir çocukla sürekli aynı şeyi  konuşmazsınız, gündemleri her gün yenileniyor. Yetişkinler ise her gün aynı şeyi konuşup duruyoruz, ne kadar  sıkıcı!
  3. Çocukta şefkat ve merhamet duygusunu görürsünüz. Ağlayan birine asla duyarsız kalınmıyor, biri geliyor ve niye ağlıyorsun diyor ve yardım etmeye çalışıyor.
  4. Duyguları göstermek çok doğal.Erkek ve kız çocukları duygularını aynı şekilde yaşıyor  ve gösteriyorlar.Erkekler de kızlar kadar duygularını rahatlıkla gösteriyor,ağlıyor,bağırıyor,kızıyor.
  5. Çocuklar muhteşem bir ahenk içinde hareket ediyorlar. Dışardan bakıldığında tam bir karmaşa gibi görünürken aslında birbirlerine uyumlu hareket ediyorlar. Bu kadar çok hareketin bir arada olduğu yerde aslında çok az düşme, çarpma oluyor. Bu da aslında ne kadar gelişmiş olduklarını gösteriyor.
  6. Bir şeyi öğrenmek istediklerinde gerçekten uğraşıyorlar.
  7. Kızlar hangi yaşta olursa olsun kolkola gezmeyi çok seviyor.
  8. Erkekler her şeye top muamelesi yapıp şut çekmeyi çok seviyor.
  9. Kızlarla erkekler beraber çok güzel futbol oynayabiliyorlar.
  10. Okul bahçeleri onların hareketine ve ihtitaçlarına göre değil, onları sınırlayıcı şekilde düzenleniyor.
  11. Çocuklar toprakla oynamaya,ağaçlara tırmanmaya bayılıyorlar.
  12. Ciddi konularda bile çok güzel yorumlar yapıp,akıl veriyorlar.
  13. Bir yetişkinin ilgisine her zaman muhtaçlar ve buna  asla duyarsız kalmıyorlar.
  14. Sevgi ve saygı yetişkinden başlayıp çocuğa gelince , çocuk da yetişkine sevgi ve saygı duyuyor. Yani çocuğun sevgisini ve saygısını kazanmak için önce ona bunu vermek gerekiyor.
  15. Auramız ve enerji bedenimizde her çakranın rengi vardır.Çocuklar bu  renkleri görüyorlar. İnsan çizerken çakraların renklerine göre  çiziyorlar!
  16. Kızlar da annelik güdüsü erken yaştan itibaren gösteriyor kendini ve bebek gördüklerinde hemen başında toplanıyorlar  veya ihtiyacı olan birine mutlaka sahip çıkıyorlar.
  17. Öğrenmeye her daim hazırlar  ve herşeye büyük bir merakla gözlerini kocaman açarak bakıyorlar.
  18. Çocuk düşünce  canı acırsa,acıyı kabul edince, acı bitiyor. ‘Yok acımadı,hadi geçti’ demek yerine’çok mu acıdı ‘diye sorunca ağlama hemen kesiliyor.
  19. Yaptıkları herşeyi barış duygusu ile yapıyorlar. Onların dünyalarında yarışlar bile barış duygusu içinde yürüyor.
  20. Çocuğun dünyasında umut ve ümit her daim  mevcut. Kendini ümitsiz hisseden bir ilkokulun bahçesinde bir teneffüs boyunca otursun, duygularının nasıl düzeldiğini görecektir. Çocukların arasında yaşarken, ayrıca  beni çok şifalandırdıklarını söyleyebilirim.

Bunlar sadece benim kendimce gözlemlerim ve kendimce öğrendiklerim.Onlar insanın en has hali dedim ya, çocuk kalbi bize insanlığımızı hatırlatsın inşallah. Bu bayramda çocuğunuz elinizden tutsun, siz de onun kalbine tutunun, saygıların en büyüğünü borçlu olduğuğumuz çocuğun gününü doyasıya yaşayın.

 

Özlem Keskin

1974 Ankara doğumlu. 1996 yılında Boğaziçi Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezun oldu, ardından Marmara Üniversitesi'nde Pedagojik Formasyon Eğitimini tamamladı. Üniversite bitimiyle iş hayatına Dış Ticaret alanında başladı. Bir süre özel okullarda İngilizce Öğretmenliği de yaptı. Sonrasında İsviçre Cenevre'de yaşadı. Kızının doğumuyla Türkiyeye döndü. Doğumdan sonraki aylarda Çocuk Doktorunun sultani tembel olarak nitelendirdiği bebeğinin aslında gelişiminde özel durum olduğunu öğrendi. Erken yaşta terapilere başlandı. Bu esnada İstanbul -Hong Kong ekseninde ve seyahatlerle dolu işini devam ettirdi. Kızının ilkokula başlamasıyla işinden ayrılarak , onun eğitimine odaklandı. Eğitim, özel eğitim, beyin, nörobilim , spiritüel alanlar ve çocuklarla ilgili her konuyla ilgilenmektedir.

Yorum Ekle

Yorum yapmak için tıklayınız

*

En Popüler İçerikler

Alternatif Yazarlar

Gülüş Türkmen
Gülüş Türkmen
Aslı Demirörs Ağtaş
Aslı Demirörs Ağtaş
Gözde Erserçe Özateşler
Gözde Erserçe Özateşler
Deniz Sütlü Özgül
Deniz Sütlü Özgül
Ayşegül Uysal
Ayşegül Uysal
Özdemir Hiçdurmaz
Özdemir Hiçdurmaz
Özge Çakıcı Songür
Özge Çakıcı Songür
Meftun Kocakaya
Meftun Kocakaya
Tuba Tayfun Kayalarlı
Tuba Tayfun Kayalarlı
Zeynep Domaniç
Zeynep Domaniç
Tümünü Gör

Güvenilir Uzmanlar

Uzm. Dyt. Orçun Kürüm
Uzm. Dyt. Orçun Kürüm
Uzm Dr. Defne Eraslan
Uzm Dr. Defne Eraslan
Uzm. Psk. Aylin Karabağ Sılığ
Uzm. Psk. Aylin Karabağ Sılığ
Eğt. Uzm. Dr. Elif Kalkan
Eğt. Uzm. Dr. Elif Kalkan
Psk. R. Berin Tuncel
Psk. R. Berin Tuncel
Uzm. Psk. Elçin Gündoğdu Aktürk
Uzm. Psk. Elçin Gündoğdu Aktürk
Uzm. Klinik Psk. Yasemin Meriç Kazdal
Uzm. Klinik Psk. Yasemin Meriç Kazdal
Uzm.Ped. Belgin Temur
Uzm.Ped. Belgin Temur
Funda Kale Yıldırım
Funda Kale Yıldırım
Tümünü Gör