Çocuk Editörün Seçtikleri Gündem Teknoloji

Çocuklar için bilişim zirvesi

Teknolojiyi tüketen değil üreten nesiller için çalışmalıyız.

IMG-20150525-WA0005Çocuklar İçin Bilişim Zirvesi, 23-24 Mayıs tarihlerinde Kadir Has Üniversitesi Cibali Kampüsü’nde gerçekleşti. Ebeveynlerin tek bir etkinlikte 100’e yakın oturum ile bilgilendirildiği ve bedelsiz olarak herkesin katılımına açık olan bu zirvenin devamını kesinlikle bekleyeceğim. Çok özel konuşmacıların  sunduğu ve nokta atışı bilgi paylaşımının yapıldığı oturumları can kulağıyla dinledim.

Etkinlikte uzmanların oturumlarının yanı sıra çocuklar için de eğlenceli bir çok workshop gerçekleştirildi.

Melis, MANDALArt  Aslıhan Aksun’un Mandala  atölyesine katılarak, keyif yaptı. Bense o sırada oldukça bilgisiz olduğum bir seminere girdim:“ÇOCUKLAR VE EBEVEYNLER İÇİN INTERNET GÜVENLİĞİ”

ADEO Bilişim Danışmanlık Hizmetleri Halil Öztürkçi’nin verdiği bilgiler bence son derece pratikti ve derhal almam gereken aksiyonları not ettim. Sizinle de önemli bulduğum bu noktaları paylaşmak istiyorum.

  • 2-10 yaş aralığındaki çocuklar internete girerken yanında olmamız öneriliyor. (Benim küçük sincap “Pembe Panter” çizgi filmini seyretmek isterken youtube’da daha farklı (!) panterler çıktı ekrana, derhal uçtum kapatmak için…)
  • 11-15 yaş aralığındaki çocuklara ise mutlaka denetleme mekanizması kullanmamız tavsiye ediliyor.

Nasıl bir denetleme mekanizması kurabiliriz?

Windows işletim sistemi kullanıyorsanız ilk önce çocuğunuza ve kendinize ayrı ayrı hesaplar alın. Çocuğun hesabına “Family Safety” denen sistemi kurduğunuzda, otomatik bir denetleme mekanizması kurmuş oluyorsunuz. Artık e-mail adresinize düzenli olarak çocuğunuzun bilgisayarda ne kadar zaman geçirdiğini, girdiği web sitelerini, oynadığı oyunları ve kullandığı app’leri görebileceğiniz ve hatta Bing, Google, Yahoo gibi arama motorlarında neleri araştırdığını da içeren bir akitivite raporu geliyor. Süper, değil mi? Aşağıda dün keşfettiğim linki de görebilirsiniz.

(http://windows.microsoft.com/en-us/windows-8/monitor-child-pc-activity)

Bunun yanı sıra internet sağlayıcınız olan şirketin sunduğu aile internet paketleri de var. Bunları da talep edebilirsiniz. Bazı internet sitelerine girişin yasaklandığı bir filtreleme sistemi geliyor. Ancak burada bir sorun olabilir. Aile paketi talep ettiğinizde artık siz de özgür bir internete sahip olamayabilirsiniz. Arayıp öğrenmenizi tavsiye ederim. Sizin filtrelenmeye karşı bir sorununuz yoksa bunu derhal yapmanızı tavsiye ederim.

Güvenlik her şeyden önce gelir!

Bir başka internet güvenlik konusu ki bu çok ciddi: Lisanssız program!

İşin ucuzuna kaçmak özellikle bu konuda insanlara çok pahalıya mal olabiliyor. Lisanssız program kullanmak hem anti-virus hem de filtreleme şansınızı ortadan kaldırıyor. Hacker’lara açık hale geliyorsunuz. Bu ne demek? Bir gün bilgisayarınızdan başkalarının banka hesaplarını boşaltmış suçuyla yargılanabilirsiniz demek. Sırf oyun yüklemek gibi masum bir aktivite yapmanıza rağmen IP adresiniz birçok suçun kaynağı hale gelebilir. Aman dikkat! Konuşmacı Halil Bey bilişim suçlarında bilir kişilik yapan biri olduğundan, başımıza gelebilecek senaryoların son derece muhtemel olduğunu gördüm.

Siber zorbalık

Çocuklarımıza şunu muhakkak öğretmeliyiz: “Şifreni benim haricimde kimseyle paylaşma!”

Çocuklar tamamen iyi niyetleriyle şifrelerini arkadaşlarına verebilirler. Ama sonrasında onu arkadan vurmak isteyen arkadaşı yüzünden çok üzücü hikayeler olabiliyor. İlginç bir istatistik sonucu beni daha da dehşete düşürdü. 7-12 sınıflarına devam eden kızlardan %60’ı siber zorbalık yapıyormuş! Kızlar arasında daha da yaygın olan bu soruna karşı herkesi uyarmak isterim.  Günün birinde Melis olmayan birinin sanal dünyada Melis kılığında son derece nahoş paylaşımlarda bulunup kızımı utandırmasını hiç mi hiç istemem.

Sosyal medyada çocuklar

Sosyal medyada kızım için hesap almaya karşı durduğumdan acaba geri kafalılık mı yapıyorum diye kafama takılmıştı ne zamandır. Gerçi bu konuda seyrettiğim bazı CSI bölümleri de beni bayağı etkiledi. Seminer esnasında konuşmacıya kendi fikrini sordum. Çok şükür beni rahatlatan bir cevap verdi. 13 yaşından önce sosyal medyada çocuğun yer almasının sakıncalarından bahsetti. Kullanmaya başladığı mecralarda ise muhakkak çocuğumuzun arkadaşı, takipçisi olmamızı tavsiye etti. Şimdi anlıyorum; annemin 60’ından sonra sosyal medyaya soyunmasındaki asıl sebep Esin Hanım’ın yine beni kontrol etmeye çalışmasıymış! 🙂

Şimdi gelelim “Teknolojiye Doğan Çocuklar” temasına dair benim eklemelerime…

Kızımı anaokulundan beri özel okula gönderiyorum. Sisteme ve kendime sinir ola ola yapıyorum, üstelik cimrilikten de değil! Amaç ne? Çocukların beyni sünger gibi bilgileri emerken daha ultra bir nesil yetiştirmek. Nasıl olacaksa! Anaokulunda okumayı, ilkokul 1.sınıfta yabancı lisanda okumayı ve yazmayı öğreten özel okullara sesleniyorum! 3. sınıfta ikinci yabancı dili başlatan özel okullara sorum: Ne zaman çocuklarımızı bilgisayarla tanıştırmayı düşünüyorsunuz? Öyle seçmeli faaliyet derslerinden bahsetmiyorum. Ne zaman çocukların oyun oynadıkları değil, o oyunların alt yapısını kurguladıkları dersleri vermeye geçeceksiniz? Bu çocuklar, teknolojiye doğan çocuklar, dokunmatik ekranları 2 yaşında fark edip, 7 yaşında her türlü oyunu oynar hale gelmiş olabilirler. Ama hani Türkiye ekonomisine katkınız? Siz hala yabancı lisan öğrenerek mi globalleşmeye katkı sağlıyorsunuz? Yoksa sınavlardaki başarılarınız yetiyor mu zaten size? Peki bir adım sonrası? Bizim çocuklarımızın dünya çocuklarından ne eksiği var? 7 yaşında hem Türkçe hem İngilizceyi mükemmel yazan ve konuşan bir kızım var. Seneye Almanca’yı da aynı şekilde mükemmel seviyeye çıkaracağına eminim. Öte yanda 3 haneli sayılarla çarpma bölme yapıyor. Karışık problemler çözüyor. Dilbilgisi yanlışlarını tek tek buluyor. Sayfalarca kitaplar bitiriyor. Sadece benim kızıma özel değil bu beceriler. Tüm sınıf arkadaşları yapıyor bunları. Ne güzel, değil mi? Madem bu kadar potansiyeli var bu çocukların, niçin bilgisayar sistemlerinin eğitimine başlanmasını talep etmiyoruz? Görmüyor muyuz gelecek burada! Oyun oynayan değil, oyunları imal eden çocuklar yetiştiremediğimiz müddetçe, bizim cari açığımız negatif olmaya mahkumdur sevgili dostlarım!

Şeniz Tarımcan

Şeniz Tarımcan

2008 yılında doğan Melis Schmiede isimli bir kızı var. En çok kızını, sonra da okumayı ve öğrenmeyi seviyor; insan doğasını anlamasına yardımcı olacak kitapları tercih ediyor.

2009'dan beri yazdığı www.fitanne.com blogunda annelikle spor ve sağlıklı beslenmeyi pararlel götürmemiz gerektiğimizi yazan yazıların dışında içinden geçtiği çetrefilli İstanbul hayatına, çalışan bir bekar anne olmanın dayanılmaz hafifliğine de atıflarda bulunmaya devam ediyor. Kendisi modern bir feminist. Kadının güç ve narinliği içinde beraber var edebilen kimyasına hayran.

Yorum Ekle

Yorum yapmak için tıklayınız

*

En Popüler İçerikler

Alternatif Yazarlar

Gülüş Türkmen
Gülüş Türkmen
Aslı Demirörs Ağtaş
Aslı Demirörs Ağtaş
Gözde Erserçe Özateşler
Gözde Erserçe Özateşler
Deniz Sütlü Özgül
Deniz Sütlü Özgül
Ayşegül Uysal
Ayşegül Uysal
Özdemir Hiçdurmaz
Özdemir Hiçdurmaz
Özge Çakıcı Songür
Özge Çakıcı Songür
Tuba Tayfun Kayalarlı
Tuba Tayfun Kayalarlı
Meftun Kocakaya
Meftun Kocakaya
Zeynep Domaniç
Zeynep Domaniç
Tümünü Gör

Güvenilir Uzmanlar

Uzm. Dyt. Orçun Kürüm
Uzm. Dyt. Orçun Kürüm
Uzm Dr. Defne Eraslan
Uzm Dr. Defne Eraslan
Uzm. Psk. Aylin Karabağ Sılığ
Uzm. Psk. Aylin Karabağ Sılığ
Eğt. Uzm. Dr. Elif Kalkan
Eğt. Uzm. Dr. Elif Kalkan
Psk. R. Berin Tuncel
Psk. R. Berin Tuncel
Uzm. Psk. Elçin Gündoğdu Aktürk
Uzm. Psk. Elçin Gündoğdu Aktürk
Uzm. Klinik Psk. Yasemin Meriç Kazdal
Uzm. Klinik Psk. Yasemin Meriç Kazdal
Uzm.Ped. Belgin Temur
Uzm.Ped. Belgin Temur
Tümünü Gör