Kitap

Çocuğunuzla Kitap Yolculuğunda Size Düşenler (1)

‘Modern Çağ’ın Ebeveynleri çocuklarını kitaplarla tanıştırmak istiyorlar. Hem de olabildiğince erken bir yaşta.

Küçük Prens filminin Yönetmeni Mark Osborne’un bir söyleşide kitapla ilgili şu sözü dikkatimi çekti: ‘Eğer kitabı biliyorsanız, hayatınıza girdiğindeki yaşınıza bakmaksızın, büyük ihtimalle onu hafife alarak okumamışsınızdır. İçinizde kalmış ve evreninizin kalıcı bir parçası haline gelmiştir, tıpkı her zaman için benim evrenimle bütünleşmiş olduğu gibi.’

Yetişkinler için bile iyi bir kitap ‘kişinin evreniyle bütünleşip onun kalıcı bir parçası’ haline gelebilirken, çocuklar için kitaplar çok çok daha önemli. Bu nedenle de, iyi niyetle başlayan kitap yolculuğunda zaman zaman kocamaaaan taşlar çıkıyor ebeveynlerin önüne. Her zaman hayallerindeki gibi gitmiyor kitap yolculuğu.

Ebeveynlik her şeyden önce bir öngörü ve planlama mesleği. Her şeyi, en ince ayrıntısına kadar düşünme sanatı. Özellikle de son zamanlarda! Çünkü her geçen gün çocukların gelişimi açısından ilk altı yılın önemi ile ilgili gittikçe daha da çok yayın yapılıyor. Pek çok Bilim İnsanı yetişkinlerin bugün yaşadıklarının, yaptıklarının, hissettiklerinin en az %70’lik bölümünü ilk altı yılda öğrendiğini, içselleştirdiğini söylüyor.

Çocukların 2-6 yaş arasında içinde bulunduğu Bilişsel Gelişim Evresi (Piaget – Pre-Operasyonel Evre) çok kritik. Bu evrede çocuğunuz dünyayı siyah-beyaz görüyor, ‘gri alanları’ bilmiyor ve pek çok şeyi genelliyor. Etrafındaki her şeyden öğreniyor ve her şeyi öğreniyor. İçinde bulunduğu gelişim evresinin dinamikleri gereği neden-sonuç ilişkilerinde birtakım hatalar yapıyor. Gerçekle gerçek olmayanı birbirinden ayıramıyor.

Kitaplar didaktik olmadığı için çocuğunuzun bilinçdışına doğrudan, hiçbir engelle karşılaşmadan yerleşiyor. Hipnotik bir dil, hipnotik bir süreç. Bir de buna ‘kendi özel kitap okuma zamanınızın duygusal yakınlıkla dolu’ atmosferini eklediğinizde çocuğunuzun dünyasında ‘kitap okumak’ sadece okumanın çok ötesinde etkiler yaratıyor. Bu nedenle de iki ucu dikenli değnek: iyi bir hazırlıkla çok emniyetli kayıtlar oluşmasını sağlayabileceğiniz gibi, ‘ipin ucunu gevşek bıraktığınızda’ bir çok karanlık kayıt da oluşturabiliyor.

images-3

Gelin şimdi bu emniyetli kitap okuma kayıtlarını nasıl oluşturabileceğinize bakalım. Okuduğunuz her şey çocuğunuzun beynine ‘EKİM YAPIYOR!’ Hal böyle olunca da bu dönemde çocuklarınızın beyinlerine ektiklerinizle ilgili, en azından kontrolünüzün olduğu alanlarda, çok dikkatli olmakta fayda var. Temel kural şu: ‘Neyi ektiğinize dikkat edin ve nasıl gelişeceğini takip edin.’

  • ‘Gri alanları olmayan, bağlamsal düşünemeyen’ çocuklarınızın kitaptaki her şeyi ‘sünger gibi çekeceğinden’ emin olarak seçimlerinizi değerlendirin.
  • Çocuğunuzun “sizin seçtiğiniz kitaplar” arasından istediği kitabı seçmesine izin verin. Muhakemesi gelişmemiş bir çocuğun ‘Sınırsız Seçenekler’ içinde kendisi için doğru kitabı seçebileceği yanılgısından kurtulun. Elbette çocuklarınızın tercihlerine saygı göstereceksiniz. Ancak, daha önceki yazımda da belirttiğim gibi, özellikle de ilk yıllarda onların tercihlerinin bekçisi sizlersiniz. (http://alternatifanne.com/siz-gercekten-ama-gercekten-cocuklarinizin-ihtiyac-duyduklari-ana-babalar-misiniz-2/)
  • Okumadığınız hiçbir kitabı çocuğunuzla tanıştırmayın. İçinize sindiremediğiniz, arkasında duramayacağınız hiçbir kitabı da çocuğunuzla tanıştırmayın. Ebeveynler, özellikle de ilk altı yılda çocukların bilinçlerine ve duygu dünyalarına girecek şeylerin olabildiğince gözcüsü olmak durumunda. Ailenizin bir değerler, inançlar ve davranışlar sistemi var. Kitaptakiler sizin sisteminize dahil değilse hayatınıza hiç sokmamakta fayda var.
  • Kitaptaki karakterlerden biri/ bir kaçı gibi davrandığında/ konuştuğunda onaylamayacaksanız, ona kızacak, onu cezalandıracaksanız o kitabı ASLA hayatınıza sokmayın. Kendi ellerinizle satın aldığınız ve çocuklarınıza sunduğunuz şeyler çocukların dünyasında sizin onayınızdan geçmiş, sizin tarafınızdan kabul görmüş ve doğru şeylerdir. Bu nedenle de ‘oradaki gibi olmak’ onlar için sizin kalbinize giden yol olabilir ve çok çabalayabilirler.
  • Çocuklar sizin gibi değil. Oldu da severler, kitapla bağ kurarlarsa, aynı kitabı ‘defalarca’ okuyacaksınız. Bu nedenle de kitap seçerken, uzun soluklu bir ilişkiye başlayabileceğiniz varsayımıyla hareket edin. Sıkılacağınız, uzun bulacağınız, duygusunu geçiremeyeceğiniz kitapları hayatınıza sokmayın.
  • Evinizdeki kitaplar içinde okunacak kitabı çocuğunuzun seçmesine izin verin. Çocuğunuz o anki ihtiyaçlarına uygun olarak bir seçim yapacaktır. Her gün değişik kitaplar okumak size cazip gelse de, çocuğunuz bazen haftalarca tek bir kitabı da isteyebilir. Siz de farklı öneriler getirin, ancak son tercihi ona bırakın.
  • ASLA didaktik olmayın. Okuduğunuz şeyin ana fikrini, kitabın mesajını “dümdüz” söylemeyin. Bırakın çocuğunuz hikayeyi kendi yöntemleriyle içselleştirsin. Soru cevaplarla, ‘Peki böyle olsaydı o zaman…’/ ‘Peki böyle olmasaydı o zaman…’ soruları ile mesajı kendisinin çıkartmasına fırsat verin.
  • Sesinizin tonuna, farklı vurgulara, geçirmek istediğiniz duyguya önceden karar verin. Bu kitapla, bu hikayeyle ilgili çocuğunuza geçirmek istediğiniz duygu ne? Unutmayın ki çocuğunuz için kelimelerin gücü %7 iken, geçirdiğiniz duygu, beden diliniz ve ses tonunuz %93 etkili.
  • Kitabı çocuğunuza okumadan önce kendinizi olası sorulara ve önemli açıklamalara hazırlayın. Çocuğunuz için karmaşık gelebilecek yerleri belirleyin ve açıklamak için hazırlıklı olun.
  • İçinde bulunduğu dönemin gereği bazı şeyleri anlamak çocuğunuz için çok güç olabilir, bir çok şeyi yanlış anlayabilir. Bu tip yerleri önceden öngörün. Çocuğunuzun yanlış anlamasına açık bölümleri ‘kafa sesi/ iç ses’ olarak açıklayın. (‘Hmmm! Küçücük bir fare ama aklını kullanarak nasıl da kurtardı kendini bütün o güçlü hayvanlardan?’)
  • Kitabı her okuduğunuzda çocuğunuzun yaşına ve iletişim becerisine uygun yöntemlerle çocuğunuzun ne anladığını irdeleyin. Çocuğunuzun yanlış çıkarımları olabilir, bazı unsurlara daha fazla değer veriyor olabilir. Yaşı gereği bu çok normaldir. Böyle bir durumda seçeneklerini arttırarak farklı açılardan da bakmasını sağlayın. 😉
  • Sizin onayınızdan geçmemiş bir kitap bir şekilde hayatınıza girmiş ve çocuğunuzla bağ kurmuşsa gerekçelerini çocuğunuza açıklayarak o kitapla vedalaşın ve bu kitabı hayatına soktuğunuz için çocuğunuzdan ‘Özür Dileyin!’.

Psikolog Dilek Büyükselçuk

Konuk Yazar

Yorum Ekle

Yorum yapmak için tıklayınız