Çocuk Sağlığı Kategorisiz Röportaj Sağlık

Çocuğumuz zatürre olduysa…

Teşhis zatürre. Aklımızda binbir soru uçuşuyor. Pediatri Göğüs Hastalıkları Uzm. Prof. Dr. Refika ERSU tüm bunlara cevap verdi:

IMG-20160608-WA0000Adını duyduğumuzda irkildiğimiz geçmişte tedavisi günümüzdeki kadar mümkün olmayan bir hastalığı, zatürreyi, bu konuda en uzman kişiden tanımak (oğlu zatürre geçirmiş bir anne olarak) istedim. Bu hastalığı kendisi ya da çocuğu geçirmiş aileler için çok önemli bilgilerini bizimle paylaşan Atasehir Memorial Pediatri Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Refika ERSU’ya çok teşekkür ederek başlamak istiyorum.

Okuyucularımız için kendinizi tanıtabilir misiniz?

Çocuk göğüs hastalıkları doktoruyum. Tıp eğitimimi tamamladıktan sonra çocuk hastalıkları alanında ihtisas yaptım. Akabinde üç yıl da çocuk göğüs hastalıkları alanında yüksek ihtisas yaptım. Bunun yanı sıra çocuklardaki akciğer hastalıkları konusunda uzmanlık alanım var.

Annelerin çokça merak ettiği bir konu olan zatürre hakkında bizi bilgilendirir misiniz, zatürre nedir, çeşitleri nelerdir?

Zatürre akciğer dokusunun iltihaplanmasıdır, diyebiliriz. Bu enfeksiyonla, bir mikrop çeşidi olan virüs ile veya bakteri ile olabilir. Ayrıca mikrop nedenli olmayan zatürreler de var. Örneğin kimyasal bir maddeye soluma yoluyla maruz kaldığınızda bu da akciğer dokusunda iltihap oluşturabilir. Ama buna enfeksiyon olmayan zatürre diyoruz. Ancak çocuklarda daha çok enfeksiyon ajanları dediğimiz mikropla olan akciğer doku iltihabı zatürre görülür.

Radyolojik inceleme sonrası zatürre teşhisi konulan bir çocuğa balgam ve tükürük testleri yapılmadan verilen antibiyotikler (genellikle augmentin, amoklavin, klamer veriliyor sanırım) tedaviyi olumsuz etkiler mi?

Çocuklar balgam çıkaramadıkları için, özellikle sekiz-dokuz yaşın altındaki çocuklardan balgam örneği almak kolay değildir. Üst hava yollarından alınan örnekler ise akciğer enfeksiyonundaki mikrobu yansıtmaz. Dolayısıyla çocuklarda biz yetişkinlerden farklı olarak, zatürrenin nedenlerini, zatürreye neden olabilecek çalışmalara dayanarak bildiğimizden, zatürreye neden olabilecek mikroplara yönelik en etkili tedaviyi yapmaya çalışırız. Ancak hasta hastanede ağır zatürre geçiriyor veya altta yatan bir hastalığı varsa, bağışıklık sistemi yetmezliği gibi, o zaman o örneği entere etmeye çalışırız. Bu veya benzeri durumlarda genelde biraz daha inovatif yöntemlerle, çocuğun akciğerdeki hava yollarından bronkoskopi, endoskopi, yöntemiyle balgam almak gibi yollara başvurabiliriz. Dolayısıyla normalde sağlıklı olan ve toplum kaynaklı zatürre geçiren çocuklarda, çok agresif şekilde örnek almaya çalışmayız. Ancak hastaneye yattıysa ve ateş varsa kan kültürü alabiliriz, bazen o örnekte de mikrop üretilebilir. Ancak bu her zaman yaptığımız bir şey değil.

Klinik tabloda iyileşmeme veya iyileşme belirtileri nelerdir?

Tabiî ki ateş, hızlı nefes alıp verme zatürrenin en önemli bulgularıdır. Bazen yapılan hatalardan birisi de öksürük olmaz ise zatürre olmaz düşüncesidir. Çünkü öksürük daha çok hava yollarından kaynaklanır. Ancak zatürrede öksürük olmayabilir. Dolayısıyla hızlı nefes alıp verme, ateş varsa ve geçmiyorsa zatürreyi düşünmek gereklidir. Zatürrenin geçtiğini nasıl anlamaktayız derseniz, klinik olarak test yapmadıysak iki bulguya dikkat etmemiz gereklidir. Bir, ateşin düşmesi, iki, çocuğun genel durumu, iştahın gelişmesi, dinleme bulguları. Şunu da hatırlatmalıyız, dinleme bulguları daha geç de düzelebilir. Ayrıca akciğer filmlerinde de düzelme hemen görülmeyebilir, akciğer filmlerinde düzelmeler 4-6 hafta, hatta 8 haftayı bulabilmektedir. Onun için bizim açımızdan ateş, klinik bulgular yani çocuğun bulguları ve filmler düzelme sürecini daha iyi gösteren bulgulardır.

İyileşme sürecinde beslenme nasıl olmalıdır? Bu dönemde balgamı seyreltmek, boğazı yumuşatmak için hangi bitki çayları gün içinde ne kadar içilebilir?

Şimdi her zamanki gibi, iyileşme döneminde de, hastalık döneminde de uygun beslenme önemlidir. Uygun beslenmeden anlaşılması gereken; yeterli kalori, uygun protein, karbonhidrat ve yağ oranını içeren beslenmedir. Bu dönemde özel bir diyet vermiyoruz. Ancak çocuğun bu dönemde protein ve kalori içeren bir beslenme gerçekleştirmesi önemlidir. Tabiî ki uygun beslenme çocuğu zorlamadan gerçekleştirilmelidir. Hastalık döneminde çocuğun iştahının azalmasını çok fazla sorun edinmemek gerekir. Hastalık sonrasında çocuklar verdikleri kiloları geri almaktadırlar. Hastalık döneminde çocuklar açısından su çok önemlidir. Çünkü balgamın seyrelmesine yardımcı olmaktadır. Çocuğun gün içerisinde serbest olarak su almasını sağlamak gereklidir. Bitki çaylarının rutin olarak tüketilmesini ise çocuklarımıza önermiyoruz. Geleneksel olarak yıllardır kullandığımız ıhlamur, ıhlamurun içine bal eklenerek tüketilmesi gibi kullanımlar olabilir. Ancak bunlar dışındaki bitkisel ürün kullanımı şikayetlerin artmasına da neden olabileceğinden rutin kullanımını önermemekteyiz. Ayrıca geleneksel ürün kullanımlarında bile sorunlar yaşanabilmektedir. Örneğin ıhlamura alerjisi olan bir hastam var. Bundan dolayı bitki çaylarının kullanımında dikkatli olmak durumundayız. Gün içinde bol su tüketimi çok daha iyi olacaktır.

Televizyonlarda karşımıza çıkan ve uzman olarak tanıtılan bazı kişiler akciğeri temizleyen birtakım kürlerden söz etmekteler. Sabah akşam keçiboynuzu tüketmek gibi, bunların çocuklar için tehlikesi olabilir mi?

Bizler bilim insanıyız ve bilimsel gerçekler ile hareket etmekteyiz. Alternatif tıp demeyelim ama bilimsel çalışmalara dayanan, tamamlayıcı bir takım tıbbi yöntemler olabilir. Mesela ağrısı olan hastalar için akupunktur veya sedasyonu azaltmak için kullanılan değişik yöntemler gibi. Ancak çocuklarda alternatif ilaçları önermeden ve kullanmadan önce her türlü zararını düşünmek gereklidir. Bizim yüzyıllardır kullandığımız ve daha önce söylemiş olduğumuz ıhlamur içmek, bal vermek gibi yöntemler uygulanabilir. Bunların bir zararının olmadığını geleneksel olarak bilebiliyoruz. Ancak bir takım bitki özlerinin karıştırılması, aktarlara gidip onların alınması ve çocuklara verilmesi bizim önerdiğimiz bir şey değil, bunların zararını bilemiyoruz. Pekmez vermek çocuğa zararlı bir şey değil, ama bir kür uygulamak, çok fazla pekmez vermek bunlar bizim geleneksel olarak yapmadığımız şeyler. Dolayısıyla keçiboynuzu pekmezi, üzüm pekmezi çocukların beslenmesinde kullanılabilir. Ama bir kür olarak verip, çocuğun iyileşmesini beklemek olmaz. Örnek vermek gerekirse, bana bir hasta gelmişti, söylediği şu: ’Keçi boynuzu veriyorum, bütün karışımları denedim, turbun içine bal da koydum ama çocuğum iyileşmedi’. Zatürrede bizler çocuğun bu tür kürler ile iyileşmesini beklememeliyiz. İyi beslemek, desteklemek önemli ama hastalıklarda kanıtlanmamış şeyleri vermek sakıncalı olabilir. Onun için mutlaka doktorunuz ile konuşup tıbbi olarak kanıtlanmış ya da en azından zararı olmadığını bildiğiniz şeyleri çocuğunuza vermelisiniz.

Alerjik bünyeli bir çocuğun zatürreden sonra astıma yakalanması diğer çocuklara göre daha mı kolaydır?

Aslında astım genetik bir hastalık, genetik çevresel zeminde oluşuyor. Çevresel etkenler oluşumunda etkili olmaktadır. Dolayısıyla genetik eğilimi olan bir çocukta, ki çevresel etkenler virüs enfeksiyonlarını, bakteri enfeksiyonlarını da kapsamaktadır, enfeksiyon sonrası astım görülebilir. Yine sık yapılan bir hata, aslında astım olan bir çocuğa astım tanısı konmadan birçok kez zatürre denerek, uygunsuz antibiyotik verilmesi, öksürük veya hastalığın geçmemesi durumunda da tekrarlayan defalar gereksiz antibiyotiklerin verilmesidir. Astım tedavisi alması gerekli olan çocukta ya da iyi tedavi edilmemiş astımda zatürre de gelişebiliyor. Çünkü hava yollarında balgam ve iltihap oluyor ve bunlar hava yollarını tıkadığı için o bölgede enfeksiyon gelişme riski artmış oluyor. Bu durumda çocuklarda üç farklı senaryo ile karşılaşılabilmektedir; aslında astım ama zatürre olarak tedavi uygulanmaya çalışılıyor, ya da astım iyi tedavi edilmediğinde zatürre gözüküyor veya çocukların astımı enfeksiyonlar ile tetikleniyor.

Antibiyotik tedavisi bittikten sonra dinleme bulgusu normal bir çocuğun devam eden gece terlemesi doğal mıdır? Bu durumda ne yapılmalıdır?

Her çocuk hayatında iki kez zatürre olabilir. Üçten fazla oluyor ise biz buna tekrarlayan adını vermekteyiz. Ama bir yıl içinde iki kez oluyorsa bu durumun mutlaka araştırılması gerekir. Eğer bir kez zatürre olduysa ki ilk zatürrede biz her zaman röntgen çekmek zorunda bile değiliz. Sonra klinik olarak tamamen düzeldiğini görüyorsak ve bu ilk zatürresi ise ve filmde takip etmemizi gerektiren çok önemli bir bulgu yoksa film çekilmeyebilir. Hızlı nefes alıp veriyorsa, ateşi var ise dinlediğinizde zatürre bulgusu var ise film çekmeyebiliriz. Hastanede yatan hastalarda ise mutlaka film çekiyoruz.

Klinik olarak düzelen bir hastanın tekrar röntgen çektirmesi gerekebilir mi?

Yine aynı şekilde klinik olarak çok düzeldi ve takip sürecinde de tamamen iyi ise çekilmeyebilir.

Anne babaların en çok sorduğu sorulardan biri de zatürreden sonra leke kalır mı? Lekenin tedavisi var mıdır?

Şimdi uygun olamayan zatürre tedavisinde, ya da iyi tedavi edilememiş hastalarda, ki genelde antibiyotik kullanımı ile tam tedavi yapılmaktadır, bazen çocuk hastanede yatıyor ve çok ağır bir zatürre geçiriyor bu durumda tam olarak etkin bir tedavi yapılamayabiliyor. Dolayısıyla, uygun tedavi edilemezse o zaman tıp dilinde hasar dediğimiz, akciğer dokusunda tam olmayan bir iyileşme olabiliyor. Ya da akciğer dokusundaki hava yollarında genişleme olabiliyor. Biz buna bronşektazi diyoruz. Yani bronşlarda genişleme. Bronşektazi geliştiyse bu önemlidir. Küçük bir leke kaldı ise bu önemli değil. Bu iyileşebilir. Ya da minik bir leke kalıp sıkıntı yaratmayabilir, altında yatan tüberküloz vb. bir hastalık yoksa. Ama bronşektazi geliştiyse, akciğerdeki bronşlarda hasar olduysa o zaman oradaki dokulardan, hava yollarından balgam çok iyi temizlenemediği için tekrarlayan enfeksiyonlar olup, hastalığın defalarca tekrarlayan enfeksiyonlara zatürre, bronşit gibi tablolar oluşmasına sebep olabilir. Bu durum ancak tomografi ile anlaşılabiliyor. Eğer filmler istediğimiz gibi düzelmiyorsa, çocukta semptom varsa bazen tomografi düşünebiliyoruz. Ama bu durumlarda çok dikkatli olmak gerekli çünkü tomografi radyasyon veren bir yöntem. Ancak çok düzelmeyen, semptomları devam eden çocuklarda düşünmekte fayda var. Bronşektazi farklı bir tedavi gerektirmektedir.

Zatürrede geçmeyen öksürük ve gece terlemeleri hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Öksürüğün zatürre tedavisi ile azalıp, takibinde de bitmesi gerekir. Gece terlemeleri ise, çocukta semptomlar yoksa, tüberkülozu düşündüren bulgular yoksa, öksürük de devam etmiyor ise ve genel durumu iyi ise sadece gece terlemeleri önemli bir bulgu değil bizim için. Ama eğer şikayetleri devam ediyorsa belki de filmin düzelip düzelmediğine bakmak lazım.

Fiziksel aktivitelere iyileşmeden ne kadar sonra başlanabilir?

Normal zatürre tedavi sürecinden sonra, hastanın normale döndüğünü kabul etmekteyiz. Dolayısıyla fazla ağır olmayan fiziksel aktiviteleri hemen yapabilir.

Bize ayırdığınız zaman için okuyucularımız adına teşekkür ederim.

Ben teşekkür ediyorum, annelere bir katkım olursa bu konuda sevinirim. Benim verdiğim bilgiler sadece hastalığı tanımlıyor. Fakat hastalığın gelişimi her hastada farklıdır. Bu sebeple okuyucuların sadece buradan hareketle bir tedaviye girişmeleri doğru değildir. Bu konuda uzman hekimlere başvurmak en doğru olandır.

 

Meftun Kocakaya

Meftun Kocakaya

Anne olunca kuşlara ağaçlara boceklere annelere babalara bir daha baktım. Bakınca bunca zaman göremediğim ne çok şey olduğunu farkettim. Farketmek beni içimdeki benle tanıştırdı ve anne olmadan önce yaptığım ve ara verdiğim yazı çizi işlerine geri döndüm. İyi ki de döndüm. Kendimle bir kez daha tanıştım içimi aydınlattım.
Anne olmanın benim için bir mucize olduğunu düşünüp düşünüp mutlu oldum.

Yorum Ekle

Yorum yapmak için tıklayınız

*

Alternatif Yazarlar

Gülüş Türkmen
Gülüş Türkmen
Aslı Demirörs Ağtaş
Aslı Demirörs Ağtaş
Gözde Erserçe Özateşler
Gözde Erserçe Özateşler
Deniz Sütlü Özgül
Deniz Sütlü Özgül
Ayşegül Uysal
Ayşegül Uysal
Özdemir Hiçdurmaz
Özdemir Hiçdurmaz
Özge Çakıcı Songür
Özge Çakıcı Songür
Tuba Tayfun Kayalarlı
Tuba Tayfun Kayalarlı
Meftun Kocakaya
Meftun Kocakaya
Zeynep Domaniç
Zeynep Domaniç
Tümünü Gör

Güvenilir Uzmanlar

Uzm. Dyt. Orçun Kürüm
Uzm. Dyt. Orçun Kürüm
Uzm Dr. Defne Eraslan
Uzm Dr. Defne Eraslan
Uzm. Psk. Aylin Karabağ Sılığ
Uzm. Psk. Aylin Karabağ Sılığ
Eğt. Uzm. Dr. Elif Kalkan
Eğt. Uzm. Dr. Elif Kalkan
Psk. R. Berin Tuncel
Psk. R. Berin Tuncel
Uzm. Psk. Elçin Gündoğdu Aktürk
Uzm. Psk. Elçin Gündoğdu Aktürk
Uzm. Klinik Psk. Yasemin Meriç Kazdal
Uzm. Klinik Psk. Yasemin Meriç Kazdal
Uzm.Ped. Belgin Temur
Uzm.Ped. Belgin Temur
Funda Kale Yıldırım
Funda Kale Yıldırım
Tümünü Gör