Çocuk Psikolojisi

Çocuğum oyuncaklarını toplamıyor…

Tanıdık geliyor mu: Yatağa gitmeden önce oyuncaklarını yerine koymak ister misin? - Hayır anne. Sen topla.

kids-messy-roomPsikologsanız ve anneyseniz çevrenin beklentisi çocukla her zaman dingin, sorunsuz, evde sesin yükselmediği bir hayat yaşıyor olduğumuz yönünde.

Şimdiden söyleyeyim, böyle bir ilişki  ne eşle, ne çocukla, ne de arkadaşla pek mümkün değil, sağlıklı da değil.

Örneğin oğlum Ege’nin dağıttığı oyuncaklarını toplaması, odasını toplaması konusunda bazen sorun yaşıyoruz. Daha dün akşam Ege’ye flash kartlarını toplamasını söyledim.

Anne: ‘Ege’cim oyunun bitmiş gibi görünüyor. Yatağa gideceğiz birazdan. Gitmeden önce oyuncaklarını yerine koymak ister misin?’(Seçimi ve dolayısıyla sorumluluğu kendisine bıraktım)

Ege:  ‘Hayır. Sen topla’(Seçimini yaptı!!!)

Anne: (Önce derin bir nefes aldım, sonuçta ustaca sorduğum sorunun sonunda duymak istediğim cevap bu değildi) ‘Şu anda istemiyorsun, anladım. O zaman şimdilik ben kaldırayım, belki başka zaman da sen kaldırmak istersin.’

Ege: Tamam ben sonra yaparım.(Kıvama geliyor)

Ben toplamaya başladım,  kısa bir süre sonra Ege’nin bana kendiliğinden eşlik edeceğini umuyordum. Baktım beyefendi de hiç hareket yok. İkinci bir hamle zamanıydı.

Anne: ‘Ne kadar da çoklarmış, kendi başıma toplamam biraz uzun sürecek…(kısa bir bekleyişin ardından yine hareket gelmeyince) annecim sen de bana yardım etmek ister misin?’(yine seçimi ona bıraktım)

İşte sonunda birlikte topluyorduk. Toplama işi bitince ‘Ege bence evimiz çok düzenli görünüyor, ne iyi ettik de topladık’ şeklinde cilasını da sürmeyi de ihmal etmedim. (Duygularımı ifade eden bir geribildirim verdim.)

Bir püf noktası eklemek isterim; hissettirmeden1Lt4o7bYN9eLxgLkxewykAP8 işi ağırdan alıp çoğu kartı onun toplamasına fırsat vermeye çalıştım. Şimdi yazımı okuyanlar ‘alavere dalavereyle mi iş yaptıracağız’ diye düşünürlerse müsaadenizle hemen uzmanlığımı konuşturayım. En baştan ‘Annecim oyuncaklar oynandıktan sonra yerine konur, evimiz düzenli görünür’ şeklinde Ege’ye nasihat etseydim hiçbir yere varamayacaktık. Yanlış olduğunu bilsem de daha önce denemedim değil:)

Benim çözüm yolumda uyguladığım bazı ilkeler vardı:

  • Cevaplarımla Ege’yi anladığımı ve o anda toplama konusunda isteksiz olduğunu kabullendiğimi hissettirdim,
  • Emir kiplerinden, nasihatlerden, ne yapması gerektiğini söylemekten uzak durdum,
  • Seçimi ona bıraktım.

Bu püf noktalar kullanılarak çocuklara odasını toplamak, aldığını aldığı yere koymak gibi davranışları kazandırmak mümkün. Danışanlarıma her zaman ‘günlük hayatınızda davranışlarınızla çocuklara örnek olun’ derim. İşte ben de evimde bu şekilde davranışlarımla (kartları kendim toplamaya başlayarak) örnek olmaya çalışıyorum. Burada benim yaptığım sadece doğru davranışı seçmesi için onu doğru yönlendirmek oldu.

Bu yöntem bizde çoğunlukla işe yarıyor. Yaramadığı zamanlar da var tabii. Öyle zamanlarda ‘bir daha ki sefere belki toplamak istersin’ diyerek paşa paşa kendim topluyorum. Yazının başında da söylediğim gibi psikolog olmam, bazı ilkeleri uygulamam, konuşma dilime dikkat etmem her zaman herkese istediklerimi yaptırabilmem anlamına gelmiyor maalesef,  keşke gelseydi…

Her çocuk farklı, annelerin beklentileri farklı, geçmiş yaşantıları farklı, ev ortamının ahengi bile farklı, değil mi? O zaman çözüm yollarının da farklı olması normaldir. Kitabi bilgileri bilmek sizlerin işinizi kolaylaştırabilir, ama annelik içgüdünüz sonunda her zaman doğru ya da yanlış yaptıklarınız konusunda sizi uyaracaktır. Acaba sizin zaman zaman sonuçsuz kalan ya da işe yarayan yöntemleriniz oluyor mu?

Bu yazı Alternatif Anne’de ilk 2 Nisan 2012 tarihinde yayımlanmıştır.

Uzm. Psk. Aylin Karabağ Sılığ

1997 yilinda Ege Üniversitesi Psikoloji Bölümü, 2003 yılında Anadolu Üniversitesi Eğitim’de Psikolojik Hizmetler Alanında Yüksek Lisans programını bitirdim. Halen Uzm. Psikolog olarak eğitim alanında çalışmaya devam ediyorum. Dil eğitimimi İngiltere’de tamamladım ve Covent Garden College’de Halkla İlişkiler eğitimi aldım.

2008 dogumlu Ege adında bir oğlum var. Oglumun ihtiyacini karsilamak icin Eskişehir’de ilk kez gerceklestirilen anne-cocuk oyun grubu kurdum .

Oğlumun sağlıklı beslenebilmesini sağlamak her anne gibi benim için de son derece önemli. Doğal gıdaya talebi arttırmak ve yerel üreticiyi desteklemek amacıyla Eskişehir Doğal Ürün Talep Edenler Grubunu kurarak uretici ve tuketiciyi biraraya getiren toplantilar ve egitimler duzenledik. Organik urunlere hem aracisiz hem online erisebilme imkani sunduk. Grup adresimiz:
https://www.facebook.com/#!/groups/290560501002409/

Oğlumla yaptığımız aktiviteleri okuyabileceğiniz, anne cocuk ve egitim konularinda kişisel yazılarımı bulabileceğiniz bir blogum var. http://benimegem.blogspot.com

5 Yorum Var

Yorum yapmak için tıklayınız

  • 33 yaşındayım annemin hala en nefret ettiğim huyu bana nasihat etmesidir.o nasihata başladımı hiç onu dinlemem hala düşünün aslında benim için çoğu zaman doğru laflar söylediğini bile bilsem genede onun söyledikleri 1 kulağımdan girer ötekinden çıkar o yüzden asla nasihat etmemeye gayret ederim ve bu taktik%75 oaranında tutar zaten çok merhametli annesine hiç kıyamayan bir kızım var :))

  • Yaziya bayildim. İtiraf edelim oda toplamak da dünyanın en zevkli işi değil! Ben ne zaman vakit darlığından isteklerimi direk, emir kipinde iletiyorum, oğlum Ateş (5.5 yaş) beni saatlerce uğraştıracak inadıyla çabalarımı neticesiz bırakıyor.
    İşin sırrı biraz zaman alsa da dolaylı yollarla, duyguları ifade ederek yaklaşmak sanırım..
    yani oyuna devam..

  • çocuğun daha dikkatli olması ve beyin gelişiminde omega 3 ek takviyesi önerliyor. son zamanlarda onu denemeye başladım.