Çocuk Çocuk Psikolojisi Dünyadan Esintiler Kategorisiz

21. Yüzyılda çocuklarımızı cinsel istismardan koruma rehberi

Cinsel istismar konusunda uyanık olalım. Kendimizi ve çevremizi bilinçlendirelim, çocuklarımızı koruyalım!

child-334310_640Çocukların cinsel istismarı genelde az gelişmişlikle eş tutulsa da maalesef gelişmiş ülkelerde de değişmeyen gündem konularından. Yetişkin insanların korunmaya ihtiyaç duyduğu kimi zaman can güvenliği olmadığı günümüzde, çocuklarımızı bu tür tehlikelerden nasıl koruyabileceğimiz hepimizin aklını kurcalayan sorulardan biri sanıyorum.

Çocuğumuzla çok güçlü bir iletişimimiz olduğuna inanabilir, bu tür konulardan çocuğumuza söz etmiş ve hatta bir takım senaryolar üzerinden giderek olası tehlikelere karşı onu hazırlamış olabiliriz. Ancak bizim bile farkında olmadığımız bazı gerçekler var bu konuda.

Geçenlerde İngiltere gazetelerinden “The Telegraph”da yayınlanan bir makalenin pek çoğumuzun zaten bildiği, kimimizin üzerinde düşünmeye kaçındığı bu konuyu çok güzel özetlemiş olduğunu gördüm. Cinsel istismar psikolojisi üzerinde uzmanlaşmış bir psikolog olan Dr. Nina Burrowes tarafından kaleme alınan yazıda cinsel istismara ilişkin senelerdir var olan bazı görüşlerin artık değişmesi gerektiği vurgulanıyor ve adeta “çocuklarımızı cinsel istismardan korumanın 21. yüzyıl rehberi” sunuluyor. Konu üzerinde düşünmemizi sağlayacağından size bu yazıyı çevirerek aktarmaya çalışacağım.

Dr. Burrowes’a göre günümüzde cinsel istismarın bu kadar yaygın olmasında bizim ürettiğimiz varsayımların etkisi büyük. Daha doğrusu cinsel istismar o kadar korkutucu ki net bir şekilde düşünmemize engel oluyor. Bu nedenle gözlerimizi gerçeklere açmak yerine kendimizi güvende hissedecek hikayeler anlatmayı tercih ediyoruz.

Dr. Burrowes’a göre bu varsayımlar veya hikayelerden birkaçı şöyle:

  • İstismar edenler hep yabancıdır.
  • İstismar sadece aile içinde olur.
  • İstismarcılar sadece oyunparkı civarında dolaşırlar.
  • Yetişkin kadınla cinsel ilişki yaşayan erkek çocuk ‘şanslı’ dır.
  • Benim çocuğum akıllıdır. Basit bir iki kuralla –yabancılardan uzak dur, yüksek sesle çığlık at ve kaç gibi- başarılı bir şekilde istismardan kurtulabilir.

Dr. Burrowes kendimizi güvende hissettirmek için anlattığımız bu tür hikayelerin hepsinin çocuklarımızı tehlikeye attığını belirtirken neyin istismar olarak sayılacağı, kimlerin istismar edebileceği ve ne tür çocukların istismara maruz kalabileceğine ilişkin katı fikirlerimizin hepsinin sorunun bir parçası olduğunu ekliyor.

Sorunu aşmak için ailelerin, yanıltıcı, güvende olma hissine sırtını dönerek gerçekliğe gözlerini açmalarının gerekliliğini dile getiriyor. Bunun da öncelikle sorunun aile tarafından anlaşılmasıyla olabileceğini savunuyor.

Dr. Burrowes’a göre anne babaların uzak durması gereken düşüncelerden birkaçı şunlar:

 

  • Ben istismarcıları ayırt edebilirim

Dr. Burrowes’a göre bu çok tehlikeli bir varsayım çünkü kimin tam olarak cinsel suçlu olduğunu anlayabilmek mümkün değil. Cinsel suç etnik, sınıf, din, eğitim, geçmiş, cinsel yönelme, meslek ve gelir durumunu aşan bir suçtur.

Cinsel suçluların davranışına gelince görülüyor ki etkili cinsel suçlular ‘oyunparklarında zaman geçiren adam’ görüntüsünden hayli uzak, cazibeli,eğlenceli, dışadönük ve beğenilen insanlardır.

O nedenle bu konuda dikkate alınması gereken en önemli belirti istismarcının çocukla yalnız kalmak istemesidir. Ancak bu gibi belirtiler kurnazca gizlendiğinden pek çok ebeveynin farketmesi oldukça güçtür.

 

  • Çocuğum istismar edilirse bilirim

Basit bir gerçek vardır, pek çok aile çocuğunun istismar edildiğini bilmez. Her çocuk istismar belirtisi göstermez.

Kimi çocuklar istismarı sevdikleri insanla yeni bir tür oyun olarak görebilir. Bu tür çocuklar istismar edildiklerini yıllar sonra geriye baktıklarında fark ederek, nasıl bu konuda hazırlanıp yönlendirildiklerini anlayabilirler.

Diğer çocuklar korkmuş veya yarlanmışlardır ama kafaları karıştığından hislerini gizlemeyi becerebilmiş olabilirler. İstismar eden kişiler çoğu zaman istismar ettikleri çocuklar tarafından beğenilir veya sevilirler. Canınızı yakan veya bizi üzen birine sevgi duygularını beslemek oldukça kafa karıştırıcı olabilir. Çocuklar bu durumla istismarı normal olarak kabul ederek -küçülterek, veya kendilerini suçlayarak- başa çıkabilirler.

Bu tür durumları anlamak için çocuklardaki ani davranış değişiklikleriiçine kapanma, okulda sorunlar, kabuslar, bazı insanlarla zaman geçirmek istememek gibi belirtilere bakılmalıdır.

 

  • Çocuğum istismar edilseydi bana söylerdi

Bazı çocuklar ailelerine istimardan bahseder ama çoğu etmez. Kimi bunun istismar olduğunun farkında değildir. Kimi ise kendilerini suçladıklarından, sırlarını başkasıyla paylaşmaya utanır. Bazı çocuklar başlarına dert açacaklarını düşünür. Diğerleri de ailelerini üzmekten endişe eder -özellikle istismar eden aileden biriyse. Kısacası tüm gençler istismar hakkında rahat konuşamaz.

Bu durum istismar eden tarafından da desteklenir, eğer söylerse ailesine zarar vermekle tehdit etmiş veya kimsenin ona inanmayacağına ikna etmiş olabilir. Kimi çocukların ise konuşmaya hakkı yoktur zaten, ailesiyle hiçbir zaman cinsellik konuşmamıştır. Bu tür zor bir konuşmayı nasıl başlatacağı konusunda fikri yoktur.

 

Peki ne yapılmalı?

Dr Burrowes aileler tarafından yapılması gerekenleri kısaca şöyle özetliyor:

  • Aileler istismar durumunda çocuklarının bunu kendilerine söyleyeceklerine güvenmek yerine, gizli belirtilere karşı uyanık olmalılar.
  • Çocuklarıyla en zor konuların bile konuşulduğu bir aile ortamı yaratmalılar.
  • Eğer endişe ediyorlarsa mutlaka sormalılar.

Pek tabii ki en kötüsü gerçeği sorarak öğrenmektir.

Cinsel istismar konusundaki mesajlarımız cinsel istismarı engellemek ve söylemek konusunda çocuklarımıza gerçekçi olmayan bir oranda sorumluluk yüklüyor. Çocuklarımız bizim daha iyi olmamızı gerektiriyor.

Gözlerimizi açıp biraz daha korkuyla yaşamamız çocuklarımızın da güven içinde yaşamasını sağlayacaktır.

Dr. Burrowes’un uyarıları korkulu rüya görmektense uyanık kalmayı öneriyor aslında. Biz de öyle yapalım, cinsel istismar konusunda uyanık olalım. Kendimizi ve çevremizi bilinçlendirelim, çocuklarımızı koruyalım.

 

Kaynak

 

Tuba Tayfun Kayalarlı

ALTERNATİF ANNE YAZARI | ODTÜ Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi mezunu olan Tuba, Lancaster Üniversitesi’nde Diplomasi Master’ı yaptıktan sonra diplomat olması beklenirken kendisini finans dünyasında buldu, Annelik ve sonrasında Londra’ya yerleşme ile iş yaşamına ara verdi. Tekrar döndüğünde ise kurumsal hayatın artık kendisine uygun olmadığına karar verdi. Yeni bir başlangıç yaparak kendi bloğunu oluşturdu. O zamandan bu yana yeni düşünceler, farklı kültürler ve alternatif hayatlara ilişkin görüş ve düşüncelerini bloğunda paylaşıyor.
http://www.sadeceanneyim.com

Yorum Ekle

Yorum yapmak için tıklayınız