Editörün Seçtikleri Gülüş'ün Köşesi Kitap Şiddet

Cihatçının annesi

Oğlunun Suriye’ye cihatçı olmaya gittiğini öğrenen bir Fransız annesinin otobiyografisi.

Bir arkadaşım bana “Avrupalılar artık İslam ülkelerine dair hiçbir şey duymak istemiyor” demişti. Brüksel’de geçirdiğim günler sırasında anladım ki yanılmış: Sorunları fazla dillendirmeden konu değiştirmeyi makbul gören anlayışın tam tersine, onların yüzüne bakıp irdelemeye, çözmeden peşini bırakmamaya koşullanmış olan Batı insanı, terörizmin kökenlerini keşfetmek için de yoğun bir çaba gösteriyor. Kitapçılarda bakışlarımı nereye çevirsem İslam dinini, İslami terörü ve Arap kültürünü konu alan araştırmalar, romanlar ve hatta çizgi romanlar gördüm. Buna hiç alışık olmadığım için de şaşırdım. Üstelik bu eserlerin çoğu ikinci el kitapçıların raflarına yerleşemeden havada kapılan, çok satan eserler arasındaydı.

Bunların arasında çok ilgimi çeken bir kitap, Hıristiyan oğlunun önce din değiştirmesine şahit olan, neler olduğunu anlayamadan da oğlunun Suriye’ye cihatçı olmaya gittiğini öğrenen bir Fransız annesinin otobiyografisi: “Quentin, ne yaptılar sana?

Hassas, zeki, sevilen bir çocuğun dönüşümü

Véronique Roy’nın hikâyesi tüyleri diken diken ediyor çünkü olanları bütün çıplaklığıyla anlattığı hikâyede bir anne olarak duymak istediğiniz şeylerin tam tersini duyuyorsunuz:

  • Quentin anne baba sevgisinden, ilgisinden yoksun bir çocuk değilmiş.
  • Ailenin ekonomik sorunları yokmuş.
  • Aile koyu dindar değilmiş: “Hiç ayine gitmem ama inançlıyımdır. Benim dinim dogmalar ve ritüeller üzerine değil, ruhanilik üzerine kuruludur. Yoga yapan biri olarak zaman zaman kendimi budizme daha yakın hissettiğim bile oluyor.”
  • Quentin’in islama geçişi ailede şok etkisi yaratmamış: “…çünkü okulda, futbolda pek çok Müslüman arkadaşı vardı.” Aile, bunu bir kişisel seçim hakkı olarak kabul etmiş. O dönemde henüz islama geçip radikalleşen gençlerden bahsedilmiyormuş.
  • Quentin’in anne babası çocuklarıyla iletişim kurmayan, tabuları olan insanlar da değillermiş: “Kendimden kaçmıyorum, çocuğumu anlayamadığım bir nokta var elbet. (…) Ama kendimi suçlamam hiçbir işe yaramayacak (…) yapabileceğim tek şey önleyemediğim bu durumun analizini yapmak.”
  • Quentin’in Müslümanlığa geçişi kişiliğinde ve davranışlarında büyük bir fark yaratmamış… en azından ilk zamanlarda! “Domuz etimiz buzdolabında duruyordu. (…) Benden hiçbir ayrıcalık istemiyordu ve evin genel alışkanlıklarına, kurallarına uymaya devam ediyordu.”.

Quentin’in her Cuma camiye gitmesi ve 5 vakit namaz kılması annesine yoğun bir mesai gibi görünse de, kendisi için sıkıntı yaratmıyormuş. Bir süre sonra aile, Quentin’in Arapça dersleri de aldığını öğrenmiş. “Ama endişelenmek ve polis anketi yapmak için bir sebebimiz yoktu”. Belki sadece şu sevimsiz bilgi: Caminin imamı, homofobik konuşmalar yaptığı gerekçesi ile İçişleri Bakanı Manuel Valls’ten sınırdışı edilme tehdidi almış. O cami, sonradan “DAESH camisi” olarak anılacakmış…

Kiliseye girip anneanneye veda edememek

İlk büyük kriz anneanne öldüğünde yaşanmış. Anneannesini her şeyden çok seven Quentin, o gün çok istemesine rağmen kiliseye girememiş. Binanın duvarına sırtını yaslayıp titreyerek, ağlayarak, kaskatı biçimde kalmış. Sonraları da hiçbir Hıristiyan ritüeline katılamaz olmuş. Noel kutlamalarında çocuklarla birlikte çocuk masasında oturmuş. Bir şarap şişesi gördüğünde sırtını dönüyormuş. Bununla birlikte aile onu kendi hayatının içinde tutmak ve dinine saygı gösterdiğini kanıtlamak için hoşluklar yapıyormuş. Bir keresinde kendisinden bir dua okumasını istemişler. Okunan dua hoşlarına gidince, büyükbaba da ona benzediğini düşündüğü gregoryen bir şarkı söylemiş.

İmanını koru: Oy kullanma!

Ve bir gün Quentin oy kullanmayı reddetmiş: “Oy vermek dine ters düşen bir sistemi desteklemektir” demiş. Odasında bir slogan bulmuşlar: “İmanını koru, oy kullanma”.

Kırılgan, iyi kalpli ve endişeli bir yapıya sahip olan Quentin, annesinin deyimiyle korkularını bir psikiyatrist ile değil, radikal İslam ile gidermeye çalışıyormuş: “Tüm zamanını Tanrı’nın varlığını kanıtlamaya çalışarak geçirir oldu. En ufak bir soruya, içine girmiş olduğu o güvenli hayali dünyanın tehdit edilmesine tahammülü yoktu. Aslında Tanrı’dan korkuyordu. Uyuşturucudan, alkolden, hayatını, tutkularını kontrol edememekten korktuğu gibi.”

Yaptığımı bilerek ve isteyerek yapıyorum

Almanya’ya kısa bir eğitime gideceğini söylediğinde, aslına Türkiye üzerinden Suriye’ye geçmeye, geri dönmemeye hazırlandığını anlayamamışlar. Quentin inceden bir ızdırap duyuyor olmalı ki annesine sıkça “Yaptığımı bilerek ve isteyerek yapıyorum, iyiyim, beni merak etmeyin, sizi çok seviyorum, düzenli olarak haberlerimi vereceğim” mesajları gönderiyormuş. Anne, zaman içinde fark etmiş ki Daesh onları bir kere Suriye’ye aldı mı, gerisi kolay: Onlara “Burada özgürsünüz ama ülkenize döndüğünüzde sizi demir parmaklıklar bekliyor” diyorlar.

Kendi değerlerim için savaşmam neden sorun oluyor?

Bu olumlu iletişim atmosferi, oğlunun annesi ile bazı tartışmalar yapabilmelerine olanak kılıyormuş. Annesi neden başka bir ülkenin savaşı için kendini feda ettiğini sorduğunda, “Büyükbabam da Cezayir’de savaşmadı mı? Herkes kendi değerleri için savaşır, benim kendi değerlerim için savaşmam neden sorun oluyor da sizinki olmuyor?” diye cevap vermiş.

Bir başka gün Quentin “Biz sadece Tanrının emirlerine uyuyoruz, neden bize terörist deniyor?” diye sormuş. İslam hakkında gitgide daha derin okumalar yapmaya başlayan annesi ona İslam’dan aynı şeyi anlamadığını bir takım alıntılar ile göstermeye çalıştığında Quentin şöyle demiş: “Batı’nın cihatsız İslam versiyonu, inançsızlara yarayan bir anlayış. İslam’ın gerçek amacı, Allah’ı tatmin etmektir. Eski dönem cehaletim için Allah’tan özür diliyorum. İslam bir barış dinidir, evet, ama herkesle değil. İslam ağır bir sorumluluktur ve inanmayanların da yok edilmesini gerektirir”.

Çocuğuna sahip çıkamayan bir anne mi?

Bu konuşmadan kısa bir süre sonra Quentin’in Whatsapp hattından onun kendini patlatarak öldüğünü öğrenmişler.

Anne Véronique, canını en çok acıtan şeyin, çocuğuna sahip çıkamayan bir anne olduğu yönünde konuşmalar yapılması olduğunu söylüyor. Çocuğunun kaybına giden bu süreci olabildiğince detaylı biçimde anlatıyor ve otoritelerden ölüm cezasının olmadığı, öç almanın değil adaletin hüküm sürdüğü bir ülkede çocukları radikalleşmenin içine çeken gücü anlayıp, anti-radikalleştirici yaklaşımların ötesinde bir yeniden yapılanma gerektiğini söylüyor.

Gülüş Türkmen

Gülüş Türkmen

ALTERNATİF ANNE KURUCUSU | Belçika’nın Brüksel şehrinde büyüyüp Edebiyat ve Reklamcılık okuyan Gülüş Türkmen, Türkiye’ye dönmeyi seçti. Bir erkek, bir de kız çocuk annesi olduktan sonra her annenin çok emek harcadığını ama her emeğin olumlu sonuç vermediğini fark etti ve Alternatif Anne platformunu kurdu (2010). Adele Faber ve Elaine Mazlish’in destekleriyle Türkiye’deki “Çocuğumla Nasıl Konuşursam beni Dinler?” atölyelerinin ilk lisanslı koordinatörü oldu (2011). Annelik trendlerini irdeleyen “Anneliğin Ötesinde” (Kaknüs, 2012) araştırma kitabını yazdı. Kanal34’te #AlternatifAnneTV programını, TRT’de #AlternatifAnneRadyo’yu sundu (2014-2015). Annenin çocuğuna yönelik yaklaşım ve uygulamalarını değerlendirebildiği Annelik Haritası© uygulamasını geliştirdi, “Sürdürülebilir İyi Ebeveynlik” kavramını kurguladı. 2017 yılında Eğitim Reformu'nun "Eğitimde İyi Örnekler" konferansçılarından biri oldu. Halen eğitim merkezlerinde, panel ve sempozyumlarda araştırmalarını paylaşmaya, Alternatif Anne’nin yanı sıra çeşitli dergi ve gazetelerde de yazmaya devam ediyor.

Yorum Ekle

Yorum yapmak için tıklayınız

*

En Popüler İçerikler

Alternatif Yazarlar

Gülüş Türkmen
Gülüş Türkmen
Aslı Demirörs Ağtaş
Aslı Demirörs Ağtaş
Gözde Erserçe Özateşler
Gözde Erserçe Özateşler
Deniz Sütlü Özgül
Deniz Sütlü Özgül
Ayşegül Uysal
Ayşegül Uysal
Özdemir Hiçdurmaz
Özdemir Hiçdurmaz
Özge Çakıcı Songür
Özge Çakıcı Songür
Meftun Kocakaya
Meftun Kocakaya
Tuba Tayfun Kayalarlı
Tuba Tayfun Kayalarlı
Zeynep Domaniç
Zeynep Domaniç
Tümünü Gör

Güvenilir Uzmanlar

Uzm. Dyt. Orçun Kürüm
Uzm. Dyt. Orçun Kürüm
Uzm Dr. Defne Eraslan
Uzm Dr. Defne Eraslan
Uzm. Psk. Aylin Karabağ Sılığ
Uzm. Psk. Aylin Karabağ Sılığ
Eğt. Uzm. Dr. Elif Kalkan
Eğt. Uzm. Dr. Elif Kalkan
Psk. R. Berin Tuncel
Psk. R. Berin Tuncel
Uzm. Psk. Elçin Gündoğdu Aktürk
Uzm. Psk. Elçin Gündoğdu Aktürk
Uzm. Klinik Psk. Yasemin Meriç Kazdal
Uzm. Klinik Psk. Yasemin Meriç Kazdal
Uzm.Ped. Belgin Temur
Uzm.Ped. Belgin Temur
Funda Kale Yıldırım
Funda Kale Yıldırım
Tümünü Gör