Gülüş'ün Köşesi Güncel Kategorisiz Magazin

Cambridge Düşesi de olsan her anne gibisin: Endişeli.

kraliyetbebegi01Kate Middleton’ın kucağında prens bebeği ile hastaneden çıkış videosunu izleyenler, muhtemelen düşesin şanslı ve rahat bir kadın olduğunu düşünmüştür. Oysa endişe tohumlarının her anne gibi onun da ruhuna düşmüş olduğunu görmek için, sanırım anne olmak gerek…

Evet, Kate Middleton çok şanslı bir kadın. Evet, hayatı boyunca sırtı yere gelmeyecek! Evet, hamileliğini (zor bir başlangıca rağmen) en rahat koşullarda geçirdi. Evet, en iyi doktorlar onun emrindeydi ve şimdi de en iyi pedagoglara danışacak. En sağlıklı o besleniyor, en organik onun bebeği beslenecek. Kıskanmamak mümkün değil: En eğitimli ve görgülü bakıcılardan faydalanacak! Anne her dinlenmek istediğinde sırtına bir yastık konacak. Anne her uyumak istediğinde bebek gerekirse sarayın öteki ucuna götürülecek ve orada harika zaman geçirmesi sağlanacak. Ama belki hepsinden daha iyisi, Düşesin çocuğunu hangi okula göndereceği, öğretmeninin kalifiye olup olmadığı gibi endişeleri hiç mi hiç olmayacak!

Bütün bunlara rağmen Kate Middleton, o gün hastane çıkışında, her annenin yaşadığı şoku yaşadı ve bunu gizleyemedi…

Yıl 2005. Yenidoğan oğlumu hastaneden çıkarıyoruz. Elimizde “anakucağı” denen o dışı kaskatı, içi ceviz kabuğu gibi yusyuvarlak nesne. O dönem nedense “Bebek hastaneden mutlaka anakucağı ile çıkacak” gibi bir garip kural çalınmış kulağıma. Neyse, bindik taksiye, gidiyoruz. Allah Allah, bu trafiğin nesi var? Neden bu kadar hızlı gidiyor arabalar? Aman, şu sağdan gelen bize çarpacak! Ayy, soldaki göz göre göre üstümüze geliyor! Bebeğime kastediyorlar! Yoksa bizzat şoför mü öldürmek istiyor onu? Bana bak şoför, çabuk yavaşla yoksa boğarım seni, bugün bu şehirde saatte 30 km’den fazla hız yapmak yasak, anladın mı?

Sıradan bir anne olarak benim ruh halim buydu. Peki ya Cambridge Düşesi Kate Middleton, bu videoda ne yapıyor? Anne gözüyle bakalım:

kraliyetbebegi02Düşes bilinçli bir anne. Bebeğe nasıl bakılır, çocuk nasıl yetiştirilir, çocukla didişmeden nasıl diyalog kurulur, dokuz ay boyunca okuyarak, özel kurslar alarak kafa yormuş. Şimdi öğrendiklerini uygulamayı ve bebeğini yavaş yavaş dünyaya alıştırmayı hayal ediyor. Eve gitmek ve yeni hayatına başlamak istiyor. Ama önce halkı selamlaması lazım.
Hastanenin kapısı açılır açılmaz dışarıda kıyamet kopuyor: Islıklar, alkışlar, bağıranlar. Ve anne Kate, “Şşşş!” diye halkı susturamamanın, “Susun, elimdeki küçücük bebeği görmüyor musunuz!” diyememenin huzursuzluğunu saklamaya çalışarak gülümsemeye başlıyor. İşte o sırada, bebeğinin sırtına küçük küçük vurarak onu teskin etmeye çalıştığını görüyoruz. Düşes halkın neşesini anlayışla karşılamakta ama, sorumluluğunu taşıdığı o küçücük canın maruz kaldığı patırtıyı da göz ardı edemiyor. Bir eli halkı selamlarken diğer eli endişesini ele vermekte. Çıkan gürültüyü bastıracağını umduğu pat-patlarla sürekli vuruyor bebeğin sırtına, “Ben buradayım, korkma” demek istiyor. Belki de bebek çok rahat, belki de bu sesleri duymuyor ama annenin kontrol edemediği gürültü, düşesi strese sokmaya yetmiş.

Prens William’la evliliği, güzelliği, giyim tarzı ve zarafetiyle dünyanın hayranlığını kazanan Kate Middleton’a, kendisi için yer yer daha kolay yer yer de daha zor olacağı anlaşılan annelik yolculuğunda keyifli anların bol olmasını diliyoruz.

Gülüş Türkmen

Yazar, müzisyen, iletişim danışmanı.
www.gulusturkmen.com

1 Yorum Var

Yorum yapmak için tıklayınız