Alternatif Anne Ödülleri Alternatif Baba Çocuk Çocuk Psikolojisi Eleştiri Yetişkin Psikolojisi

Caillou’nun anne-babası insansa ben neyim?

Bir anne isyanı ediyor: Böyle mükemmel anne baba olur mu?

CaillouÇocukların televizyon izlemesinin sakıncalarını, artılarını, eksilerini, her şeyini sanırım tüm anne babalar artık ezberledik. Teoride idealinin izletmemek olduğunu bilsek bile bazen gerçekten hayat kurtarıcı olabiliyor. Hele bir de evde yalnızsanız 10 dakika oyalanması bile bir sürü işinizi halletmenizi sağlıyor.

Her eve lazım Şuşu

Bu mantıkla tabi bizim evimizde de belli saatler çerçevesinde televizyon izleniyor. Ama şöyle bir sıkıntı var ki çocuklar izlerken iki dakika oturayım, nefes alayım diye düşünüp sizde göz ucuyla baktıysanız benim gibi biraz kaptırıyor olabilirsiniz. Ben mesela Pepee izlerken birden kendimi onun annesine özenirken buluyorum. Koskocaman bahçeli bir ev, etraftan arabaymış, yabancıymış hiçbir şey geçmiyor. Salıyorsun Pepee’yle daha yeni yürüyen kardeşini, “İhtiyacınız olursa mutfaktayım” deyip kayboluyorsun. Üstelik bir de Şuşumuz var ki her eve lazım. Verdiği eğitimi özel eğitmenler, bakıcılar tutsanız karşılayamazsınız. Zaten Pepee’nin annesinin henüz oğluna bir şey öğrettiğini görmedik. Sağolsun maymunlar, zürafalar, hayali arkadaşlar gerekli eğitimi veriyorlar. Biz de büyük şehrin ortasında iki yeşillik görelim diye kilometrelerce yol teperiz, çocuğumuza düzgün öğretelim diye cilt cilt kitaplar okur, kırk çeşit blog takip ederiz.

İşe gitmeden çalışan baba sabır timsali anne

Bunun bir tık üstü, bir de Caillou var. Pepee eğitimini almış çocuklarımızın biraz büyüyüp sıkıldıklarında izledikleri bir diğer çizgi film. İşin Caillou boyutu bence daha vahim. Öyle bir dünyaları var ki beni bıraksan yıllarca o monotonlukta yaşarım. Bir kere devasa, rengarenk bir ev. Bahçesinde maaile yaşarsınız. Sokaklar güvenli, herkes melek. Tamam bunlar zaten çizgi filmlerde olması gerekenler. Ben de sokakta kavga dövüş olsun demiyorum ama benim asıl takıldığım o ailenin ruh hali.

Öncelikle babadan başlayalım. Adam bir kere işe falan gitmiyor ama sözde çalışıyor. Devamlı ev işi yapma halinde. Zaten kim Caillou1çalışıyor, kim evde anlamak mümkün değil, bazı bölümlerden çıkarıyorsunuz. Boyuna ev işi yapan, her çağrıldığında evde ve hazır bir baba figürü. Her üç bölümde bir elinde elektrik süpürgesi, o butik otel kılıklı evi baştan aşağı süpürüyor. Ev dediğime bakmayın, Caillou’nun odası benim evin salonundan büyük.

Asıl konum anneye gelmek istiyorum. Anne artık her konuyu aşmış, sabır timsali. Ne olursa olsun o sabır yerinden taşmıyor. Taşmayı geçtim, milim oynamıyor. Çocuklar olmayacak bir şey mi istedi. En ufak yükselme olmayan sesiyle “Sanırım öyle yapamayız” diyor ve evde hiçbir çocuktan itiraz olmadan sorunlar çözülüyor. Kardeşler kavga mı etti. “Sanırım şöyle yapmalısınız” diyor ve kavga bitiyor. Her şeyi “sanıyor” ama doğru oluyor. Üstelik Pepee gibi her bir şeyi öğreten Şuşusu, terbiye verebilen hayvanları yok. İzlerken gerçekten kendimi sorgularken ve ona özenirken buluyorum.

Gerçekten böyle bir aile, böyle sabırlı anne-babalar var mıdır acaba? Yoksa ben mi acaba anormalim de sinirlenebiliyorum. İnsanların sabır derecesi tabi ki farklı farklı. Tabi ki birimiz saatlerce mantıklı, sakin cevaplar verebilirken, diğerlerimiz iki dakikada sabırsız cevaplara geçebilir. İçinde bulunduğumuz ortamın da buna etkisi inkar edilemez ama kimsede bu duygular sonsuz değil.

Mükemmel aile var mı?

Caillou2Hayatı, aileleri çizgi film dahi olsa bu şekilde anlatmak bana biraz abartı geliyor. Neticede çocuklarımız bunları izliyor. En azından benim çocuğum izliyor. Bu programı izleme desem olmaz. Zaten zaman kısıtlaması koymuşken, bir de izlediği programa müdahale etmek – eğer yaşına uygunsa- bana doğru gelmiyor. Ben nasıl ki saçma sapan dizileri, filmleri izlerken kimse karışmıyorsa, onların da en azından programlarını seçme hakları olduğunu düşünüyorum. Bu programlardaki anlatılan hayatların bu kadar da ideal olmaması gerekiyor. Çünkü oğlum artık izlediği şeyleri hemen kapma, hayatına geçirme aşamasında. Renkli camda izlediği, her şeye izin veren, çocuğuna hiç tepki vermeyen annenin yanında kendine izin vermeyen hatta bazen kızabilen annesinin eksi puan alması kaçınılmaz.

Bu yüzden çocuklara yönelik programlar, tamam yaşlarına uygun olsun, öğretici olsun, eğlendirici olsun ama olmayan bir dünyayı çocuklarımızın aklına sokmasın. Yeri geldiğinde Caillou’nun annesinin de kızabileceği, yanlış yapıldığında seslerin yükselebileceği, Caillou’nun hata yapabileceği vb. vurgulanmalıdır. Mükemmel aile yoktur. Hiç birimiz bunu iddia edemeyiz. Çocuklarımız da hatasıyla, günahıyla kendini ve bizleri kabul etmeyi öğrenebilmelidir. Hayali dünyalarında da kimsenin mükemmel olmadığını, herkesin hata yapabileceğini ancak doğruyu bulmanın yolunun da var olduğu vurgulanırsa, bir Şuşu kadar olmasa da ufak bir yardımı dokunacaktır.

Bu yazı Alternatif Anne’de ilk 28 Mayıs 2014 tarihinde yayımlanmıştır.

Aslı Demirörs Ağtaş

ALTERNATİF ANNE WEBMASTER'I VE YAZARI | 1979 Ankara doğumlu, evli ve 5 yaşında harika bir erkeğin annesi. Hacettepe Üniversitesi Matematik Bölümünü bitirdikten sonra Bilişim Sistemleri üzerine yüksek lisansını tamamladı. Halen bilgisayar programcısı olarak çalışmakta.
Kendini bildi bileli diyebileceği bir zamandan oğlunun doğumuna kadar profesyonel olarak masa tenisi oynadı. Doğumdan sonra profesyonel kısma ara vermek zorunda kaldı ama hiç pişman olmadı.
Derken aniden pasta yapma aşkı sardı dört bir yanını. O işlere de atıldı. Pastaren Butik Pasta'yı kurdu. Ankara'daki tüm doğum günleri ve özel günlere pasta, kurabiye yetiştiriyor.
Kırk işte çalışan bir annenin yaşadığı sıkıntıları yaşamakla beraber, spor disiplini ve pratiğine alışmış, hareketli bir insan olmanın avantajlarını da sonuna kadar kullanıyor.
Hazırlıksız yakalandığı anneliğe hazırlanabilmek için devamlı okuma – araştırma – öğrenme halinde.
Anne olmayı milat kabul ediyor, eşiyle ve oğluyla geçirdiği her anın tadını çıkarmaya çalışıyor.

12 Yorum Var

Yorum yapmak için tıklayınız

  • Merhaba Aslı,
    Harika bir yazı yazmışşsın. Pek çoğumuzun aklına geleni sorgulamışssın. Ama belirtmek isterim ki özellikle Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada gibi ülkelerin kırsalında yaşayan aileler gerçekten Cailliou’nun ailesi gibi. İki senelik ABD tecrübemde gözlerimle gördüm ve yaşadım. Büyük şehir stresinden uzaklar. Gerçekten sabırlılar ve de babalar kesinlikle cam silmek dahil her işi yapıyor. Çocuk yetiştirme tarzları gerçekten Caillou’nun annesi babası gibi. Elbette ki arada sabırları taşıyordur. Ama genel çerçeve böyle. Hele Caillou’nun menşe ülkesi olan Kanada insanların sakinlikleri ve iyi niyetli olmaları ile biliniyor. ABD’de bazen alay konusu bile edilebiliyor.
    Keşke biz de böyle olabilsek. Ama yaradılış olarak tez canlıyız. Çocuğumuz birşeyi yapmadığında yapması için beklemek, sabırla onu teşvik etmek yerine sesimizi daha kolay yükseltebiliyoruz. Büyük şehir hayatında çocuklarımızla yeterince vakit geçiremiyoruz. Aslında Caillou çocuklar için değil ebeveynler için ibretlik bir model.

  • Merhabalar Elif, yorumun için çok teşekkürler. Tecrübelerinden gerçekten böyle annelerin var olduğunu anladık, iyice bunalıma girdim şimdi 🙂
    Şaka bir yana, biz hayatı koşturarak geçen şehir anneleri için cidden uzak yaşantılar oradakiler. Bu koşturmacalarda çocuğa olan sabrımızı kaybediyoruz dediğin gibi. Keşke olanaklarımız biraz daha farklı, yaşantımız biraz daha kolay olsaymış.

  • Gülmekten gözümden yaşlar geldi! Bugün yanımda kızım var, “nedir bu kadar komik olan, bana anlatsana” diyor, “Caillou” diyorum şaşırıyor 😀

    Valla kızım çizgi film yapımcılarının da iş bayağı zor ha! Hem kötü örnek olmayacak, hem mükemmel dünya olmayacak, hem annenin olamayacağı bir sükunet emsali temsil etmeyecek, valla kolay gelsin onlara diyorum! 😀

  • Nefis bir tespit yapmışsınız 🙂
    Bizimki de Peppee yi çok seviyor.. Gnelde yanında olup sohbetle izlemeye çalışıyroum açıklamalar yapıyroum falan 🙂

  • Saygıdeğer anneler,
    İzninizle biri 12 diğeri 4 yaşında çocuk sahibi bir baba olarak (10 yıllık bir çocuk kuşağı deneyimi eder) yazılanlara ilave olarak gözlemleri paylaşmak isterim.
    Öncelikle şunu belirtmek isterim ki ; Pepee görüp görebileceğiniz en kötü çocuk programı olduğunu düşünüyorum. (Teletabiler çok şükür yok. Onlar zaten çizgi filmden çok kabustu. Sayelerinde iletişim problemi yaşayan çocuk sayısında patlama oldu) Pepee’de kendi çocukluğumuzun çizgi filmleri dahil bir kural olan ; kahramanların zaman ve mekanı belirsizdir. Biz onların hangi ülke vatandaşı ya da hangi zaman diliminde yaşadığını çokça bilmeyiz. Giyim, kuşam, isimlerinden yola çıkarak tahminde bulunuruz. Pepee’de gereksiz bir milliyetçilik had safhadadır. Sürekli yöre yöre halk oyunu oynayan ebeveyn ve hatta zürafalar söz konusudur. Sürekli bozuk bir Türkçe ile kimi zaman da argo konuşan nine-dede figürü vardır. TRT yönetimi utanmasa “ hele çocuklarınız 10 yaşına gelene kadar isim falan koymayın Dede Korkut gelecek tek tek isim koyacak” milliyetçiliği tadında programlar yapıyor. Kısacası nasıl ki çocuklarımıza cola falan içirmiyorsak , Pepee ve benzeri çizgi filmleri izletmemek lazım. O derece … 
    Eli ayağı düzgün çizgi filmlerde yok değil. Laura’nın Yıldızı, Milly Molly konu ve aktarış açısından fena değil.
    Çocuklara, TV alternatif aktiviteler yaratmak lazım. Çocuklarda inanın buna dünden razı ama iş geliyor bize. Çoğu zaman günün yorgunluğu, kimi zaman kolaycılıktan çocuklarla birebir vakit geçirmiyoruz. Onları TV ekranlarına mahkum ediyoruz. Hangi çocuk ; Çizgi filmi, birlikte oyun mu ? sorusuna (hele bir de teklif babadansa) Çizgi filmi tercih eder. Çizgi film izleyen oğluma “ Markette gidelim mi?” sorusuna bugüne kadar “Hayır ! Köstebekgiller izlemek istiyorum” cevabını almadım

    • Selim Bey çok teşekkürler yorumunuz için. Kesinlikle haklısınız, çocuklar zaten her zaman bizlerden gelen cazip önerileri tercih ederler. Oğlum için bizlerle oyun oynamaktan, gezmekten daha eğlenceli hiç bir şey yok. Ama yorgunluktan bazen yerimizden kalkamıyoruz. Öyle olunca da biraz karşılıklı oturalım dediğimizde ailecek Caillou ailesine maruz kalıyoruz.

  • Ah caillou ahh ! Ben de bu sebeplerden izletmiyorum. Düşündüklerinin çoğunu ben de düşündüm .Olması imkansız geliyordu ama varmış demek ki böyle aileler .Bi bardak su içelim ne yapalım :))

    • Ayşegül Hanım merhabalar, bende yazıyı yazdıktan sonra öğrendim böyle aileler olduğunu 🙂 Yorumunuz için çok teşekkürler. Güzel günler diliyorum.

    • Merhabalar Sevgi Hanım, inşallah yazılara tekrar vakit ayıracağım. Yorum yazdığınız teşekkürler. Güzel günler diliyorum.