Gülüş'ün Köşesi Yetişkin Psikolojisi

Büyük çocuk annesi

Tek atımlık kurşunun vardır artık.

buyukcocuk1Ve bir gün, sabahları geç uyanmaya başladığınızı fark ediyorsunuz. Öyle iki-üç gündür değil, haftalardır, aylardır. İki ve daha fazla çocuktan sonra buna inanmak iyice zor oluyor galiba! Ve evde çocuk varken bile uyuyabildiğinizi, hastayken yatağa çakılabildiğinizi (sadece anneler bilir ki bu bir lükstür) fark ediyorsunuz. Ve sonra, uykuyu bulunmaz Hint kumaşı olarak görmeyi bırakıyorsunuz…

Çocuğu anneanneye ya da okula gönderdiğinizde kafanızı toplamaya başladığınızı duyumsamak yerine, çocukların size özel bir yük yaratmadığını düşünmeye başlıyorsunuz (yeminlen!). Oysa iki çocuğum ilk kez birlikte evden çıkıp okul servisine bindikleri gün, sudan çıkmış balık gibiydim ben. Nasıl olmuştu da bütün günüm bana kalmıştı? Kendime köpüklü latte kahve yapıp soğutmadan içebilmenin, ilgim bölünmeden düşünebilmenin, sözüm kesilmeden konuşabilmenin şaşkınlığını yaşamıştım günlerce. Sanki evim meditasyon tapınağına dönüşmüştü!

Sonra bir gün, çocuklarla sorunları sadece karşılıklı konuşarak çözebildiğimi gördüm. “Hayır”ı anlatmak için hem sözel hem de fiziksel eyleme (yerinden kalk, çocuğun yanına git, onun seviyesine çömel…) gerek kalmamıştı. Sınırlarım eskisi kadar sınanmıyor, laftan sözden anlamayan şirin ve şirinelerle yaşanan Taş Devri dönemi tarihe karışmış  görünüyordu (evde henüz ergen de olmadığına göre)…

Anne olduğum günden beri kendimi unutmamak için ne kadar çabalamış olsam da, ister istemez askıya aldığım özelliklerimi yeniden keşfettiğimi fark ediyorum. Ben beni görmeyeli zevklerim değişmiş, bilmediğim ilgi alanlarım oluşmuş! Şimdilerde bir ergenin yeni duygularını keşfettiği gibi ben, olgunluğumu keşfetmekteyim…

Bugün karşıma, kimin yazdığını bilmediğim aşağıdaki metin çıktı. 40’lı yaşlarımda iki büyük çocuğun gururlu annesi olarak paylaşıyorum. Bu güne kadar hafta hafta, ay ay çocuğumuzun gelişimini okuduk. Büyük çocuk annesi olarak kendi gelişimimizi de okumalı, düşünmeliyiz. Güzel bir yaz dilerim hepinize!

buyukcocuk240 yaş, bir kadın için, en önemli dönemeçlerden biri. Artık, kendinizi gencim diye kandıramadığınız, ama olgunlaşmaktan haz ettiğiniz, azıcık da olsa, duyguya mantık kattığınız bir dönem. Birileri sizi çok genç görse de, fiziksel olarak yaşınızın çok gerisinde olsanız da, fark etmiyor. Ruhunuz en az 40.

40 yaş, artık karar vermeliyim dönemi. Yeterince duygularımla yaşadım, artık mantık lazım dönemi…
40 yaş, hiç bir kafese sığılamayacak bir dönem, elden ayaktan düşmeden, tüm dünyayı gezecek dönem,
40 yaş, akıl ile akil arasındaki farkı algılayacak dönem, başkalarını merkeze koymaktan kurtulup, kendine kıymet verilecek dönem,
40 yaş, onun için ne yapabilirim yerine, ne istiyorum denilecek dönem,

40 yaş bencilleşmek için harika bir yaş,
Seyahat etmek, istediğin yerde yemek, istediğin zaman uyumak, uyanmak, çalışmak ve aynı zamanda gönlünden geldiği gibi, ket vurulmadan yaşamak için karar mercinin sadece kendin olması gereken, kimseye uymayan, size has, başkaları için çok feci bir dönem,
40 yaş, hayatındaki herkese, hey ben de varım dediğin bir dönem,
40 yaş, kırmak istemediğinden çok, kırılmak istemediğin bir dönem,
40 yaş, çağlayanın tam tepesi,
Oraya kadar gelebilenlerin, o andan sonra, seninle aşağı atlayıp, atlayamayacağına karar vermesi gereken dönem,
40 yaş, sonbahar gelmeden, şortunla bahçede oturabileceğin son dönem.
Ya adam gibi, gönlünce , keyifle yaşarsın, ya, kış gelir, o baharı yana yana ararsın.

buyukcocuk340 yaş var ya 40 yaş…
Hata yapamayacağın kadar geç, dünyayı baştan yaratacak kadar güçlü, boyun eğmeyecek kadar sağlam ama bir kez daha kırılmayacak kadar yorgun olursun,
Bir çok şey için erken, yeniden başlamak için, hata yapmak için geçtir 40…

40 yaş, yorulmuş bir yüreğin iyileşme zamanıdır aslında,
Atacağı her adımı doğru atmak için uğraşır,
40 yaşında bir kadın, hata yapmak istemez artık,
Yüreğinin götürdüğü yere gitmekten korkar,
Aklını dinlemeyi öğrenir,
Artık gidilen yol çok, varılacak yer az kalmıştır.

40 yaş, büsbütün, şekil değiştirdiğin bir noktadır aslında,
Karar verme zamanıdır.
Başkaları için değil, kendin için yaşama zamanıdır.
Başkalarının, seni düşünme zamanıdır.
Tek atımlık kurşunun vardır artık…

*Bu yazı Alternatif Anne’de ilk kez 28 Temmuz 2015’te yayınlanmıştır.

Gülüş Türkmen

Yazar, müzisyen, iletişim danışmanı.
www.gulusturkmen.com

3 Yorum Var

Yorum yapmak için tıklayınız

  • Hiç katılmıyorum. 40 yaş da gayet cahil, olgunlaşmamış, ne istediğini bilmekte zorlandığın yani kısacası yine “sen” olduğun dönemdir. Yaşla yukarıda sayılan, son şortlu dönemin hiç bi ilgisi yoktur.

    Tabi, bence.

    İmza: 40’ına henüz 8 sene olan ancak etrafında booolca 40,41,42,43…55,56..vs. kadın görmüş, gözlemlemiş biri.