Beslenme Çocuk Yemek

Bugün ne yedi?

Bu yazıda size çocuğunu kuş kadar yediren annelerden, ona 3 gün yemek vermemeyi öneren doktorlardan bahsedeceğim!

Çocuk parkında oturuyorum, çocukları izlerken yakınımdaki bakıcıya bir telefon geliyor.
Anne arıyor.
Bakıcı: “Şeftalisini yedi”, diye cevaplıyor.  Parkta olduklarını, çocuğun oynadığını söylüyor ve muhtemel talimatları aldıktan sonra görüşme çok uzamadan  bitiyor.
Anne, çocuğunun güvende olduğunu ve şeftalisini yediğinin bilgisini alıyor ve işine devam ediyor.
Şunu açıklıkla söylemek isterim, ben de bakıcıma çocuğumun ne yediğini  hep sorardım.
Çocuğumun ne yediği çok önemli elbette ama artık ilk soracağım soru bu olmamalı diye düşünüyorum.

Yemek konusu hep sorunlara gebe.
Çocuk ya hiçbir şey yemiyordur, ya masada değil dolaşarak yiyordur, ya meyve yemiyordur, ya sebze yemiyordur vs.
Yedirme şekillerimize bakıyorum da, yemiyorsa TV karşısında bombardıman şeklinde ağza tıkma, çocuğun ağız kapasitesine eş değer veya üstünde yemek vererek kısa sürede boğmadan yemek yedirmeye çalışmak, salıncakta sallarken çocuk size doğru gelirken hızlı bir hamle ile kaşığı ağzına dolu sokup boş çıkarmak gibi yaratıcı ama çocuğun yeme içme kültürünü dibe vurduran yöntemler.

İngiliz bir arkadaşım, yemek yemeyen çocuğunun durumunu doktoruna sorduklarında doktorun “3 gün yemek vermeyin” demesi üzerine, bunu uygulayarak  3. gün sonunda bu sorunu tamamen çözdüklerini anlatmıştı!

Çocuk elbette hayatta! Yemek reddetme alışkanlığını bu aç kalma tecrübesi sonucunda tamamen bırakmış.

Bir  Fransız ailenin 6 aylık çocuklarına meyve püresi yedirirken çekilmiş videosunu görünce hayretler içinde kalmıştım. Kaşığa  azıcık meyve püresi koyarak çocuğunu besliyordu anne. Bizim standartlarımızda kuş kadar veriyordu ama  anne de çocuk da gayet mutlu idi!

Yemek konusunu elbette çok önemsiyoruz, çocuğumuzun karnı doysun istiyoruz. Aç kalması bizi rahatsız ediyor. Ama çocuğumuzu doyururken, bu hayati kültürü doğru şekilde vermeliyiz diye düşünüyorum.

Yemek bir kültür.
Vaktinde yemek yeme, masada oturma, yediğin ile meşgul olma, yerken görsel, koku alma, işitsel duyularını  kullanma, yemeği koklama, yemeğin sunumunu görme, masanın düzeni ve bütün bunlara eşlik edecek sofra hayatı yani sofra sohbetleri, çocuğumuza kazandırabileceğimiz çok güzel alışkanlıklar.

“Bugün ne yedi?” sorusunu duyduğumda, bütün bunları düşünüyorum.
Bu, o gün ne yaptığına dair sorularımdan ilki değil, sadece biri olmalı diye düşünüyorum:
Nasıl uyandı?
Hangi oyuncağıyla oynadı?
Parkta hangi arkadaşını gördü? Görünce ne yaptı?
Acıktığını nasıl ifade etti? Oyuna mı acıkmıştı yoksa şeftaliye mi?

Bunların arasında bir yerde “Bugün ne yedi?” gelir ama o da kendi sorularıyla gelir. Mesela;
Nasıl yedi?
Zevk aldı mı?
Isırmaya çalıştı mı?
Yemeğini paylaştı mı?

Eminim soracağım bu sorularla, alacağım cevaplar ve çocuğumun büyürken takip ettiği yollar ortaya çıktıkça onun lezzet yolculuğu da daha keyifli bir hal alacak.

Özlem Keskin

1974 Ankara doğumlu. 1996 yılında Boğaziçi Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezun oldu, ardından Marmara Üniversitesi'nde Pedagojik Formasyon Eğitimini tamamladı. Üniversite bitimiyle iş hayatına Dış Ticaret alanında başladı. Bir süre özel okullarda İngilizce Öğretmenliği de yaptı. Sonrasında İsviçre Cenevre'de yaşadı. Kızının doğumuyla Türkiyeye döndü. Doğumdan sonraki aylarda Çocuk Doktorunun sultani tembel olarak nitelendirdiği bebeğinin aslında gelişiminde özel durum olduğunu öğrendi. Erken yaşta terapilere başlandı. Bu esnada İstanbul -Hong Kong ekseninde ve seyahatlerle dolu işini devam ettirdi. Kızının ilkokula başlamasıyla işinden ayrılarak , onun eğitimine odaklandı. Eğitim, özel eğitim, beyin, nörobilim , spiritüel alanlar ve çocuklarla ilgili her konuyla ilgilenmektedir.

2 Yorum Var

Yorum yapmak için tıklayınız

*

  • Ah ah bu konuyu anne kafasında çözmüş de olsa maalesef yetmiyor . Kızım 3 yaşında yuvaya başladı, toplantılarda konu ilk şu oluyordu . Biliyorsunuz kızınız yemek seçiyor, az yiyor, yemiyor vs. Öğretmenler bile bu konuda ısrarcı tavırlarını “ilgi alaka” gibi sunabiliyor . Yazarken içim sıkıldı 🙁 o dönem keşke kızımı rahat bırakın ısrar etmeyin deseydim . Şimdi kızım 6 yaşında ve maşallah yedi mi yiyor 😀 bu sefer de tombik olma çok yeme diyor çevre, o Zaman da ye ye diyordu herkes

    • Dilek Hanım merhaba,
      Yorumunuz için teşekkürler.
      Anaokullarında da yemeği bir kültüre dönüştürmek hem beslenme hem keyif haline getirmemiz gerekiyor. Çocuğa saygı şart,onun seçimlerine saygı duysak hayat ne kadar kolay olacak değil mi?
      Çocuğunuzla afiyet dolu günler diliyorum

Alternatif Yazarlar

Gülüş Türkmen
Gülüş Türkmen
Aslı Demirörs Ağtaş
Aslı Demirörs Ağtaş
Gözde Erserçe Özateşler
Gözde Erserçe Özateşler
Deniz Sütlü Özgül
Deniz Sütlü Özgül
Ayşegül Uysal
Ayşegül Uysal
Özdemir Hiçdurmaz
Özdemir Hiçdurmaz
Özge Çakıcı Songür
Özge Çakıcı Songür
Tuba Tayfun Kayalarlı
Tuba Tayfun Kayalarlı
Meftun Kocakaya
Meftun Kocakaya
Zeynep Domaniç
Zeynep Domaniç
Tümünü Gör

Güvenilir Uzmanlar

Uzm. Dyt. Orçun Kürüm
Uzm. Dyt. Orçun Kürüm
Uzm Dr. Defne Eraslan
Uzm Dr. Defne Eraslan
Uzm. Psk. Aylin Karabağ Sılığ
Uzm. Psk. Aylin Karabağ Sılığ
Eğt. Uzm. Dr. Elif Kalkan
Eğt. Uzm. Dr. Elif Kalkan
Psk. R. Berin Tuncel
Psk. R. Berin Tuncel
Uzm. Psk. Elçin Gündoğdu Aktürk
Uzm. Psk. Elçin Gündoğdu Aktürk
Uzm. Klinik Psk. Yasemin Meriç Kazdal
Uzm. Klinik Psk. Yasemin Meriç Kazdal
Uzm.Ped. Belgin Temur
Uzm.Ped. Belgin Temur
Funda Kale Yıldırım
Funda Kale Yıldırım
Tümünü Gör