Eleştiri Gülüş'ün Köşesi

Bu yıl da onu okul servisine verecek misiniz?

okul servisiHadi hayırlı olsun, yeni eğitim yılı başlamak üzere… Hemen hepimiz çocuklarımızı okul servislerine yazdırdık. Başka bir ihtimal aklımızın ucundan bile geçmedi. Ne yani, toplu taşıma aracına mı binsin? Bunun yazı var, kışı var… “Garibanlar” zaten okulda çok yoruluyorlar. Hem dışarısı tehlikelerle dolu. Olmaz tabii!

Uzman psikolog Yasemin Meriç’le “yoğun ebeveynlik” hakkında konuşuyorduk (konuşmalarımızı “Anneliğin Ötesinde” podcast’leri arasında bulabilirsiniz). Sohbet sırasında bana öyle bir şey söyledi ki, konu dağılmasın diye pek sesimi çıkarmadım ama beni çok düşündürdü. Ben ki kendimi aşırı korumacı ebeveynler arasında görmezdim, kendimi yeniden konumlandırmak zorunda kaldım. “Okul zaten korunaklı bir yer” diye başladı söze. Bu bile beni şaşırtmıştı, çünkü benim kucağımdan çıkıp da bütün gün kiminle ne yaptığını görmediğim bir yer, benim gözümde korunaklı değildi, tersine çocuğumu “özgür” kıldığımı düşündürüyordu bana. Öyle ya, teneffüste düşüp yüzünü çizdiriyor, diğer çocuklarla çeteler kurup kimbilir neler yapıyor? “Ev de korunaklı bir yer” diye devam etti Yasemin, “İkisinin arasında servisle gidip geliyor, e bu çocuk korunaksız bir ortamla ne zaman temas ediyor? Hiç!”

otobusA-aaa… Uzmanımız, servisi de korunaklı bir ortam olarak görüyordu! Hani, yolda başına bir şey geldi mi diye tırmaklarını yiyen ebeveynler için bazı okulların “araç takip hizmeti” sunduğu o servisler var ya, işte onlar…

Sonra aklıma, bir ergen çocuğun annesinin anlattıkları geldi. Kızı, evlerine iki minibüs durağı uzaklıkta olan özel bir okula gidiyordu. 14 yaşına kadar kızını hep anne ya da baba, özel araçla okula getirip götürmüştü. Ama kız büyüdükçe bu hizmeti vermek onlara garip gelmeye başlamıştı. Bu yüzden bir sabah annesi kızına: “Bugünden itibaren artık okula minibüsle gidip geleceksin” dedi. Aldığı cevap şöyleydi:

“Yok ya? Sen bu yaşıma kadar beni BMW ile kapı önüne kadar bırak, sonra bir gün böyle pat diye minibüse binmemi iste! Kusura bakma ama arkadaşlarımın gözünde bir itibarım var benim, minibüs kızı olamam, o ter kokulu insanlarla aynı kutuda nerede duracağımı bile bilemem!”

Sizce çocuk çok mu haksız?

Şimdi size birkaç soru:
Oturduğunuz semt, şehrin nezih semtleri arasında mı, değil mi? Okula herhangi bir toplu ulaşım aracıyla gidilebiliyor mu? Bu araçlar okulun yakınında duruyor mu? Çocuğunuzun yaşında olup da okula toplu taşıma aracı ile giden başka öğrenciler var mı? Peki, sizinkinin canı can da, onlarınki patlıcan mı?

Bu konu üzerinde her yıl kendimizi biraz düşünmeye zorlamalıyız belki de. Fazla geç olmadan, haklı itirazlarla karşılaşmadan çocuğumuzu gerçek hayatla tanıştırmalıyız. Yoksa sudan çıkmış balığa dönerler, ya da sudan çıkamazlar! Haydi kolay gelsin…

Gülüş Türkmen

Yazar, müzisyen, iletişim danışmanı.
www.gulusturkmen.com

Yorum Ekle

Yorum yapmak için tıklayınız