Gülüş'ün Köşesi Röportaj Üstün Zekalı

Bu çocuklar ya profesör olacak, ya organ kaçakçısı!

ustun-yetenek-01Size, toplumda büyük yaralar açan olayların arkasında üstün zekâlı insanlar olduğunu söylesek, ne düşünürsünüz? Herhalde sansasyonel haber peşinde olduğumuzu düşünürsünüz. Ama mafya babası, hacker, toplumu kandıran siyasetçiler ve organ kaçakçılığı yapan doktorlar, hepsi zeka olarak üst seviye grupta yer alan insanlar! Peki, neden ve nasıl böyle oluyorlar? Sorunun kaynağını, üstün yetenekli çocukları doğru yönlendirmek için yapabileceklerimizi, ÜYÇAP (Üstün Yetenekli Çocukların Aile Platformu) kurucularından Filiz Günsür’den dinleyelim…

Öncelikle ÜYÇAP nedir ve neden böyle bir oluşumu kurma ihtiyacı duydunuz?
Bundan 8 yıl önce elime kızımın test sonucu verildiğinde, hiç bilmediğim bir konu ile karşı karşıya kaldım: Üstün zekâlı bir kızım vardı ve ne yapmam gerektiğine dair en ufak bir fikrim yoktu. Bu çaresizlik bazı hatalar yapmama neden oldu. Derken bir gün yurtdışında verilen eğitimleri izleme şansı buldum. Ülkemizde yapılan çalışmaların ne kadar eksik ve yetersiz olduğunu, özel kurumlar çoğaldıkça işin iyice istismara dönüştüğünü gördüm ve “bir şeyler” yapmaya karar verdim. Ada Deniz ile birlikte ÜYÇAP’ı kurduk. Veliler arası bilgi paylaşımı, veli eğitimi, örgütlenme, bakanlıkta vereceğimiz dilekçeler sonucunda üstün yetenekli çocukların eğitiminde söz hakkına sahip olma talebi, toplumsal farkındalık yaratma, sonraki hedefler olarak da öğretmen ve öğrenci eğitimi… İşlerimiz çok! Bizde hiçbir akademik kitapta okuyamayacağınız bilgi ve gözlemler bulursunuz.

Kızınızın üstün zekâlı olduğunu nasıl keşfettiniz?
Her şeyi çok çabuk öğrendiğini 1 yaşındayken fark ettim, dil gelişimi özellikle çok hızlıydı. Hep ne istediğini bilen ama bir asistana ihtiyaç duyan bir yetişkin gibiydi. 4 yaşında kendi kendine okumaya, 5 yaşını doldurmadan da İngilizce okumaya başlayınca, bunun normal olmadığını düşünmeye başladım. Yine de bu konu üstünde çok durmadım, ta ki bir gün PDR beni çağırana kadar… Çocuklara bir takım testlerin uyguladığından bahsetti, kızımın sonuçları çok yüksek çıktığından, büyük bir ihtimal üstün zekâlı olduğunu söyledi ve WISC-R testine yönlendirdi. 6 yaşını doldurduğunda testi yaptırdık, üstün zekâlı çıktı.

ustun-yetenek-02Alternatif Anne’de okuduğum yazılardan biliyorum ki Türkiye’de üstün zekâlı olmak neredeyse engelli olmak kadar zor! Eğitimde ne tür sorunlar yaşanıyor?
Evet, aynen öyle! Çocuklarımız ve biz, çocuklarımızın yetişme sürecinde çok büyük sıkıntılar yaşıyoruz. Ama toplumda çok yanlış algılanan bir durum var: İnsanlar genellikle “Bu çocuk zaten üstün, daha ne özel eğitimi?” diyorlar. Ancak bu çocuklar potansiyellerine uygun eğitim almadıklarında ‘normal çocuklardan‘ ya çok daha başarısız oluyor ve psikolojik rahatsızlıklara maruz kalabiliyorlar, ya da kendisine ve topluma zarar verebilecek kişilere dönüşebiliyorlar. Toplumda insan kaynaklı büyük yaralar açan olayların arkasında genelde üstün zekâlı insanlar var! Sorun sadece bizim gibi görünse de aslında sorun tüm insanlığın! Mafya babası, hacker, büyük dolandırıcılar, toplumu kandıran siyasetçiler, organ kaçakçılığı yapan doktorlar, bunların hepsi zeka olarak üst seviye grupta yer alan insanlar! O yüzden ÜYÇ (üstün yetenekli çocuk) eğitimi en az bizim kadar bakanlığımızın da derdi olmalı.

Nedir normal eğitimde üstün yeteneklilere uymayan?
Herkese tek tip bir elbise giydirilmeye çalışılıyor bu da ÜYÇ’lerde büyük problemlere yol açabiliyor. Genelde diğer çocuklardan daha çabuk öğrendikleri için, konunun daha detayını merak ettikleri için ya da sürekli tekrar yapmaktan sıkıldıkları için, okul hayatı daha ilköğretimde kâbusa dönüşebiliyor. ÜYÇ’lerin özellikleri zaten farklı olmaları, onlara da aynı elbiseyi giydirmeye çalışarak, sorunu sadece daha fazla büyütmüş oluruz. “Seri üretim” mantığı ile çocukların tüm özel yetileri kaybolur ve tek tip insanlar yetişir. Eğitime ne kadar çok bireysellik katabilirsek o kadar çeşitlilik olur, bu da ülkenin faydasına olur.

ustun-yetenek-03Acaba farklı davranmanın sakıncaları da olduğu söylenebilir mi? Çocuğun “şımartılmış” çocuklar gibi gruplara adaptasyonda zorlanmasında özel muamele görmelerinin de payı olabilir mi?
Her çocuğa farklı davranılmalı, çünkü her birey özeldir. Ama “farklı davranılmalı”dan kastım bireysel ilgi alanlarına göre, ihtiyaçlarına göre desteklemek, ancak aynı zamanda gerektiğinde bedel ödettirerek davranış kazandırmak. Bu durumda farklı davranmanın hiçbir sorunu olamaz. Ama demek istediğinizi anladım. Veliler çocuklarının azmini ve çalışma alışkanlıklarını övmeyip, “Benim çocuğum zaten üstün zekalı” gibi cümleler kurup otoriteyi çocuğun eline verirlerse, o çocuk bundan çok büyük zarar görür ve belirtmiş olduğunuz ‘şımartılmış‘ çocuk profili ortaya çıkar.

Biraz isim konuşabilir miyiz? İstanbul, Ankara ve İzmir’de üstün zekâlı bir çocuğa hangi okulları önerebilirsiniz?
“İşte bu okul” demek çok zor. ÜYÇ’ler ne kadar birbirine benziyorsa, çeşitli nedenlerden dolayı bir o kadar da kendi aralarında farklılıklar gösterebiliyorlar. Okul öncesi ve ilkokul döneminde sınıf öğretmenin etkisi çok fazla. Okuldan ziyade öğretmen seçmek çok daha doğru olur. Öğretmen esprili, iletişime açık ve gönüllü olarak kendini geliştirmeye hazır olmalı. ‘Tek doğru cevap‘ konusunda esnek olmalı ve anlık gelişmelere göre çocuğu yönlendirebilmeli diye düşünüyorum. Okulun fiziki donanımı ise çok az etkili. Türkiye‘de veliler maalesef ilk önce fiziki şartlara bakıyorlar. Kurumlar bunun farkında ve bu şekilde velilerin gözlerini boyuyorlar. Velilere şunu söylemek istiyorum: Kurum adı ya da fiziki şartlar önemli değil! ÜYÇ eğitiminde hep şunu sorgulayın: “Bu eğitimin sonunda çocuğum ne gibi beceriler veya davranışlar kazanmış olacak?” Programlar hep bilgi yüklü, ancak internet çağında bilgiye ulaşmaktan daha kolay bir şey yok! Önemli olan dürüst, yardımsever, hoşgörülü, lider vasıflı, kendinin farkında olan, ne istediğini bilen örnek insanlar yetiştirmek. O yüzden iyi bir öğretmen olduğu zaman bir köy okulu bile çoğu popüler okuldan daha iyi olabiliyor!
Ortaokul ve lisede öğretmen kadrosu ve kurumun kültürü öne çıkıyor. Fiziki altyapı ve donanım, öğretmen kadrosuna göre hâlâ arka planda ama biraz daha önem kazanıyor.

ustun-yetenek-04Çocuklarının üstün zekâlı olduğunu keşfeden bir aile en sık hangi hataları yapıyor? Ve ne yapmalarını önerirsiniz?
Özellikle anneler ilk soğuk duşlarını test sonuçlarını ellerine aldıklarında alıyorlar. O an denize düşen yılana sarılır misali, size destek olabilecek birisini arıyorsunuz ve bu genelde özel bir kurum oluyor. Her veli kendi çocuğuna yetebilir. Özellikle de çocuk okul öncesinde ya da ilköğretimdeyse. Burada zaten ÜYÇAP olarak devreye giriyoruz. Biz, uzman yetişkin eğitimcilerimiz tarafından düzenli verilecek olan eğitimler ile velileri birer rehber haline getirmeyi hedefliyoruz.

Özel kurumlarca yapılan programlar için kötü diyemem ama şunu belirtmek isterim ki, sadece birilerinin levhasında ‘üstün zekalılar eğitimi‘ yazması, çocuğunuzun illa da ona ihtiyacı olduğu anlamına gelmez!

Bu konuda ilgili olan herkesin sayın Dr. Bahar Eriş hocamın ‘‘Her çocuk üstün yeteneklidir‘‘ kitabını okumasını tavsiye ederim. IQ skoru hakkında bilinen bir çok yanlışlara da değinmiş ve okurlarını müthiş bilgilendiriyor.

Bir de çocuğun üstün zekâlı olduğunu sık sık dile getiren, aileye ve çevreye bunu duyuran veliler var. Bunlar çocuklarına çok büyük zarar veriyorlar. Test sonuçlarını diğer çocukların sonuçlarıyla karşılaştırmaları da çok sağlıksız. Kaldı ki test skoru zaten söylenmemeli. Çok üzücü ama IQ testi yüksek çıksın diye hoca tutup, çocuğunu çalıştırıp teste gönderen veliler de varmış!

Çocuğunun özelliğini değil, olumlu davranışlarını takdir etmek gerekiyor. Mesela “zeki” veya “yakışıklı” olması değil, “azimli”, “çalışkan”, “sabırlı” olması övülmeli.

ÜYÇAP – ÜSTÜN YETENEKLİ ÇOCUKLARIN AİLE PLATFORMU
www.uycap.com facebook grubumuz
https://www.facebook.com/groups/potansiyellicocuklarinyakinlari/
Twitter: @uycap #uycap
E-mail: bilgi@uycap.com

Gülüş Türkmen

Gülüş Türkmen

ALTERNATİF ANNE KURUCUSU | Belçika’nın Brüksel şehrinde büyüyüp Edebiyat ve Reklamcılık okuyan Gülüş Türkmen, Türkiye’ye dönüp evlendi. Bir erkek, bir de kız çocuk annesi olduktan sonra her annenin çok emek harcadığını ama her emeğin olumlu sonuç vermediğini fark etti ve Alternatif Anne platformunu kurdu (2010). Adele Faber ve Elaine Mazlish’in destekleriyle Türkiye’deki “Çocuğumla Nasıl Konuşursam beni Dinler?” atölyelerinin ilk lisanslı koordinatörü oldu (2011). Annelik trendlerini irdeleyen “Anneliğin Ötesinde” (Kaknüs, 2012) araştırma kitabını yazdı. Kanal34’te #AlternatifAnneTV programını, TRT’de #AlternatifAnneRadyo’yu sundu (2014-2015). Annenin çocuğuna yönelik yaklaşım ve uygulamalarını değerlendirebildiği Annelik Haritası© uygulamasını geliştirdi, “Sürdürülebilir İyi Ebeveynlik” kavramını kurguladı. Türkmen halen eğitim merkezlerinde, panel ve sempozyumlarda araştırmalarını paylaşmaya, Alternatif Anne’nin yanı sıra çeşitli dergi ve gazetelerde de yazmaya devam ediyor.

Yorum Ekle

Yorum yapmak için tıklayınız

*

En Popüler İçerikler

Alternatif Yazarlar

Gülüş Türkmen
Gülüş Türkmen
Aslı Demirörs Ağtaş
Aslı Demirörs Ağtaş
Gözde Erserçe Özateşler
Gözde Erserçe Özateşler
Deniz Sütlü Özgül
Deniz Sütlü Özgül
Ayşegül Uysal
Ayşegül Uysal
Özdemir Hiçdurmaz
Özdemir Hiçdurmaz
Özge Çakıcı Songür
Özge Çakıcı Songür
Tuba Tayfun Kayalarlı
Tuba Tayfun Kayalarlı
Meftun Kocakaya
Meftun Kocakaya
Zeynep Domaniç
Zeynep Domaniç
Tümünü Gör

Güvenilir Uzmanlar

Uzm. Dyt. Orçun Kürüm
Uzm. Dyt. Orçun Kürüm
Uzm Dr. Defne Eraslan
Uzm Dr. Defne Eraslan
Uzm. Psk. Aylin Karabağ Sılığ
Uzm. Psk. Aylin Karabağ Sılığ
Eğt. Uzm. Dr. Elif Kalkan
Eğt. Uzm. Dr. Elif Kalkan
Psk. R. Berin Tuncel
Psk. R. Berin Tuncel
Uzm. Psk. Elçin Gündoğdu Aktürk
Uzm. Psk. Elçin Gündoğdu Aktürk
Uzm. Klinik Psk. Yasemin Meriç Kazdal
Uzm. Klinik Psk. Yasemin Meriç Kazdal
Uzm.Ped. Belgin Temur
Uzm.Ped. Belgin Temur
Tümünü Gör