Dünyadan Esintiler Gezi Gülüş'ün Köşesi

O köy de benim köyümdür (Brüksel notları)

"Gurbet": Ne onunla, ne onsuz...

16 yıl yaşadığın yere, 13 yıl sonra uğramak.
Canın burnundayken gittiğin yere, başın dik dönmek.
Özleyip özlemediğinden emin olamamak.

Seni özlemediklerini sandığın insanlardan görüşme talebi almak. Randevuları sıraya dizmek.

Issız sokaklarda daha önce hiç rastlamadığın yeni, mutlu, coşkulu kendini fark etmek.

Karşılaştığın bütün yüzleri hatırlıyor gibi olmak, gülümsemek.
Facebook’ta bulamadığın arkadaşının babasına rastlamak, sevinmek.
Belediye binasını ararken, yol sorana yol tarif etmek, kikirdemek.
Metro duraklarının isimlerini okuyunca duygulanmak.
Özlemişim diye düşünmek.

Nemli, soğuk, yağmurlu havadan değil 16 yılda, 3 günde bunalmak!
Hayır, özlememek. Özlememek ama bilmek, anlamak, alışık olmak, hatırlamak, anında uyum sağlamak.

Eski yüzlerle buluştukça, sohbet ettikçe onların hayatlarına dokunduğunu, onların bir parçası olduğunu anlayıp, şaşırmak.

Seni büyütüp şekillendirmiş dostlarla buluştukça, sohbet ettikçe yılların değerlendirmesini yapmak. Onları sevdiğini söylemek. “Ama ben eşcinselmişim, çevrem beni bıraktı, sen ne yapacaksın?” diyene, “Sen, benim için sensin” demek.

Zenginlerin hala zengin, yoksulların hala yoksul olduğunu görmek. Tek bir arkadaşının yaşam koşullarını yükseltebildiğini, onun bile kaloriferi açmadan önce iki kez düşündüğünü öğrenmek.

Kaloriferi açamamak. Eve yardımcı alamamak. Bozuk sifona çağıracak tamirci bulamamak. Güneş yüzü görememek. Ama bahçe ve köpek sahibi olmak.

Arabanın yayaya yol verdiği, sıranın bozulmadığı, sözün kesilmediği mahallede, sandviçini evde unutan çocuğa prensip olarak yemek verilmediği için okula yemek götürmek zorunda kalmak.

Türkiye’de bulamadığın yiyeceklerle bavulunu doldurmak, Türkiye’ye dönünce çoğunun ne kadar vasat olduğuna şaşırıp, aslında pek az gıdanın memleketindekilerden daha lezzetli olduğunu fark etmek.

Özlememek ama bırakamamak.
Hayatının bir parçası olduğunu anlayıp, şaşırmak.

“Gitsene oraya?”
“Orada bir iş bulsana kendine?”

Anlatamıyorum ki memleketimin değerini kimseye.
Hem, problemin bütün dünyayı kasıp kavurduğunu görmek için, gitmem mi gerekiyordu?
Cehalet ve şiddet her yerde yol alıyor. Global denen tehlikeli arazide siz de bir yere aitsiniz.
Soru şu: Nereye aitsiniz?
Ve hayır, doğru cevap, düzenli yaşamadığınız bir yer olamaz.

Cennetiniz, evinizde saklı. Ait olduğunuz yerde.
Bir yerden kopup başka bir yere gittiğinizde içinizde artık bir değil, iki kişi yaşamaya başlar. Zenginleştiricidir evet ama iki kişiyi beslemek, bir kişiyi beslemekten zordur.

İşte böyle.
Gitmesem de, görmesem de, o köy de benim köyümdür.

Gülüş Türkmen

Yazar, müzisyen, iletişim danışmanı.
www.gulusturkmen.com

Yorum Ekle

Yorum yapmak için tıklayınız