Eleştiri Gülüş'ün Köşesi Yetişkin Psikolojisi

Bobo muyuz neyiz?

Zıt kavramlar, onların dünyasında mantığın sınırlarını zorlayarak iç içe geçiyor...

“Beni kategorize etme”, diyordu Sezen Aksu. Her şeye bir etiket kondurulmasına tepkiyi dile getiriyordu şarkısı. Onu haklı bulduk: İlk haylazlığında bir çocuğa “yaramaz” yaftası yapıştırılması sinir ediyor bizi. Ama madalyonun bir de öbür yüzü var. Mesela Sezen’e “pop” ve “folk” etiketlerini koymasaydık, Sezen-severlere fado (Portekiz halk müziği) önermek aklımızdan geçmeyebilirdi. Benzer şekilde bizi gözlemleyip tavırlarımızı kategorilere koyan deneyimli bir uzman, gelecekte hangi konularda zorlanacağımızı önceden bilip bize yol gösterebilir. Bu da bize önlem alma şansı sunar…

Annelik Tarzınız, Yaşam Tarzınızdır” mottosuyla yola çıkan Alternatif Anne’de ebeveynlerin dünyaya bakışlarının yaşamlarını nasıl yönlendirdiğini doymak bilmeyen bir ilgiyle izliyorum. Okuryazar, dünya görmüş, iyi yaşamak isteyen, gündemi takip eden, duyarlı ve çocuğunu özenle yetiştiren anne babalar arasında son 10-15 yıldır nev-i şahsına münhasır diyebileceğim ama gitgide klişe haline gelen bazı tiplemelere denk gelmekteyim. Geçen hafta Belçikalı arkadaşlarımla yaptığım bir sohbet sırasında birinin “bobo”lardan bahsetmesi ve diğerinin “Gülüş bobo nedir bilmez, anlat” demesi üzerine büyük bir aydınlanma yaşadım. Anlatayım:

Bobo anne

Önemli olan sevdiğin şeyi yapmak, değil mi ki?

Eminim siz de “bohem” fakat “tarz” giyinen, mütevazı bir üslupla hemen her konuda söyleyecek sözü olan, sol görünüp sağ yaşayan, büyük ve güvenlikli site yaşantısına burn kıvıran ama yatağından banyo suyuna kadar ekolojik-biyolojik-enerjik düzeneklere yatırım yapan, hala GDO’lu tavuk satılıyor olmasını anlayamayan, “beyaz yakalı” mesleklerden şaşmayan ama ırk ayrımcılığını söven “kısmen kıl, kısmen sevimli” kişiler tanımışsınızdır. Peki hiç “Bu işte bir tutarsızlık var” diye içinizden geçirdiğiniz oldu mu? Cevabınız evet ise, gerçek bir “bobo” ile karşı karşıya gelmişsiniz (ya da bir bobosunuz?) demektir. Bobo, yani bohem burjuva!

30 ya da 40 yaşlarındalar. Belki anneleri hippi, belki babaları yeni zengin idi. Muhtemelen bir zamanların yoksul çocuğu ya da asi genciydiler. Şimdilerde çocuklarını mevcut eğitim sistemine alternatifler sunan özel okuluna bıraktıktan sonra Tibet’ten gelen Budist gurunun özel yoga seansına yetişmeye çalışıyorlar. Kaliteli eğitimin parayla sunulması onları çok üzüyor ama çocuklarının okulda organik beslenmemeleri onları isyanın eşiğine getiriyor. Tüm bunları konuşmak için sizinle Starbucks’ta ya da Kahve Dünyası’nda buluşup, memleketi kurtarmaktan keyif alıyorlar. Bir meslekleri var ama iş ile eğlenceyi bir araya getirmişler: “Önemli olan para kazanmak değil, sevdiğin işi yapmak.” Kulağa tanıdık geldi mi?

Bobo baba

İçindeki boboyu farket

“Konfor” ve “sorumluluk”, “kurumsal başarı” ve “yaratıcı isyancılık” gibi birbirinden uzak kavramlar, boboların dünyasında mantığın sınırlarını zorlayarak iç içe geçmişler. 1960’ların karşı kültürü ile 1980’lerin girişimci materyalizmi, bilgi çağının bu aydınlanmış elit tabakası tarafından barıştırılmış durumda.

Bobo kavramını ortaya atan Amerikalı gazeteci David Brooks, kendisinin de bobo olduğunu söylüyor. Zaten bu kültür Amerika’nın oksijeni haline gelmiş durumda. Brooks’a göre bobolar yeni nesli tanımlıyor. Sıkça blogger, yönetim danışmanı, kültür endüstrisi girişimcisi formunda rastladığımız bobolar azimle çalışıyor çünkü hem entelektüel, hem de ruhsal açıdan tatmin edici işleri var. Öte yandan, bir bobonun dokunduğu her şey ruhani bir yapıya bürünüyor: “Çok istersen gerçekleşir”. Brooks’un altını çizdiği bir durum da şu: Bobolar ortaya yeni çıkmış değil ama son zamanlarda birden bire her yere yayıldılar. İngiliz trend takipçisi Peter York, İngiltere’de 1 milyonu aşkın bobo olduğunu bildiriyor.

Kafe bobosu!

Uzatılmış ergenlik

Bobolara yapılan eleştiriler de var: BBC’de kültür ve sanat programları yapan Debbie Geller onların “orta sınıf olmaktan nefret eden, öyle olduğunu kabul etmek istemeyen orta sınıf insanlar” diyor ve ekliyor, “Uzatılmış bir ergenlik yaşıyorlar”. New York Üniversitesi profesörü Toby Miller ise boboluğu somut çıktısı olmayan bir tavır, içi boş bir “tarz” olmakta suçluyor ve politik duruşlarının bile ya kişisel temellere dayandığını (mesela kürtaj hakları) ya da fazla uzak ve egzotik olduğunu (mesela Somali’deki aç çocuklar) anlatıyor: “Herkes için özgürlük ve adalet derken, burunlarının dibindeki sistematik ekonomik eşitsizliği kastetmek nedense pek akıllarına gelmiyor”.

Tipik bir bobo mutfağı

Bobolar, isim babaları Brooks için bu kadar karanlık bir tablo çizmiyor. Brooks onların anne-babalarına kıyasla çok daha tahammüllü bir elit kesim olduğunu vurguluyor: “Daha terbiyeli bir toplum kurmaya yönelik daha ahlaklı görüşleri var”.

Evet, ne dersiniz, siz de bobo musunuz?

TEST
Ne kadar bobosunuz?

Aşağıdaki 15 maddeden 8’ine evet diyorsanız kısmen, 10’una ve daha fazlasına evet diyorsanız kesinlikle bobosunuz!

  1. Büyük bir şehirde yaşıyorsunuz.
  2. Gazeteci, pazarlamacı, reklamcı, webmaster, bağımsız yazar, grafik tasarımcı ya da roman yazarısınız.
  3. Macbook ya da iPhone sahibisiniz.
  4. Starbucks, Kahve Dünyası tipi bir kafe müdavimisiniz.
  5. Sanatsal bir hayatınız var.
  6. Fikirlerinizi bildirmek için blog tutuyor, mutlaka bir yerlerde sesinizi duyuruyorsunuz.
  7. Sanatsal fotoğraflar çekiyorsunuz.
  8. Kıyafetleriniz eklektik, bazen de etnik ama her zaman havalı çünkü üzerinde bir marka görünmese de onları özel mağazalardan seçiyorsunuz.
  9. Daha fazlasını keşfetmek isteyen kitap tavsiyesi

    İster rustik olsun ister minimalist, herkesin çok beğendiği bir mutfak tasarımına sahipsiniz.

  10. Organik beslenmeye dikkat ediyorsunuz.
  11. Hayatınızda paranın pek önemi yok. Ama açık konuşalım, rahat yaşıyorsunuz.
  12. Üçüncü Dünya’ya destek olmak amacıyla Üçüncü Dünya ürünleri satın alıyorsunuz.
  13. Evinize sinema boyu TV, dev bir müzik seti almazsınız ama duşunuza kaliteli bir su yapılandırıcısı taktırmanın sağlığınız için olmazsa olmaz olduğuna inanıyorsunuz.
  14. Bu güne kadar gördüğünüz en üretken, en girişimci kurum, sizsiniz! 😉
  15. Tehlikeli ve adrenalin bağımlısı sporlar sizin için değil. Siz, üçüncü dünya tedarikçilerinin kurduğu çok dizayn bir mağazadan çok hoş bir bisiklet aldınız ve ara sıra onunla takılıyorsunuz.
Kaynaklar:
Are you a BOurgeois BOhemian?: https://www.theguardian.com/theobserver/2000/may/28/focus.news1
31 Signs You Might Be A Bobo: http://www.returnofkings.com/84718/31-signs-you-might-be-a-bobo

Gülüş Türkmen

Yazar, müzisyen, iletişim danışmanı.
www.gulusturkmen.com

1 Yorum Var

Yorum yapmak için tıklayınız