Gülüş'ün Köşesi

Blogger anne hakları

Bir gün bloğunuzdaki içeriğin başka mecralarda yayınlandığını fark etseniz, ne yaparsınız?

IMG-20160413-WA0004Sanırım genelde okurun benden beklediğinin tersini yapıyorum. Mesela blogger anne olmanın güzelliklerini saymak yerine çocuklarımızı nesne gibi kullanmanın, onların fotoğraflarını pervasızca paylaşmanın ne denli sağlıklı, doğru veya adil olduğunu sorguluyorum. Ama bu sefer, en azından bu yazıda, size dümdüz blogger haklarından bahsedeceğim. Geçen hafta Ankara Etkinlik tarafından organize edilen “Blogger Hakları” temalı toplantıda bulunan iki şanslı blogger anneden biri olarak Av. Ebru Ergeçe’ye merak ettiklerimi sorma fırsatını buldum. İşte öğrendiklerim:

 

Screenshot_2016-04-13-18-34-29_resizedİçerik hırsızları

Bir gün kendi bloğunuzdaki yazıların başka mecralarda da yayınlandığını, başka mecralara ait yazılarmış gibi gösterildiğini fark etseniz ne yaparsınız? Ya da kendi çektiğiniz fotoğrafların başka yerlerde kullanıldığını görürseniz? Bu konuda hangi haklara sahip olduğunuzu biliyor musunuz?

Bir zamanlar blog içeriği yaratmanın, yaptıklarımın başkaları tarafından alınıp kullanılmasını peşinen kabullenmek demek olduğunu zannederdim. Ne de olsa tüm dünyaya açık, paylaşım amaçlı bir mecrada bu riski aldığım ortada. Meğer kurallar iyice netleşmeye başlamış. Bugün bir yazı ya da fotoğrafınızı izinsiz kullanan bir kişiyi, ihtarname bile göndermeksizin dava edebiliyorsunuz. Blogger’lar olarak ürettiğiniz malzemelerden bazıları “haksız rekabet” çerçevesinde, bazıları da “eser” tanımlaması altında korunuyor.

6 ay kuralı

Birini dava etmeniz için, içerik izinsiz kullanılmaya başlandığı andan itibaren 6 ay içinde şikâyet başvurusunu yapmanız gerekiyor. Şikâyet yapıldığı andan itibaren o mecra kapansa dahi, geriye dönük alınabilen ekran görüntüleri sayesinde delil tespiti yapılabiliyor.

Screenshot_2016-04-13-18-35-20_resizedMarka ve tasarım tescillerinizi mutlaka yaptırın

Davayı kazanabileceğinizden emin olmak için yapmanız gerekenler arasında, sitenizin marka tescilini yaptırmış olmak, tasarımlarınız için ise patent ya da faydalı model tescilini almış olmak var. Bu işlemler ne yazık ki kolay değil, kolay olması için yapabileceğiniz bir şey var: Marka tescil bürolarından yardım almak. Ama o da ucuz değil. Ancak iyi korunmak için de yapılması gereken, bu…

Ya sizin alıntılarınız?

Peki ya sizin bloğunuz? Kullandığınız her fotoğraf size mi ait? Hepsi izinli olarak mı kullanılıyor? Eğer böyle değilse, bir an önce yayın politikanızı yenilemelisiniz. Az önce söylediğim gibi, izinsiz kullanımların tarafınıza ihtarname ile bildirilmesi gibi bir mecburiyet yok. Kendinizi mahkemede sanık konumunda bulabilirsiniz!

Bunun başınıza gelmemesi için mutlaka Google’dan izin hakları serbest bırakılmış görselleri kullanmanız, anonim fotoğrafları tercih etmeniz gerekiyor. Ayrıca yazı ve fotoğrafları daima referans ile kullanmalısınız.

Screenshot_2016-04-13-18-34-20_resizedYazarlarınızdan muvaffakatname alın

Eğer başka kişilerin yazılarını kullanıyorsanız, onlardan ıslak imzalı bir muvaffakatname istemeniz, kendinizi korumanız için en sağlam çözüm olur. Aksi taktirde kafası kızan “Yazımı sitesinde yayınlamış!” diye sizi şikayet edebilir…

Evet, insan bunları okuduktan sonra blog açtığına açacağına pişman olma noktasına geliyor. Pek çok şeyin karşılıklı anlayış ve iyi niyet prensibine dayandığını görmek de mümkün.

Huzurlu bloglar dilerim!

 

Gülüş Türkmen

Yazar, müzisyen, iletişim danışmanı.
www.gulusturkmen.com

Yorum Ekle

Yorum yapmak için tıklayınız